Başbakan ve AKP Genel Başkanı; Yeni Delhi’de işadamlarıyla yaptığı basına kapalı toplantıda “Açık söyleyeyim, seçimlerde partim ikinci olursa genel başkanlığı bırakır, çeker giderim” demiş.
Yalanlamadığına göre sözünün arkasında duruyor demektir.Biri dışında çoğu siyasal yorumlar, araştırmalar yerel seçimlerde AKP’nin ikinci parti konumuna düşmeyeceğini söylüyor.
2004’teki yerel seçimlerde il genel meclisi sonuçları bu söylemi doğruluyor.
2004’te AKP’nin 13.447.287 oyla yüzde 41.67 oyuna karşılık CHP, 5.882.810 oy toplayarak yüzde 18.23 oranında bir sonuç aldı. Aradaki fark yaklaşık yüzde 23!
2007 genel seçiminde AKP oyların yüzde 47’sini, CHP ise yüzde 22’sini alarak birinci ve ikinci parti kimliklerini korumayı başardılar. Aradaki fark: Ola ki yüzde 25!
2007 yılının temmuz ayından bugüne köprülerin altından çok sular aktı.
İktidar partisi AKP’nin ekonomik ve sosyal politikalarındaki başarısızlığı, oy oranlarında hayli değişiklik olacağına bağlı kimi beklentileri umutlandırıyor.
***
Kuşku yok yerel seçimler hemen her parti için önemli bir gösterge olacak. AKP’nin 2009 yerel seçiminde alacağı sonuç her çevreyi, üstelik hemen her açıdan AKP iktidarından kurtulmanın zorunlu olduğunu düşünenleri çok yakından ilgilendiriyor.
AKP iktidarından, (RTE’den) rejimsel açıdan, ekonomik açıdan kurtulmanın tek yolu halkın iradesi.
RTE’nin düşü yüzde 60’lar. Oysa tartışma zemini başka. AKP’nin yerel seçimlerde alacağı oyların yüzde 47’nin üzerine çıkması olasılığı gerçekleşir mi?
Gerçekleşirse laik rejimi, basın, söz ve düşünce özgürlüğünü, sosyal ve ekonomik sorunları bekleyen tehlikeler söz konusu.
Temmuz 2007’de yine önemli bir çoğunlukla tek başına iktidar olursa zaten Başbakanlık’ı, Meclis Başkanlığı’nı elinde tutan AKP’nin, Çankaya’yı da ele geçireceğini ve böyle devlete A’dan Z’ye dinci AKP damgası vuracağı kaygısını taşıyorduk. Bu kaygı gerçekleşti.
Bugün korkutucu bir olasılık gündemde.
AKP şayet yerel seçimlerde yüzde 47’nin üzerinde bir sonuç alırsa RTE’yi ve AKP kadrolarını artık tutabilirsen tut. Rejim açısından, sosyal ve ekonomik açıdan yadsınılan, kabul görmeyen her uygulamayı halkın büyük bir çoğunlukla onayladığını söyleyecek ve daha ileri uygulamalara girişecekler!..
Laiklikten, söz, düşünce ve basın özgürlüğüne kadar rejimsel her konuda dilediği gibi at koşturmaya hak kazandığı sanısıyla istenilmeyen kimi icraata başvuracaklar!
Devletin bütün olanaklarını parti hesabına kullanan RTE; aylardır yüzde 47’nin altına düşmemeye çalışıyor; üstüne çıkmayı zorluyor.
Yüzde 47’yi aşabilir mi? Ulusumuz onca yaşam sıkıntılarına karşın hâlâ AKP’yi daha da güçlendirecek bir sonuç sağlar mı yerel seçimde? İnşal-llahhhh sözü bile sıkıntı veren böyle bir sonuca imza atmaz seçmen.
***
Acı deneyimlerden geçerek geliyoruz. Örneğin 2007 genel seçiminden önceki aylarda tarımda işçiye, memura emekliye her kesimden yükselen feryatlara dayanarak AKP oylarının yüzde 29’lara kadar düşebileceğini varsayıyorduk… Fena halde yanıldık.
Seçmen nabzını her zaman yoklayan uzman siyasetçi Tarhan Erdem’e durumu sordum; bugün itibarıyla “AKP’nin hâlâ yüzde 47’lerde durduğunu” söyledi.
Diğer kamuoyu araştırmaları ise AKP’nin yüzde 34-36’lara indiğini söylüyor.
Geleceğe umut veren yüzde 34-36, yüzde 47 veya üzerindeki bir sonuca karşı elbette yeğlenir.
AKP oylarında düşüş olasılığını şimdiden tahmin etmek ve buna karşın yüzde 47 üzerinde oy alması olasılığını, olasılık sınırı içinde tutarak olumsuz sonuçlara dikkat çeken görüşlere şu veya bu nedenle olumsuz, karamsar gözle bakarak anlamsız biçimde yorumlamak gerçekçi bir davranış olmasa gerek.
Oysa yoğurdu üfleyerek yemenin zamanıdır. Başa dönelim:
RTE şu veya bu nedenle de olsa seçimde ikinci parti olursa siyaseti bırakacağını söylüyor.
Ne ki, yıllardır birinci parti olamazsam siyaseti bırakır çeker giderim diyene de rastlanmıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder