CAN
DÜNDAR - Milliyet
Savcı
Doğan Öz’ün katilini idamdan kurtaran “Milli Savunma’da kaydı var” belgesi
yıllar sonra ortaya çıktı...
İşte o
belge!
•••••••••••••
26
Temmuz’da mahkeme savcı Doğan Öz cinayetini inceleme kararı aldı;
Başbakanlık’a, Emniyet’e ve Genelkurmay’a “Elinizde konuya dair ne belge varsa
yollayın” dedi. Belgeler içinden çıkan bir dilekçe, zanlı İbrahim Çiftçi
hakkındaki kuşkuları doğrular nitelikteydi...
* * *
Dünkü
Milliyet’te görmüşsünüzdür: 1978’de katledilen savcı Doğan Öz’ün ailesi, Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, cinayet dosyasının yeniden açılmasını
talep etti.
Şüpheli
olarak da 4 kişiyi gösterdi:
1)
Dönemin Genelkurmay Özel Harp Dairesi Başkanı...
2)
Dönemin 1. Ordu Komutanı Bedrettin Demirel...
3)
Dönemin Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Adalet İşleri Başkanı Fahrettin
Kibritçioğlu...
4)
Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Özel Kalem Müdürü, Büyükelçi Üstün
Dinçmen...
Neden bu
isimler?
10 Temmuz
2012 günü Silivri’deki Ergenekon duruşmasında tanık olarak ifade verirken Doğan
Öz’ün cinayetinden söz ettim.
Doğan Öz,
Ankara Cumhuriyet Savcı yardımcısıydı.
Devlet
içinde, Genelkurmay Özel Harp Dairesi’ne bağlı “kontrgerilla” diye bir
yapılanma olduğunu ve üst makamlara kadar tırmandığını ilk o fark etmiş,
Başbakan Ecevit’e bildirmişti.
Bu keşfin
bedelini, 2 ay sonra katledilerek ödemişti.
Bu
cinayet, o dönem Sıkıyönetim ilanının gerekçesi yapılmıştı.
İdamdan
döndü
Katil
zanlısı olarak yakalanan ülkücü İbrahim Çiftçi ilk ifadesinde suçunu itiraf
etmiş, saldırıyı ayrıntısıyla anlatmış, öldürme emrini Ülkü Ocakları’ndan
aldığını söylemişti.
Yargılama
sonucu 4 kez idama mahkum olmuş, idam kararı Askeri Yargıtay’da da
onaylanmıştı.
Ancak
Çiftçi aleyhine kanıtlar ve tanıklar olduğu halde, mahkumiyeti 7’ye karşı 8
oyla Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’ndan dönmüş, zanlı, açıkça beraat
ettirilmişti.
Çiftçi
salıverildikten sonra ticarete atılıp devletten ihaleler almış, sonraları da
MHP genel başkanlığına soyunmuştu.
“Devlet
bizi kullandı”
Silivri’de
mahkeme “derin devlet”i sorunca bu örneği verdim.
Cumhuriyet
Savcısı Nihat Taşkın söz aldı.
“Hakikaten
çarpıcı bir olay bu” dedi:
“Normal
şartlar altında böyle bir şey söz konusu olmaz. Yani devlet adına cinayet
işlenmez. Bunun dayanağı nedir?”
“Sayın
Savcı’ya katılıyorum” diye cevap verdim:
”Normal
ülkelerde böyle şeyler olmaz, ama Türkiye’de oluyor.”
Sonra da
iki “dayanak” gösterdim:
İlki
İbrahim Çiftçi’nin 13 Kasım 1996’da Milliyet’te yayınlanan demeciydi.
Çiftçi,
“Devlet, 12 Eylül öncesi, ‘örtülü harp’ dediğimiz dönemde bizi kullanıp silahlı
eylemlere itti” diyordu.
İkinci
“dayanak” ise sanık avukatlarının bir iddiasıydı.
İddiaya göre
Çiftçi’nin Milli Savunma Bakanlığı’nda kaydı vardı. İdam kararı kesinleşince
avukatlar, dönemin Cumhurbaşkanı Evren’e başvurarak bu kaydı hatırlatmışlar ve
Çiftçi’nin beraatini sağlamışlardı.
O dilekçe
bulundu
10
Temmuz’da mahkemede Öz’ün kontrgerilla raporundan ve avukatların Çankaya
başvurusundan bahsettim.
26
Temmuz’da mahkeme Doğan Öz cinayetini inceleme kararı aldı; Başbakanlık’a,
Emniyet’e ve Genelkurmay’a yazı yazıp “Elinizde konuya dair ne belge varsa
yollayın” dedi.
Bunun
üzerine Genelkurmay, konuya ilişkin belgeleri yolladı.
Belgeler
içinden çıkan bir dilekçe, Çiftçi hakkındaki kuşkuları doğrular nitelikteydi.
O
dilekçede avukatlar, katledilen savcı Öz ve katil zanlısı Çiftçi hakkında Milli
Savunma ve Adalet Bakanlıklarında bir kısım belgeler olduğunu belirterek
Cumhurbaşkanı’nın devreye girmesini istiyordu.
Kontrgerillayı
ilk fark eden Savcı Öz 1978’de suikaste kurban gimişti.
Doğan Öz
cinayetinin katil zanlısı ülkücü İbrahim Çiftçi suçunu itiraf etmesine rağmen
beraat ettirilmişti.
ASKERİ
MAHKEME KARARI
‘Öldürdüğü
sabit ama...’
Çiftçi’nin
avukatlarının Evren’e başvurusu 4 Ağustos 1983 tarihini taşıyor.
Askeri
Yargıtay Daireler Kurulu’nun idam kararını bozma kararı bundan hemen 5 ay sonra
verilmiş.
27.12.1983’te
çıkan bu karar üzerine yargılamayı yürüten askeri mahkeme, tarihe geçecek bir
gerekçeli karar kaleme aldı.
Şöyle
dedi:
“Çiftçi’nin
Öz’ü öldürdüğü mahkememizce sabit görülmüş, ancak Askeri Yargıtay Daireler
Kurulu kararına direnilemeyeceğinden, sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle
beraatine karar verilmiştir.”
DOĞAN
ÖZ’ÜN POLİSTEKİ DOSYASI
‘Solcularla
temastaydı’
Peki
Milli Savunma Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nda bulunan Öz ve Çiftçi ile
ilgili belgeler neydi?
Bunlardan
Doğan Öz’le ilgili olanı, geçenlerde ortaya çıktı.
Meclis
Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderilen belgelerden öğrendik ki, Emniyet,
Öz’ü yakın takibe almış.
Hatta
vurulduğunda bile polis takibindeymiş.
Emniyet’in
Bakanlığa ilettiği Öz’le ilgili takip raporunda şu ifadeler var:
“Sol
ideolojiye hizmet etme gayesiyle, aşırı solcularla devamlı temasta bulunduğu,
yakalanan solculara devamlı olarak takipsizlik kararı verdiği, ideolojik
düşüncesinin tesiri altında anarşistlere cesaret verdiği...”
Avukatların
Evren’e başvururken atıf yaptığı “evrak”, bu olsa gerek...
İşin
҅zӟ
Şimdi
sıra Milli Savunma Bakanlığı’ndaki “Çiftçi evrakı”nda...
O dosyada
ne yazdığını ortaya çıkarılırsa, devletin kimleri, nasıl ve ne amaçla
kullandığı da anlaşılır.
Doğan Öz
dosyası, Ergenekon denilen mevzuun “Öz”üdür.
Devletin
kirli yüzünün ilk ve en somut kanıtı orada saklıdır.
Savcı
üzerine giderse 35 sene sonra da olsa “derin devlet”e ulaşır. Gerçek Ergenekon
açığa çıkarılmak isteniyorsa, Doğan Öz dosyası bir samimiyet sınavıdır.
ÇİFTÇİ’NİN
AVUKATLARINDAN CUMHURBAŞKANI EVREN’E
‘Çiftçi’nin
Milli Savunma’da belgesi var’
“Türkiye
Cumhurbaşkanı’na gerek görüldüğünde iletilmek üzere...
BÜYÜKELÇİ
ÜSTÜN DİNÇMEN’e...
Sayın
Büyükelçi Dinçmen,
Ankara
SYNT. K.lığı (Sıkıyönetim Komutanlığı) 1 No.lu Askeri Mahkemesi’nce 4. kez
idama mahkum edilen İbrahim Çiftçi müdafileriyiz.
Bir
vatandaşımızın hayatının söz konusu olduğu şu günlerde, Türk devlet adamlarının
son derece önemli konularla meşgul olduklarının bilincindeyiz. Suçsuz olduğuna
inandığımız bir insanımızın hayatının kurtulması için dürüst ve ciddi bir
savunmaya azami özeni gösterdik. Ancak müdafaaya mütedair taleplerimizin tümü
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun ilamı hilafına müdahale doğrultusunda
gerekçesiz olarak duruşma tutanaklarından da görüleceği gibi ısrarla
reddedildi.
Tesis
edilen ölüm cezasına rağmen, gerek sanık İbrahim Çiftçi ve gerekse maktul Doğan
Öz haklarında, Milli Savunma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nda bir kısım
belgelerin mevcut olup, dosyaya ibraz edilmediğini tespit ettik. Aslında bu
tespitimiz yargılamanın başladığı anda olmuştur.
Milli
Savunma ve Adalet bakanlıklarında bulunan evrakların ortaya çıkarılması için
Başbakanlığa müracaata karar verip, infazın Türkiye Cumhurbaşkanının imzası ile
mümkün olacağından, Türkiye Cumhurbaşkanının hassasiyetini bildiğimizden ve
ZATI DEVLETLERİNİN insancıl duygularını bildiğimizden, yakarmamızı emin ellere,
noter emanetine tevdi etmek istedik; noterliğe başvurduk, emanet alamayız diye
cevaplandık. Buna ait kağıtları ilişikte veriyoruz.
Sayın
Büyükelçi Dinçmen, emanetimizi muhafaza etmenizi arz ve rica ederiz.
Saygılarımızla
İbrahim
Çiftçi müdafileri...
Av. Ş.
Can Özbay, Av. Beni Han.
4 Ağustos
1983.”
__________________
31.03.2013

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder