5 Mayıs 2026 Salı

HALK KİME DENİR?

 HALK KİME DENİR?



Fatsa ilçesinin devrimci belediye başkanı Terzi Fikri yaşasaydı bugün, o sözleri aynı kolaylıkla kuramazdı. “Hangi halk?” diye sorardı önce. Çünkü ortada yekpare, bilinçli, örgütlü bir halk yok; parçalanmış, yönlendirilmiş, birbirine yabancılaştırılmış kitleler var.





Halk kime denir?
Cehaletin ve oportünizmin (çıkarcı) zirvesinde tutulan köylü mü halk?
Sınıfsal çıkarlarını bir kenara itip, dinî referansları kendi hayatının maddi gerçeklerinin önüne koymaya zorlanan işçi mi?
Kendi küçük çıkarlarının peşinde koşarken toplumsal bütünlüğü unutan, egosuna teslim olmuş küçük burjuva mı?
Sokağa bakın: insanlar yürümüyor, yönlendiriliyor. Bireyler yok; sürüler var. Düşünen değil, tepkisiz olan; sorgulayan değil, herşeyi kabullenen kalabalıklar…

Peki bu mu halk?
Sorgulamayan, örgütlenemeyen, yan yana gelemeyen; haklarını talep etmek yerine kendisine dayatılanla yetinmek zorunda bırakılan bir topluluk mu halk dediğimiz?
Halk dediğimiz şey, içinde yaşadığı düzenle sınanır. Ve bizim sınandığımız düzen ortada: adaletsizlik derinleşmiş, eşitsizlik normalleşmiş, liyakat yerle bir edilmiş.

Biraz dikkatle bakın: Liyakatsizliğin normal sayıldığı bu ülkede, ayaklar baş olmuş, başlar ayakların peşine takılmıştır.

Size sunulan milletvekili adaylarına, tepeden atanan parti yöneticilerine bakın. Kaçı daha donanımlı, daha ahlaklı, daha birikimli? Seçilen milletvekilleri mecliste halkın aynasıdır. Kaçı gerçekten sizin hayatınızı, sizin emeğinizi, sizin geleceğinizi temsil ediyor?

Sorulması gereken soru şudur:
Sorun gerçekten “halk” mı, yoksa halkın yerine konulan, düşünmesi ve örgütlenmesi engellenmiş ve bu durumu kabul etmiş bir kitle mi?
Kitle, yığın, kalabalık diğer canlılar içinde geçerlidir, demek ki halk yanlışa dur diyebilmek için yaşar, var olur, vücut bulur. Gerçek halk; sorgulayan, birleşen, hakkını arayan ve kendi kaderini tayin eden halktır.
Onun yokluğunda ise geriye sadece diğer canlılarda olduğu gibi yönlendirilen,yönetilen kalabalıklar kalır.
Halk, var olduğu için değil; direndiği, düşündüğü ve değiştirdiği için halktır.

Son söz Ali Lidar'ın "Alengirli Şiir" den;

Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..

Ozan
04 Mayıs 2022

Hiç yorum yok: