ASFALTLA DEĞİL, VİZYONER AKILLA YÖNETİLEN BANDIRMA
Bazı vatandaşlar var ki, yalakalığın kendisini bir tür “arpalık” zannediyor. Oy verdiği, sosyal medyada desteklediği belediye başkanına, yola asfalt döktü diye methiyeler düzüyor.
Oysa, asfalt dökmek belediyenin asli görevidir. Tıpkı çöp toplamayı, kaldırımı onarmayı veya parkları temiz tutmayı görev saydığımız gibi. Vatandaşın vergisiyle yapılan işi, sanki lütufmuş gibi sunmak; hem halkın aklıyla alay etmektir, hem de yerel yönetim anlayışını sığ bir propaganda düzeyine indirgemektir.
Bir belediye başkanının övgüye değer olması için, rutin hizmetleri değil, sorunlara kalıcı ve yenilikçi çözümler üretmesi gerekir.
Gerçek vizyon; bir sokağı değil, bir kenti geleceğe hazırlayabilmektir.
Örneğin; trafik sıkışıklığını azaltacak yeni yollar açar, kent içi ulaşımı planlı hale getirir, sosyal yaşamı dönüştürecek projeler geliştirirse, işte o zaman “vizyoner başkan” denilebilir.
Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Bandırma Şehir Gazetesi’ne verdiği demeçte şöyle diyor:
“Bandırma’mızın geleceği için önemli adımlar atıyoruz. Önümüzdeki günlerde hayata geçirmeyi planladığımız projeler için gerekli talimatları verdik. Kentimizi daha yaşanabilir, daha modern ve daha güzel bir hale getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” (1)
Söylem güzel, umut verici.
Ama siyaset, yalnızca söylemle değil, zamanla ölçülür.
Çünkü belediye başkanları beş yıl için seçilir; yani Sayın Mirza’nın önünde yaklaşık üç buçuk yıllık bir dönem daha var. Bu sürede, gerçekten geleceğe yön verecek projeleri hayata geçirip geçiremeyeceğini hep birlikte göreceğiz.
2040 Bandırması Nasıl Bir Kent Olacak?
2040 yılında Bandırma’nın nüfusunun 750 bini aşması öngörülüyor.
Peki bu büyümeye hazır mıyız?
Vizyon dediğimiz şey, sadece bugünü değil, yarını da planlayabilmektir. O halde, Sayın Başkan’a sormak gerekir:
Bu nüfus artışına paralel olarak altyapı ve yeni konut alanları planlandı mı?
Tarım arazileri imara mı açılacak, yoksa tarımsal üretim için mi korunacak?
Bandırma, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm konusunda hazırlıklı mı?
Trafik, otopark ve toplu taşıma sorunları için kalıcı bir master planı var mı?
AB fonlarıyla yapılan 200 bin kişilik arıtma tesisinin, geleceğin 750 bin – 1 milyonluk nüfusuna yetmeyeceği ortadayken; bu konuda yeni bir altyapı planı var mı?
Enerji tasarrufu ve verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, iklim dostu projeler gündemde mi?
Teknokent ve AR-GE yatırımlarıyla Bandırma’yı bilgi ekonomisine taşıyacak adımlar atılıyor mu?
Çevre dostu yatırımlar, yeşil alanlar ve rekreasyon projeleri var mı, nerede uygulanacak ?
Gençler için spor salonları, kültür merkezleri ve eğitim alanları oluşturuluyor mu?
Merkeze sıkışmış yaşam alanlarının yerine mahalle bazlı yeni cazibe merkezleri planlanıyor mu?
Yaşlı bakım evleri, sosyal dayanışma tesisleri, halk mutfakları gündemde mi?
Hayat pahalılığını azaltmak için kooperatifçilik ve tarımsal üretim alanları destekleniyor mu?
Halkın ucuz et ve süte ulaşabilmesi için kırsal kalkınma projeleri geliştiriliyor mu?
Sahil bandı gerçekten tamamlanıp halkın kullanımına açılacak mı?
Bu sorulara verilecek dürüst yanıtlar, Bandırma’nın vizyonunun da ölçüsüdür.
Sosyal Belediyeciliğin Unutulan Boyutu
Belediyelerin bir başka asli görevi de, piyasa dengelerini gözetmek ve kamu yararını korumaktır.
Bu görev, yalnızca imar ve temizlikle sınırlı değildir.
Temel ihtiyaç ürünlerinde, piyasadaki fahiş fiyatları denetlemek ve resmî tavan fiyat (narh) uygulamasıyla halkı korumak, belediyelerin tarihsel sorumluluğudur.
Her ne kadar bazı ürünlerin fiyatlandırma yetkisi ticaret odalarına devredilmiş olsa da, fiyat denetimi yetkisi kamu yararına belediyelerdedir.
Bir bardak çayın 30 ila 80 liraya satıldığı bir ülkede, belediye bu adaletsizliği sorgulamalı, gerekirse kendi sosyal tesisleriyle piyasa dengeleme görevini üstlenmelidir.
Kar amacı gütmeyen kültür merkezleri, çay bahçeleri, belediye kafeleri bu anlayışın ürünüdür.
Hem halkın cebini korur hem de sosyal yaşamı çeşitlendirir.
İşte gerçek “sosyal belediyecilik” tam da budur.
Sonuç Yerine
Bandırma, sıradan belediyecilikle değil; planlı, bilimsel, vizyoner yönetimle geleceğe hazırlanabilir.
Bu nedenle, “vizyoner başkan” tanımı, sadece asfaltı kaç metre döktüğü değil, somut icraatlarda geleceği nasıl tasarladığı ile karşılık bulur ve vizyon sahibi olunur.
Şimdi Bandırma halkı, Başkan Mirza’dan o gerçek vizyonu bekliyor.
Lafla değil, projeyle…
Fotoğrafla değil, planla…
Propagandayla değil, icraatla.
Kaynak:
1- Bandırma Şehir Gazetesi: “Başkan Mirza, Geleceğe Yönelik Yeni Projeleri Değerlendirdi”
Ozan
28 Ekim 2025

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder