2 Şubat 2011 Çarşamba

Erdoğan suçunu örtmeye çalışıyor!..

fikrisaglar@birgun.net
01 Şubat 2011

Bu kadar erken, seçim propagandasının başlanacağını ummuyordum.
Anlaşılan AKP, daha önceki iki seçim kadar kendini güçlü hissetmiyor!.
Ya da işi sıkı tutuyor…
Aslında ikinci şık, AKP için her zaman geçerli…
****
Yıllar boyunca “İslami siyaset” hep azınlıkta kaldı..
Azınlıkta kalmanın getirdiği sıkıntılara ancak saflarını birleştirerek ve de diğerlerinden ayrışarak karşı durabildi!...
Son 20 yılda “azınlık psikolojisi içinde bulunan “siyasal İslam,”
değişen dünyayı anladı, gelişen iletişim teknolojisini kavradı ve çağın elde ettiği tüm birikimi kullanmaktan çekinmedi!..
Bu durum onları ayrıcalıklı hale getirdi!.
Korkuyu yendiler!..
Dünyaya meydan okuyan ,gidişatını beğenmeyen muhafazakarlar,hatta aşırı İslamcılar, ”cihat” açtıkları uygar ülkelerin her şeyini öğrendiler..
Düşmanını kendi silahı ile vurmak için,o silahı düşmandan daha iyi kullanır hale geldiler!..
Böylece başarının sırrını buldular!....
****
Milli Selamet Partisi geleneği bu anlayışı yerleştirdi.
AKP ise bu yolda daha ciddi ve köklü adımlar attı!...
Şimdi devletin olanaklarını tam olarak ele geçiren AKP,çıkarı için her türlü çalışmayı zorlanmadan yapabiliyor..
seçim çalışmalarını daha bilimsel anlayışla sürdürüyor!...
****
Öteden beri sol,çok okuyan,birikimli ve ciddi bir düşünce zenginliğine sahip olmasına rağmen,gelişen teknolojiyi kullanmaktan uzak durur..
Hatta bazı aydın/ yazarlar hala “daktilo” ile yazı yazmaktan kıvanç duyduklarını seslendirirler…
****
Sol partiler;
Bilime önem veren ama bilimsel araştırmaları siyasette kullanmayan,
Raporlar yazmakla övünen ama bir türlü o raporları halka anlatamayan bir kısırlık içindedir!..
Çünkü, Sol Partiler sağ partiler kadar siyasi argümanlara, araştırmalara, ortaya çıkan verilere kulak asmaz!....
Anlaşılmaz bir öz güven içerisinde bilimle siyaseti yönlendirmez!..
Neden olarak; Ya durumu kavrayamıyor, ya gerek duymuyor ya da siyaset yapmasını bilmiyor mu diyeceğiz?..
****
Dahası;
Parasızlık bahanesi ile “alan araştırmaları” yaptırmıyor.
Yapılan araştırmalara işine gelmedikçe itibar etmiyor.
Yurttaşla ilişki kurmada en önemli köprü olan üye, delege ve yerel yöneticisine çalıştıramıyor.
Kısaca, halk dilinde konuşmayı,halkla beraber sorunlara bakmayı beceremiyor..
Aslında halkla  iletişimini tam olarak sağlayamıyor!.
Bu nedenle toplum gözünde sol partiler ,halka uzaktan bakan, sorun ve beklentilerine aydın gözü ile kitabi bakan bir kurum olarak algılanıyor!..
****
Oysa,Bilimsellik halka indirilmediği, bilimin ışığında halkla yakın temasa geçilmediği sürece her şey düşünce de kalıyor!..
Sol, teorileri halkla bütünleştiremedikçe, sorunları bilimsel verilerle desteklemedikçe,
Çözümleri araştırmalar sonrasında oluşturmadıkça halkın gerçek talebini bilemiyor!..
Halkın sevgisini yanında bulamıyor!.
Tabii ki görüşleri ve kararlarında ki isabet oranı da düşük oluyor!..
****
En basiti; 12 Eylül Referandum oylaması sonuçlarını sol nasıl değerlendirdi?..
Eksikleri ile ilgili bir çalışma yaptı mı?..
“Evet” oylarının nedenini bilimsel ve geleceğe ışık tutacak şekilde araştırdı mı?
Araştırma sonuçlarını halkın anladığı gibi siyasete dökebildi mi?
Bu sorulara “hayır!” cevabını verirsek yanlış yapmayız!..
****
Oysa AKP “hayır” oyu verenler üzerinde ciddi çalışma yapmış, seçmen profilini çıkarmış,onlara ulaşmanın yollarını bilimsel anlamda aramıştır!..
CHP’nin bu şekilde bir raporu var mıdır?..Doğrusu ben bilmiyorum..
****
Geçen haftanın son günlerinde Başbakan Erdoğan’ın üslubunu sertleştirmesinin altında, uyguladığı politikaların özünde bu çalışmaların yer altığı açık!..
AKP tüm sözcüleriyle CHP’yi hedefleyen bir söylem içerisinde..
CHP’nin üst üste hata yapmasının nedeni de böyle bir saldırıya hazırlıklı olmaması!....
Oysa CHP, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte halk içinde ciddi bir ivme yakaladı!..
Halk samimiyetle CHP’yi desteklemek istiyor!....
Kılıçdaroğlu bu saldırıları “zekasıyla” bugün için geçiştirebiliyor!…
İnce cevaplarla siyasi çatışmanın aleyhe olabilecek bir  krize dönüşmesini önlüyor..
Ancak tek başına buna ne kadar dayanabilir?..
CHP bir an önce raporlar ve bu raporları seslendirecek güvenilir örgüt yapısı ile halkın karşısına çıkmalı..
CHP seçime giderken nasıl davranacağını artık tam anlamıyla kestirmek zorunda!.
****
AKP’nin en büyük korkusu Tunus ve Mısır’da gelişen halk isyanının Türkiye’ye de sıçraması!..
Erdoğan’ın “otoriter” davranışları,başkanlık sistemine geçiş talebi, “diktatörlük gölgesinin” Türkiye’nin üzerine de düşeceği sinyallerini veriyor!.!..
Halkın demokrasi dışı taleplere olan tepkisinin nasıl gelişeceği doğrusu pek kestirilemez!..
Hizbullah olayı AKP’yi ciddi bir şekilde yaraladı!..
İçki yasağı,heykel tartışması çağdaş yaşamı sorguladı!..
Toplumun bir kesimi Hizbullahçıların siyasete girme taleplerinden kuşkulanmaya başladı.
Bunlar “göreceli de olsa demokrasimiz ”için ciddi ve tehlikeli tartışma nedenleri!..
Bölünme isteğinin yanı sıra “Rejim değişikliği talebi” sessiz çoğunluğu çileden çıkarabilir!..
Bunları araştırmalar sonrasında gören AKP,tüm dikkatleri CHP’nin üzerine yönlendirmeye çalışıyor..
Üslubun nezaketten uzaklaşması, mahalle kavgasına döndürmek istiyor.
Bu kavganın altında
“yakalanış var!.”
Bu siyaset yapma biçiminin arkasında
“suçluluk duygusu” yatıyor!..
Şayet CHP biraz daha işi ağırdan alırsa, halkla bugün için iyi ilişki kuran ve elinde önemli olanakları bulunan AKP amacına ulaşabilir!....
*****
Demokrasi,hak,özgürlük ve eşitlik isteyen halkın rejim değişikliğine müsaade etmeyen kararlılığının siyasi önderliğine CHP soyunmalıdır!..
Bunun için yeterince bilimsel veri,gönüllü kadrolar vardır!..
Yeter ki
CHP üzerine düşen sorumluluğu tam olarak yerine getirebilsin!..

Hiç yorum yok: