7 Mayıs 2026 Perşembe

CUMHURİYETİ DEVRİMCİLER KURDU

  CUMHURİYETİ DEVRİMCİLER KURDU    



Süreyya Önder’in “Cumhuriyetin ne hayrını gördük?” söylemi üzerinden Atatürk’ü ve Cumhuriyeti tartışmaya açmak, esasında konuyu bilinçli olarak saptırmaktır. Bu tür çıkışlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl kurulduğuna, hangi koşullarda ve kimlerin karşısında kurulduğuna dair tarihsel bilinçten uzak söylemlerdir.

Evet, Türkiye’nin kuruluş yıllarında cumhuriyetçilerle karşıdevrimciler arasında ciddi fikir ayrılıkları vardı. Halifeciler, Amerikan mandacılığı isteyenler, İngiliz himayesini savunanlar… Bunların hepsi tarihsel olarak kayıtlıdır. Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy,Adnan Adıvar ve Halide Edip Adıvar’ın kimi zaman halifeciliğe, kimi zaman mandacılığa göz kırpan tavırları belgelenmiştir. Ancak asıl mesele bu değildir.

Mesele, Atatürk ve arkadaşlarının bu görüşleri bertaraf ederek çağdaş, laik ve bağımsız bir cumhuriyet kurmuş olmalarıdır. Bizim tartışmamız gereken; Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin onun ölümünden sonra nasıl yönetildiği, nasıl yozlaştırıldığı ve nasıl geriletildiğidir. Cumhuriyetin değerlerini kimler ileriye taşıdı, kimler geriye itti? 1946 yılında Köy enstütilerinin kapatma kararını kim verdi, sonrasında kapatan kim oldu? Marşal yardımını kim aldı, MEB Amerika denetimine kim açtı?. Atatürk devrimlerinin devamını isteyen antiemperyalist, cumhuriyetçi, devrimci gençleri kimler idam edilmesine karar verdi? 12 eylülün Amerika'nın bizim çocukları olan paşaları kimlerdi, o paşalar hangi çocukların yaşını büyüterek idama gönderdiler?

Yakın zamanda taşımalı eğitim hayaliyle öğretmenleri uzaklaştırıp, köyleri imamlara kim teslim etti? çok var konuşmamız gerekenler! Bugün konuşmamız gereken budur. Sorun Cumhuriyet değil, Atatürk sonrası kifayetsiz muhterislerin ülkenin üzerine kara bulut gibi çökmesi ve yönetmesidir. Sorun, Yakup Kadri'nin "Yaban" romanında var olan halkın yeniden siyasi saikle vucut bulup canlandırılmasıdır.

Cumhuriyet’in sorunu Atatürk değil, cumhuriyetin değerlerini içselleştiremeyen ve onu geriye götüren yöneticilerdir.

Sırrı Süreyya Önder’in sorusu yanlış adrestedir. Cumhuriyet'in suçu yoktur; onu yozlaştıranların suçu vardır.

Bugün konuşmamız gereken; 1923’te kurulan bu çağdaş cumhuriyetin nasıl yeniden ayağa kaldırılacağıdır.

Laiklik, bilim ve hukuk devleti esas alınmalı,

Emperyalizmin tüm biçimlerine karşı durulmalı,

Gençlere, kadınlara ve emeğe dayanan yeni bir demokratik atılım yapılmalıdır.

Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet; onu yozlaştıranlara rağmen hâlâ bu toprakların en sağlam teminatıdır.

Tartışmamız gereken; bu teminatı nasıl yeniden güçlendireceğimizdir.

Ozan 

07 Mayıs 2025

Hiç yorum yok: