İnsanlık öldü diyorum, sesimi duyan yok; duyanlar da kendi küçük dünyalarında kayıtsızlar, görmezden geliyorlar. Kör olası yoksulluk can aldı, üstelik bu sefer rakamla beş çocuk, yazıyla tam beş masum can. Hangi vicdan bu acıya katlanır, hangi yürek dayanır? Onların annesi, henüz 26 yaşında bir kadın, çocuklarının yaşaması için kağıt topluyordu. Bir yanda “Peş peşe dört çocuk yapılır mı? Babaları zaten hapiste, doğru dürüst bir işi yok,” diye sorgulayan diller, diğer yanda beş çocuğun cenazesini soğukkanlı bir istatistiğe çeviren kör vicdanlar… Ve o beş küçük can, en büyüğü henüz 5 yaşındayken hayatla vedalaştı.
Devletin en asli görevi, insanları yaşatmaktır; barınma sorununu çözmektir, aç çocukların karnını doyurmak ve onları korumaktır. Sosyal devletin tanımı, vatandaşının en temel ihtiyaçlarını karşılamaktır; başka hangi görevi bundan daha önemli olabilir? Bu sorumlulukları yerine getiremeyen bir devletin otoritesi, varlığı ne anlam taşır?
Aile bakanlığı "Ağustos ayında bugüne aileye 110 bin lira yardım yapıldı" diye açıklama yaptı ancak Sözcü TV muhabiri Gamze Elçi’nin İzmir’de telefonla ulaştığı acılı anne 110 bin liralık yardım parası hakkında "Ben 110 bin liralık yardım almadım, bırakın 100 bini hiç yardım almadım. Asla para almadım. Tersine bana 8 bin liralık yardım yapılıyordu, onu da 4 bin liraya indirdiler. Bu dört bin lira ile 5 çocuğuma nasıl bakarım?” dediği iddia edildi.
Her şeyi paraya bağlayan meclisteki taşlaşmış vicdanlara, bir kez daha soruyorum: Tam beş çocuk, yoksulluktan ve devletin ihmalkarlığından hayatını kaybetti. Bu, devletin devlet olmaktan çıktığının acı ve kanlı bir kanıtıdır.
İnsanlığımız, vicdanımız, değerlerimiz batsın! Partiniz, seçimleriniz, egolarınız, iktidarınız da batsın! Bu çocukların sessiz çığlıkları, hepimizin utancı ve vicdanına bir kara lekedir.
Ozan


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder