21 Mart 2013 Perşembe

HOLLANDA VE ÇİFT AHLAK


Erdoğan: Eşcinsel Çift Ahlaka Ters

Olayı anımsayalım
“Şu anda 9 yaşında olan Yunus'un 5 aylıkken Hollandalı makamlarca ailesinin elinden alınmasının nedeni, kolundaki kırık ve başındaki şişlikler yüzünden hastanelik olmasıydı. Yunus'un annesi, oğlunu yanlışlıkla yere düşürdüğünü öne sürmüş, Gençlik Dairesi ise bu olayı çocuğa kötü muamele edildiğinin açık bir kanıtı olarak değerlendirmişti. NRC Handelsblad  gazetesinin haberine göre, ailenin diğer iki çocuğu da benzer sebeplerle sosyal hizmetlerce alınmak istenmiş ancak aile çocuklarını Türkiye’ye getirerek buna engel olmuştu.”
Devlet Bakanı Bozdağ:Yunus isimli oğlan çocuğuyla ilgili yeni dava açılması için Yurtdışı Türkler Başkanlığı'na talimat verdi ve Hollanda hükümeti nezdinde girişimde bulunacaklarını açıkladı.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nun da inceleme başlattığı, 17 Nisan'da Almanya'dan başlayarak bazı ülkelerde yapılacak araştırmalar üzerine bir rapor hazırlanacağı da açıklandı.
Üstün, "Biz o kültürü de kınamıyoruz ama yabancı bir kültür olan eşcinsel aileye veriliyor. Çocuk haklı sebeplerden alınsa bile ailenin kültürüne en yakın kültüre verilmeli" diye konuşarak Hollanda’da yaşayan Yunus’a sahip çıklmıştı.

A) ERDOĞAN YUNUS’A SAHİP ÇIKTI: Eşcinsel Çift Ahlaka Ters

Erdoğan, Hollanda'da lezbiyen çifte verilen Yunus'la ilgili "Eşcinsel bir aileye bir çocuğa teslim edilmesi ahlak kurallarına terstir. STK’ların olayı hükümete ve yargıya bırakmaması ve  kendilerinin devreye girmesi gerekir" dedi.
Buna karşılık  Hollanda Başbakan Yardımcısı Lodewijk Asscher de NPR’ye yaptığı açıklamada sosyal hizmetlerin tehlikede olan çocukları ailelerinden aldığını hatırlatırken, “Hollanda’da koruyucu aile seçimi özenle yapılır. Bu aileleri ırk temelinde yapmayız, bunun yerine çocuğun emin ellerde olduğundan emin olmaya çalışırız” diye konuşmuştu.
Halkların Özgürlük ve Demokrasi Partisi’nden Mark Verheijen de Türkiye hükümetinin homofobik yaklaşımının Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giriş sürecini olumsuz etkileyeceğini belirtmişti.

Kısaca özetledikten sonra Hollanda hükümet yetkilileri Başbakan Erdoğan’a  deselerdi ki

1-) Nasıl ki siz ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin Ergenekon ve Balyoz davalarını örnek vererek Türk yargısına yönelik eleştirilerine ”İçişlerimize karıştırmayız”, “Sayın Ricciardone haddini bilmeyi öğrenememiş” diye sert tepki gösterdiyseniz biz diyoruz ki “İçişlerimize karışamazsınız”

2-)Hastanelik derecesinde kötü muamele yüzünden ailesinden alınıp koruyucu ailenin yanına verilen,

  Yunus Türkiye’de yaşasaydı neler onu bekliyordu..

AB 2011 yılı İlerleme Raporu, çocuk hakkı ihlallerine ilişkin karanlık bir tablo çiziliyor. Elimizdeki son verisel kaynak olan bu rapora göre;

* Ortaöğretim okullaşma oranında cinsiyetler arasındaki farkta artış var.
* Okul kitaplarından cinsiyetle ilgili önyargılar tam olarak kaldırılmıyor.
* Çocuklar arasındaki fakirlik oranı orantısız şekilde yüksek. Altı yaşın altında olanlar için bu oran yüzde 24, kırsal kesimde ise yüzde 49 civarında.
* Çocuklara yönelik aile içi şiddetle mücadele edecek etkili bir mekanizma bulunmuyor.
* Tam zamanlı çocuk yuvalarındaki şartların iyileştirilmesi gerekiyor.
* Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda henüz ölçülebilir bir gelişme yok.
* Çocuk işçiliğini ortadan kaldıracak entegre bir sistem bulunmuyor.
* Terörle Mücadele Kanunu'nda, "ağırlaştırıcı koşulların" çocuklara uygulanamayacağı ve çocukların sadece çocuk mahkemelerinde veya çocuk ağır ceza mahkemelerinde yargılanacağı öngörülmesine rağmen kanun tam olarak uygulanmıyor.
* Çocuk ıslahevi sayısı yetersiz.
* Çocuk Koruma Kanunu, 81 ilde çocuk mahkemelerinin kurulmasını gerektirmesine rağmen, bu mahkemelerin olmadığı illerde çocuklar, yetişkin mahkemelerinde yargılanıyor.
* Çocuk mahkemelerinde davalar uzun sürüyor.
* Yaşları 12-18 arasında değişen 2 bin 500 çocuk hapishanede. Ancak çocuklar için hapis cezasının en son başvurulan ceza yöntemi olması ve en kısa süreyi kapsaması gerekiyor.2010 yılı istatistiklerine göre, Türkiye'de 0-18 yaş grubu, nüfusun yüzde 35'ini oluşturuyor."
Samsun'da yaşanan ihlalleri de ortaya koydu.
Valiliğinin yayınladığı Samsun İli Suç Haritası ve Analizi 2011 Raporu'na göre 2010 yılında
53 cinsel saldırı,
81 çocukların cinsel istismarı,
91 reşit olmayan cinsel ilişki,
120 cinsel taciz,
400 aile içi kötü muamelenin yaşandığı belirtiliyorken, siz nasıl olurda koruyucu ailenin cinsel tercihinden dolayı bizim işimize karışıyorsunuz.İlkin kendi ülkenizi çocukların yaşayabileceği/güvenceli bir ülke yap,sonra koruyucu ailenin cinsel tercihinden dolayı somut bir delil  veya yasalara aykırılık varsa bizden düzeltilmesini talep edebilirsin…

    B) STK’LARIN GÖREVE ÇAĞIRDI..

Erdoğan, Hollanda'da lezbiyen çifte verilen Yunus'la ilgili "Eşcinsel bir aileye bir çocuğun teslim edilmesi ahlak kurallarına terstir. STK’ların olayı hükümete ve yargıya bırakmaması ve kendilerinin devreye girmesi gerekir" dedi.

Başbakana şunu sormazlar mı

*STK'lara bu kadar güveniyor ve önem veriyorsun da, kendi ülkendeki STK'lar en küçük hak arayışında neden polise müdahale yetkisi verip, bibergazı, jop ve gözaltına aldırıyorsun?...Vs.Vs.vs.....

Mehmet OZAN

Hiç yorum yok: