12 Mayıs 2026 Salı

GEÇMİŞİN HATALARI BUGÜNÜN SONUCUDUR.

GEÇMİŞİN HATALARI BUGÜNÜN SONUCUDUR.



Bugün ortaya çıkan tablo, CHP’nin yıllardır sürdürdüğü “seçilebilir adam”, “medyatik isim”, “parlak CV” siyasetinin kaçınılmaz sonucudur. Halkın içinden gelen, örgütlü mücadele kültürü taşıyan, sınıf bilinci olan kadrolar yerine; kariyer hedefi peşinde koşan, düzenle uyumlu, sermayeyle ve devlet mekanizmasıyla çatışmaktan özellikle kaçınan figürler tercih edildi. Üstelik bu isimlerin bir kısmı, üç-dört dönem milletvekilliğinin ardından adeta ödüllendirilir gibi belediye başkanlıklarına taşındı.

Ortaya çıkan siyasetçi tipi ise tam da bugünkü tabloyu yarattı:

İlk fırtınada yön değiştiren, ilk baskıda çözülen, ilk korkuda teslim olan bir anlayış…
Bugün saf değiştiren belediye başkanlarına dikkat edin; neredeyse tamamı, ezilenlerin değil ezenlerin yanında saf tutuyor. Çünkü onların siyaseti halk için bedel ödemek değil, koltuğu korumak üzerine kuruldu.
Oysa halkçılık, devrimcilik, demokratlık, sosyal demokratlık ( bu tanımlara sahip kişiler değiller), kürsülerde yüksek sesle konuşmak, meydanlarda hamasi nutuklar atmak değildir. Baskı karşısında geri adım atmadan durabilmek, kişisel çıkar uğruna halkın iradesini satmamaktır. Namuslu siyaset biraz da budur. 
Güçlünün yanında eğilip bükülmemek, rüzgâra göre yön değiştirmemek, halkın verdiği emanete ihanet etmemektir.


Bir Türk Atasözü der ki;
“Er bozulursa, aile bozulur. Hatun bozulursa, ulus bozulur. Ondandır ki erkek çocuğu yetişirse fert, kız çocuğu yetişirse toplum olur.”

Son söz:
Ne yazık ki, bu ülkenin toprağı bozuldu, bilimi, irfanı bozuldu derken, ahlakı ve nihayetinde kadınları bozuldu...
Ozan
09 Mayıs 2026


Hiç yorum yok: