Esas Sorun: Çürüme!
Sorunumuz fakirlik, zamlar ya da ekonomik daralma değil… Fakir bir halk, yokluk içinde Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu. Yine yapabilir. Ama bugün karşı karşıya olduğumuz temel sorun çürüme!
Utanma, arlanma, onur gibi insani değerlerin yok olması; bilginin kirlenmesi, doğruların yer değiştirmesi ve insan kaynaklarının heba edilmesi… İşte bizi gerçekten tehdit eden bu!
Oysa bir devletin yöneticileri şeffaf ve adil olmalı ki, halkını da devleti de yüceltebilsin. Ama biz ne görüyoruz? 31 Aralık'da yapılması gereken zamları, 1 Ocak’ın ilk saatlerine erteleyerek hem enflasyonu düşük göstermekle övünen hem de memurun ve emeklinin maaş artışını çalan bir yönetim anlayışı…
Bugün devleti yönetenler, halkı dil, din, etnisite, mezhep ve cemaatlere bölerek ayrıştırıyor. Yetmiyor, kutuplaştırarak bir düşmanlık ortamı yaratıyor. Sonuç? Devlet çürüyor. Çürüyen devletin doğal bir uzantısı olan bireyler de bu çürümeden nasibini alıyor ve toplum sürüler halinde yozlaşıyor.
En acısı ise tüm bu çürümeyi görmeyen, hatta alkışlayan bir kesimin varlığı. İşte asıl trajedi bu!
Yalanın gerçek gibi sunulması, cehaletin bilgi diye savrulması, ego dolu insanların köşe başlarını tutması… Ayakların baş, başların ayak olması…
Bu çürüme sadece bireylerin değil, bir milletin de tükenişidir. Ve unutmayalım: Çürüme durdurulmazsa, devrimler bile bir enkaza dönüşür. Şimdi, silkelenme ve değerlerimize yeniden sahip çıkma zamanıdır.
Ozan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder