| Mustafa Mutlu |
| mmutlu@gazetevatan.com |
İki yüzlü değilim... Onun için çarşaflı CHP’ye karşıyım!* İktidar partisine ait yolsuzluk dosyaları havalarda uçuşuyor. * Ekonomik kriz, sırf “istikrar bozulmasın” diye bu partiye destek verenleri AKP’den uzaklaştırıyor. * Başbakan’ın diktatörce tavırları, onu ve partisini “demokrat” sananların gerçekleri görmesine yol açıyor. * Bu yüzden bu partinin daha bir yıl önce yüzde 47 olan oy oranı, anketlere göre yüzde 30’lara düşüyor. * Başbakan’a güvenenlerin oranı daha bu yılın başında yüzde 62,8’i bulmuşken, kasım ayında yüzde 29,7’ye kadar geriliyor. Böyle bir dönemde ana muhalefet partisine düşen tek görev var: Hata yapmadan beklemek! Çünkü armut kendiliğinden pişiyor, onlara sadece ağızlarını açmak kalıyor! Ama Baykal, Başbakan olmaktan korkuyor ya, tutup düne kadar izlediği politikanın tam tersi bir tutum sergilemeye başlıyor... Kara çarşaflılara, türbanlılara “üyelik” rozeti takıyor! Bu konuda son kez yazıyorum: Kara çarşaflıların, türbanlıların, CHP’ye oy vermesine karşı değilim. Bana ne, isteyen istediğini destekler. Ama Atatürk’ün kurduğu CHP’nin onların üyelik talebini kabul etmesine, parti organlarında onlara görev vermesine karşıyım. Çünkü ben siyasetten (!) anlamam. İki yüzlülük bilmem. Yalakalık edemem. Ne hissediyorsam, ne düşünüyorsam onu yazarım... Bu yüzden daha düne kadar tarikat-cemaat toplantılarında ahkâm kesip cukkayı dolduran... Bugün ise “tarafsız” gazetecilik yaptığını iddia eden bazı yazar arkadaşlar gibi, “Devam et Baykal, devam et” diye gaz veremem! Sırf kocası belediye başkanı olma hırsına kapıldı diye kara çarşaflı bir kadına CHP rozeti takılmasını, “barış, kardeşlik” edebiyatı yaparak kutlayamam! Gerekirse CHP’nin bin yıl daha yüzde 20’lerde kalmasına razı olurum da tarihini, ilkelerini, onurunu, birikimini “inkâr” etmesini kabullenemem! “Onursuzlaşması pahasına CHP’yi iktidar yapmaya çalışan” beyler istediğiniz kadar vurun bana: Dedim ya, kıvıramam... Dönen dönsün fark etmez, ben dönemem! “Döneğin Türküsü” nde olduğu gibi, “çevir kazı yanmasın, çevir de çevir” diyemem... Dincilere şirin görünmek için kara çarşaf takıp, rüzgâr nerden esiyorsa oraya bakamam! Baykal yıllarca CHP’yi eritmek için uğraştı ve başardı. Şimdi ise “kimliksizleştirmek” yolunda hızla ilerliyor. Kendisine, partisinin kara çarşaflı yeni üyelerine ve onu “kayıtsız şartsız, sorgusuz sualsiz” destekleyenlere hayırlı, uğurlu olsun! DÖNEĞİN TÜRKÜSÜ Söz: Çiğdem Talu Beste: Timur Selçuk Sağcıyla sağcı / Solcuyla solcu / Çevir kazı yanmasın / Çevir de çevir / Çevir kazı yanmasın / Devir bu devir Devrim istiyorsanız / Devrim yapalım / Rüzgâr nerden esiyor / Ona bakalım / Darbe olsun derseniz / Darbe yapalım / Rüzgâr nerden esiyor / Ona bakalım Sağcıların günüyse / Sağcı olalım / Rüzgâr nerden esiyor / Ona bakalım / Solcuların günüyse / Solcu olalım / Rüzgâr nerden esiyor / Ona bakalım Herkesi uyutalım / Mebus olalım / Vatan millet üstüne / Nutuk atalım / Bir parti bulalım da / Üye olalım / Hiçbir şey olmasak da / Bakan olalım! GÜNÜN SORUSU DTP’nin “İşkence görüyor” diye kıyamet kopardığı ‘teröristbaşı’nın İmralı’da kitap bile yazdığı, bunu avukatları aracılığıyla dışarıya sızdırarak bastırdığı anlaşılmış... İşkence görmeseydi daha kim bilir neler yapacaktı? Gül’e, Sezer’in yarısı kadar güveniyoruz! A&G’nin “Güven Araştırması”na göre, Cumhurbaşkanlığı Ahmet Necdet Sezer döneminde Türkiye’nin en güvenilir kurumuydu. Diğer bir deyişle her 100 kişiden 84,1’i Cumhurbaşkanı’na güveniyordu. Bugün bu oran yüzde 44,5’e düştü! Halk Cumhurbaşkanı’na da, Meclis’e de, Başbakan’a da, hükümete de, muhalefete de güvenmiyor... Bazı çevrelerin yıpratmak için fırsat kolladığı Türk Silahlı Kuvvetleri ise, yüzde 81,6’yla yine “en güvenilir kurum” olmayı başarıyor... “Atanmışlar”ı küçümseyen, “seçilmişler”e duyurulur! |
20 Kasım 2008 Perşembe
İki yüzlü değilim... Onun için çarşaflı CHP’ye karşıyım!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder