3 Mayıs 2026 Pazar

YAŞIYOR GİBİ YAPIYORUZ

 YAŞIYOR GİBİ YAPIYORUZ 



“Ayağının altındaki kaldırım taşları gibi her şey sağır, her şey cansızdır onun için…”
Suç ve Ceza’da Fyodor Dostoyevski’nin çizdiği o ruh hâli, bugün sadece bir karakterin değil, adeta bir toplumun portresine dönüşmüş durumda.

Yaşıyoruz…
Ya da yaşıyor gibi yapıyoruz.

Eğitimden sağlığa, adaletten insan haklarına; demokrasiden özgürlüklere kadar her alanda yaşanan yetersizlikler artık tartışma konusu olmaktan çıkmış, sıradanlaşmıştır. Liyakatin yerini sadakatin aldığı, yetkinliğin geri plana itildiği bir düzende; çürüme yalnız kurumlarda değil, hayatın en temel alanlarında hissedilmektedir.

Ekonomik kriz, yönetememe hali ve bilinçli siyasal tercihler sonucunda; çocuklar yeterli beslenemiyor. Protein alamadığı için fiziksel ve zihinsel gelişimi gerileyen bir nesil yetişiyor. Bu bir iddia değil, bir gerçek.
Ama duymadınız…
Görmediniz…
Ya da görmek istemediniz.




Buradan açıkça sesleniyorum:
İktidar sahiplerine, bakanlara, bürokratlara, yerel yöneticilere…
Madem bu gidişatı değiştiremiyorsunuz  ya da değiştirmek istemiyorsunuz. Hiç olmazsa insanların en temel hakkına dokunmayın.
Gıdaya sahip çıkın.
Denetim yapın.
Bu topluma zehirli, sağlıksız, denetimsiz ürünleri reva görmeyin.

Çünkü mesele artık sadece yoksulluk değil;
Mesele, sağlıksızlık, çaresizlik ve göz göre göre bir toplumun çöküşüdür.




Bugün geldiğimiz noktada, Dostoyevski’nin o cümlesini günümüze uyarlarsak:
Ayağının altındaki kaldırım taşları gibi her şeyin sağır ve cansız olduğu bir ülkede, insanlar sadece yaşamıyor, hissizleşiyor.
Ve en tehlikelisi de bu:
Bir toplumun acıya alışması, sessizliğe razı olmasıdır.
Ozan
03 Mayıs 2026

Hiç yorum yok: