İçeriye başka dışarıya başka konuşuyorlar; İktidarın ikiyüzlü davranışını kanıtlayan yüzlerce örneğe karşın Genelde medya, sivil toplum örgütleri, hatta siyasal parti önderleri yeterince tepki göstermedi, göstermiyor.  İktidarın temel politikasını oluşturan ikiyüzlülüğü sergileyen olaylar Bir iki satırlık haberlerle geçiştiriliyor. Bu kez laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Dışişleri Bakanı Ali Babacan içeriye başka, Dışarıya başka konuşmanın yeni bir örneğini verdi.
Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi’nde, “Türkiye’de sadece dini azınlıklar değil Müslümanlar da dini özgürlükler konusunda sorunlar yaşıyor” dedi. Bu iddiaya CHP Genel Başkanı Deniz Baykal sert biçimde karşı çıktı. Bir iki yazı, yorum yayımlandı ve… laik Cumhuriyet’in bakanı olmasına karşın türbanlı eşiyle resmi gezilere katılarak Müslümanlığını sergileyen Babacan, tepkileri umursamadı. Avrupa Parlamentosu’ndaki sözlerinin arkasında olduğunu açıkladı:
Evet, Türkiye’de Müslümanlar da sorunlar yaşıyordu !..
Olay mayıs ayında geçiyor. Üzeri küllendi, unutuldu derken AKP iktidarının içeride başka dışarıda başka konuştuğu belgelendi. Belgenin içeriği tabii yine küçük bir haber olarak kimi gazetelerde yer aldı. Dışişleri Bakanı, CHP Milletvekili Necla Arat’ın Türkiye’yi küçük düşüren sözleriyle ilgili soru önergesini aylar sonra, nihayet kasım ayında yanıtladı. Haberi veren gazeteler bakanın yanıtında “adeta kendisini yalanladığını” yazıyor.
Oysa yalanlamadan da öteye, bakan, yanıtında ikiyüzlü davranışına yeni bir örnek veriyor:
“…Türkiye’de herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Dini inanç özgürlüğü başta anayasa olmak üzere kanunlarımızın güvencesindedir…” diyor. Ülkemizde düşünce ve fikir özgürlüğü adı altında bugün söylediğini yarın yalanlamak olağan bir davranış. Bir başka ikiyüzlülüğü sergiliyor.
Örneğin anayasanın değişmez, değiştirilemez ilk dört maddesini değiştirmeyi önermek, düşünce ve konuşma özgürlüğü kapsamında yorumlanabiliyor. Bu taze örnek; Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın değiştirilmesi önerilemez maddeleri Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde düzenleyeceği panelde -tepkilerden sonra yalanladı tartışmaya açacağını söylemesi ağır eleştirilerle karşılandı.
Kılıç’ın Fikret Bila’ya açıklamalarında, “anayasanın ilk dört maddesiyle sorunu olmadığını” söylüyor ve sonra, “Benim düşüncem, değiştirilmesi teklif edilemez hükmünü taşıyan 4 madde nedeniyle anayasanın diğer maddelerinin de değiştirilmesi imkânsız” diyor. Hemen arkasından, “Diğer maddelerle ilgili değişiklikler de bir şekilde ilk üç maddeyle bağlantı kurularak engellenebilir” diye niyetini daha net biçimde açıklıyor.
Böylece Haşim Kılıç, -üstü örtülü söylemlerle- eğer yeni bir anayasa istiyorsak değiştirilmesi Önerilemeyecek olan maddelerin mutlaka değiştirilmesine yanlı olduğunu açıklamış oluyor. Haşim Kılıç ile AKP’nin de aynı kafada olduğu yadsınabilir mi ?..
İlk dört madde değiştirilmedikçe Kılıç’ın dediği gibi, AKP’nin örneğin anayasada yer alan laikliği tarif eden maddeyi istediği biçimde değiştirmesinin olanağı yok !.. Kılıç, ilk dört madde ile bir derdi olmadığını dilediği kadar söylesin, yazılanları yalanlasın. Görünen köy kılavuz istemiyor. Kılıç, açıklamalarıyla yeni bir anayasa yapılmasını değiştirilemeyecek olan ilk 4 maddenin engellediğini ve bu maddeler mutlaka değiştirilmezse AKP kafasına uygun yeni bir anayasa yapmanın olanaksızlığını da kabul etmiş oluyor.
Tabii sözleri, din yoluyla din devleti kurmayı hayal edenlere öncülük yapmak diye yorumlanabiliyor. Üstelik yazılı açıklamasındaki kimi ifadeler de bu kanıyı doğrulayacak içerikte. “….Yüksek Mahkeme’nin kuruluş yıldönümünde… ‘mahkemenin konumu nedeniyle’ konuyu sempozyumlarda konu olarak tespit etmenin mümkün olamayacağını” ifade ediyor. Demek ki Bay Kılıç, Yüksek Mahkeme’nin konumu elverişli olsa ilk dört maddenin değiştirilmesini tartışmaya açmakta duraksamayacak ! .. Eli kolu bağlı olmasa, anayasayı can evinden vurmaya amade, laik Cumhuriyet’e değil, dinci bir iktidara yaraşır, yakışır bir Anayasa Mahkemesi Başkanı !
Yakışıyor mu laik Cumhuriyet’e ?
Cüneyt ARCAYÜREK
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder