8 Kasım 2025 Cumartesi

CHP–SOSYALİST SOL GÜÇ BİRLİĞİ : V. Bölüm – Yeni Sosyal Cumhuriyet Manifestosu

 V. Bölüm – Yeni Sosyal Cumhuriyet Manifestosu



1. Tarihsel An: Bir Dönemin Sonu, Yeni Bir Başlangıç

Türkiye, yüz yıl önce Cumhuriyet’le özgürleşti;
bugün yeniden köleleşmenin eşiğinde.

Bir avuç sermayedar, halkın alın terini sömürüyor.
Din, cehaletin değil, siyasetin aracına dönüştü.
Cumhuriyet’in laik ve kamusal kazanımları tasfiye ediliyor.
Milyonlar, barınmadan beslenmeye, eğitimden sağlığa kadar
hayatta kalmak için mücadele veriyor.

Artık bu düzenin kendini reforme etme gücü kalmamıştır.
O halde görev açıktır:
Cumhuriyet’i yeniden kurmak — ama bu kez sosyal temelleriyle birlikte.

2. Cumhuriyet Yeniden Kurulacaksa, Halkın Ellerinde Kurulacaktır

Bugünün görevi, yalnız rejimi savunmak değil,
rejimi halkın lehine yeniden tanımlamaktır.

Bizim Cumhuriyet anlayışımız,
yalnız devletin değil toplumun özgürleşmesidir.
Artık ne vesayet altındaki bir bürokratik cumhuriyet,
ne de sermayenin denetiminde bir “sivil diktatörlük” yeterlidir.

Biz, Halkçı Cumhuriyet diyoruz:
Emeğin, aklın, adaletin ve özgürlüğün cumhuriyeti.

3. Yeni Sosyal Cumhuriyet’in Dört Sütunu

1. Kamuculuk – Emeğin Üstünlüğü
Toplumun zenginliği birkaç kişinin servetine değil,
herkesin üretken emeğine dayanacaktır.
Kamu hizmetleri özelleştirilmeyecek,
enerji, eğitim, sağlık, barınma gibi alanlar
piyasanın değil toplumun denetimine geçecektir.

Kamu, yeniden halkın eline verilecektir.
Devlet değil, toplum kamucu olacaktır.

2. Laiklik – Özgürlüğün Teminatı


Laiklik, yalnız din karşıtlığı değil,
insanın vicdan özgürlüğünün güvencesidir.
Diyanet, cemaat ve tarikat egemenliğine son verilecek;
her yurttaşın inancı, inançsızlığı kadar saygı görecektir.

Devletin dini olmaz; devletin adaleti, bilimi ve eşitliği olur.

3. Eşit Yurttaşlık – Cumhuriyet’in Kalbi

Kadınla erkeğin, işçiyle patronun,
Türk’le Kürt’ün, Aleviyle Sünnî’nin,
inananla inanmayanın aynı hakka sahip olduğu
gerçek bir sivil eşitlik düzeni kurulacaktır.

Bu topraklarda kimse, kimliğinden ya da yoksulluğundan ötürü ikinci sınıf yurttaş olmayacaktır.

4. Katılımcı Demokrasi – Halkın Kendi Kaderini Yönetmesi

Sandık tek başına demokrasi değildir.
Halk, yalnız seçmen değil,
karar alma süreçlerinin öznesi olacaktır.

Yerel meclisler, işçi konseyleri, kooperatifler, halk evleri —yani halkın doğrudan katıldığı yeni kurumlar, Cumhuriyet’in omurgası haline gelecektir.

4. Sosyalist Sol ve CHP: Tarihsel İki Damar, Ortak Bir Görev

CHP’nin laik, kamucu, halkçı damarını; sosyalist solun sınıf temelli devrimci bilinciyle buluşturmanın zamanı geldi.

Bu iki damar birleştiğinde, ne eski Cumhuriyet’in seçkinci modernizmi ne de bugünkü rejimin dinci gericiliği kalacaktır.
Ortaya çıkacak olan şey, emekçi halkın kendi Cumhuriyetidir.

Bu birlik, bir seçim ittifakı değil,bir toplumsal yeniden doğuş projesidir.

5. Mücadele Çağrısı

Artık susma çağı bitmiştir.
Bir halkın yeniden ayağa kalkma zamanıdır.
İşçisiyle, köylüsüyle, genciyle, kadınıyla, laikliği, emeği, adaleti ve bilimi savunan herkesle, bu ülkenin vicdanını, onurunu, umudunu kaybetmeyenlerle birlikte...

Yeni Sosyal Cumhuriyet’in inşasına çağırıyoruz.
Bu çağrı, yalnız bir siyaset projesi değil; bir vicdanın uyanışıdır.

6. Son Söz: Gelecek Halkındır
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı, ancak halkın ellerinde yeniden anlam bulabilir.

Biz diyoruz ki:
“Cumhuriyet halkla tamamlanacak,
Sosyalizm halkla doğacaktır.”

Ve o gün geldiğinde, bu ülkenin sokaklarında, meydanlarında, fabrikalarında, tarlalarında
tek bir söz yankılanacak:

Ekmek, Onur ve Özgürlük!
Ozan 
08. Kasım 2025

Hiç yorum yok: