15 Nisan 2025 Salı

KAĞITTAN KAPLAN PAŞALARA ATATÜRK'ÜN BURSA NUTKU

  Kağıttan Kaplanlar ve Korkakların Sessizliği



Ergenekon ve Balyoz davalarında “komplo kurbanı” diye ağlaşan generaller nerede şimdi?
Ekrem İmamoğlu’nun hukuk dışı biçimde tutuklanmasına, üniversiteli gençlerin coplanıp hapsedilmesine dair tek bir kelime edecek yürekleri yok mu?
Oysaki on binlerce insanın askerlere kurulan komploya karşı protesto yapmış, yattıkları Silivri cezaevinin önünde yağmur, kar demeden her türlü hava koşullarında, engellemeye rağmen duruşmaları takip ederek destek vermişti. Gündemden düşürmediği için serbest kalıp, özgürlüklerine kavuşmuştur.
Ancak aynı askerlere bugün ki yaşananlar için soruyoruz.
Neden mezara girmiş gibi susuyorsunuz?
Neden her biri ölü taklidi yapıyor?
Bir zamanlar Atatürk'ün ordusunun başında olan İlker Başbuğ bile, bugün gençlerin direnişi karşısında attığı cılız tweet'le durumu geçiştiriyor:
“İnsanın kendini ailelerin yerine koyduğunda, gönlünden Mahir Polat'ın ve üniversiteli gençlerin tutuksuz yargılanması geçiyor.”


Gönlünden geçiyormuş...
Senin gönlünden geçen değil, milletin başından geçen önemli, Paşa, Paşa!
Gönülden geçenle devrim savunulmaz. Cesaret gerekir. Duruş gerekir. Ama sizde ne cesaret var ne de omurga!
Yıllarca Atatürkçülüğü rozet gibi taşıdınız. Ama iş gerçek Atatürkçülüğe gelince sus pus oldunuz.
Atatürk’ün mirasına yapılan açık saldırılara karşı bir kez bile yumruğunuzu masaya vurmadınız.
Genelkurmay başkanı olduğunuz ordudan yeni mezun teğmenler Atatürk'ü andı diye atıldılar, ölü taklidi yaparak sustunuz
Fetöcüler orduyu ele geçirirken göt büyüterek sessiz kaldınız, şimdi sivil iradeye ve gençliğe saldırılırken de kafasını kuma gömüyor olmanızı garipsemiyoruz.
Sadece layık olamadığınızı düşünerek, Atatürk'e ve devrimlerine gönül vermiş insanlar olarak sizden utanıyoruz.
İlker Başbuğ, sana tavsiyem şu:
Git ve Atatürk’ün Bursa Nutku’nu oku!
Belki o zaman anlar, bir genelkurmay başkanı olmanın sadece apolet taşımakla değil, devrimleri korumakla ilgili olduğunu hatırlarsın.
Belki o zaman anlar, yürekli gençlerin neden sokağa çıktığını, neden direnmekten geri durmadığını…
Atatürk ne diyordu?
"Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır...
Bu söz, yürekli gençlerin yüreğinde yanarken…
Siz neredesiniz? Korkakça sindiniz kabul edin...
O suskunluğunuz, bir tweet’le aklanmaz.
Tarihe korkak olarak geçmek istemiyorsanız, ya konuşun…
Ya da susup gölgede kalmayı tercih edenlerin vicdan mezarlığında yerinizi alın!
Sizleri yetiştiren komutanlarınız Tansu Çiller için
diyordu "Tak diye emreder şak diye yaparım" diye!
Ozan
13 Nisan 2025

Hiç yorum yok: