8 Kasım 2025 Cumartesi

CHP–SOSYALİST SOL GÜÇ BİRLİĞİ : IV. Bölüm – Stratejik Yol Haritası: Toplumsal Blok Nasıl Kurulur?

 IV. Bölüm – Stratejik Yol Haritası: Toplumsal Blok Nasıl Kurulur?



1. Yeni Dönemin Nesnel Temelleri

Bugün Türkiye toplumu, tarihinin en derin sınıfsal ve siyasal krizlerinden birinden geçmektedir.

Ekonomik kriz: Üretim daralması, yoksullaşma, işsiz gençlik ordusu, barınma ve gıda krizi.

Siyasal kriz: Yargı bağımsızlığının yok olması, kuvvetler ayrılığının çökmesi, keyfi otoriterlik.

Kültürel kriz: Laik yaşamın kuşatılması, dinin siyasallaşması, cehaletin meşrulaşması.

Ekolojik kriz: Sermaye birikimi uğruna doğanın talanı.

Bu dört krizin ortak kaynağı neoliberal-otoriter rejimdir.
Dolayısıyla çözüm, yalnız iktidar değişimi değil,
toplumsal üretim ve iktidar ilişkilerinin yeniden kurulmasıdır.

Bu durum, sol için tarihsel bir fırsattır:
Halkın büyük çoğunluğu, artık “güvenceli yaşam” talebini din, kimlik, parti aidiyetinin önüne koymaktadır.

2. Toplumsal Blok Kavramı (Gramsci Perspektifinden)

Gramsci’ye göre bir devrim, yalnız ekonomik güç dengesiyle değil,
kültürel ve siyasal rıza üretimi ile gerçekleşir.
Buna “tarihsel blok” denir —
yani üretim ilişkileriyle ideolojik üstyapının uyumlu hale geldiği bir bütünlük.

Bugün Türkiye’de yeni bir tarihsel blok inşası,
CHP’nin temsil ettiği laik modern yurttaşlık idealiyle,
sosyalist solun savunduğu emekçi kamuculuk bilincinin birleşmesine bağlıdır.

Bu birliktelik, yalnız ittifak değil,
yeni bir hegemonya projesi olmalıdır.

3. Ortak Mücadelenin Üç Ekseni

A. Ekonomik-Sınıfsal Eksen: Emek Bloku

CHP’nin “sosyal devlet” söylemi,
sosyalist solun “sınıf temelli yeniden bölüşüm” anlayışıyla buluşmalıdır.

Somut adımlar:

Kamu hizmetlerinin (enerji, sağlık, eğitim, ulaşım) yeniden kamulaştırılması,
Asgari ücretin yaşanabilir ücret haline getirilmesi,
Sendikal örgütlenmenin anayasal güvence altına alınması,
Kooperatifçilik ve yerel üretim ağlarının desteklenmesi.

Bu program, hem CHP’nin kentli orta sınıf seçmenine hem de solun emekçi tabanına hitap eder.

B. Demokratik-Egemenlik Eksen: Laik Cumhuriyetin Yeniden Tesisi

Sosyalist sol ile CHP, otoriter İslamcı rejime karşı laiklik ve hukuk devletini temel birleştirici zemin yapabilir.

Somut adımlar:

Dinin kamusal alandan değil, devlet mekanizmalarından tamamen ayrılması,
Diyanet’in kaldırılarak inanç özgürlüğü temelinde yeni bir model kurulması,
Kuvvetler ayrılığının yeniden tesisi,
Sivil toplum, üniversiteler ve basının özerkliği.

Bu eksen, “laiklik–özgürlük” dengesini yeniden kurar.
Ne Kemalist otoriterlik ne liberal kimlik siyaseti;
halk egemenliğine dayalı laik yurttaşlık.

C. Kültürel-Hegemonik Eksen: Yeni Halkçı Aydınlanma

Bugün Türkiye’de solun asıl zayıflığı,
kültürel hegemonya alanındadır.
Halk, yaşam biçimi ve değerler düzeyinde sağın ideolojik tahakkümü altındadır.

Bu durum ancak kültürel karşı-hegemonya ile aşılabilir:

Halkın dilinde yeni bir “emek etiği” ve “kamusal ahlak” üretmek,

Sanat, medya, edebiyat, dijital alanlarda halkçı kültür üretimini teşvik etmek,
Yerel dayanışma ağları ve halk evleriyle yeni bir kamusal alan yaratmak,
Din–emek ilişkisini yeniden yorumlayan bir “özgürlükçü halk dini” söylemini tartışmaya açmak.

Bu, Gramsci’nin “organik aydınlar” dediği yeni kadroların doğuşunu sağlar:
halkın içinden gelen, halkın dilinde konuşan devrimci aydınlar.

4. Örgütlenme Stratejisi: Bloktan Harekete

Yeni blokun örgütlenmesi, yalnız seçim ittifaklarına değil,
taban hareketlerine dayanmalıdır.

Somut öneriler:

“Halkçı Belediyecilik Platformu”: CHP’li belediyelerde solun katılımıyla kamucu projeler üretilmeli.
“Emek Forumu”: Sendikalar, meslek odaları, sosyalist partiler ve CHP içi emekçi kanat bir araya gelmeli.
“Yeni Halk Evleri Ağı”: Kültür, dayanışma, eğitim merkezleri — 21. yüzyılın kamusal mektepleri.
“Gençlik Dayanışma Meclisleri”: İşsiz ve yoksul gençlerin kendi sorunlarını dile getirebildiği taban örgütlenmeleri.

Bu yapılar, CHP’nin bürokratik kadrolarını halkla,
sosyalist solun devrimci kadrolarını ise toplumla buluşturur.

5. İttifaktan Fazlası: Ortak Bir Ülke Tasavvuru

Sonuçta mesele, “kim kiminle ittifak yapacak?” sorusunun ötesindedir.
Gerçek soru şudur:
Nasıl bir Türkiye istiyoruz?

Bu soruya hem CHP’nin hem sosyalist solun verebileceği ortak yanıt,
“Eşit yurttaşlık, kamucu refah ve özgür toplum” olmalıdır.

Bunun adı, klasik anlamda bir sosyal demokrasi değil; emek temelli halkçı cumhuriyet projesidir.
Yani:

Sermayenin değil halkın egemenliği,
Bürokratik vesayetin değil katılımcı demokrasinin cumhuriyeti,
Laikliğin, eşitliğin ve üretim

Ozan

08 Kasım 2025

Hiç yorum yok: