11 Ocak 2025 Cumartesi

TOPLUMA SAYGI GÖSTERMEYENE SAYGI GÖSTERİLMEZ



Bir toplumda, sırada bekleyen insanları aptal görüp önüne geçen, yaşı 60'ı geçmiş kadın ve erkekler saygının ne olduğunu bilmediği sürece ahlaklı bir toplum olmamız mümkün değil. Çünkü bunların yetiştirdiği çocuklar da topluma saygı göstermez.

Bu tavır, yalnızca bireysel bir saygısızlık değil, aynı zamanda toplumsal değerlerin çürümesinin açık bir göstergesidir.


Sırada, kucağında bebeğiyle bekleyen genç bir kadın varken onun önüne geçen yaşlı bir kadın düşünün. Bu kişi muhtemelen bir anne, hatta belki bir büyükanne. Muhtemelen inançlıdır, ibadet eder, dua eder. Ancak kesinlikle ahlak sahibi değildir. Çünkü ahlak, yalnızca kurallara uyum değil, diğer insanlara saygıyı ve empatiyi gerektirir. Ahlaklı bir insan, böyle bir durumda sıradakilerden izin ister; büyük ihtimalle bu izin zaten kendisine verilir. Ancak izin istemek yerine, hak gasp ederek yoluna devam eden biri, yalnızca topluma değil, kendi değerlerine de ihanet etmektedir.


Yaşlı insanlar, toplumsal hayatın deneyimli rehberleri, hoşgörü timsalleri ve gençler için birer yol gösterici olmalıdır. Ne yazık ki bugün, büyük bir kısmı tam aksine, hoşgörüsüz, nobran ve saygıyı hak etmeyen bir profil çiziyor. Bunlar değil mi, gençlere “Göster bakalım telefonunu!” diye otoriter bir şekilde yaklaşanlar? Bunlar değil mi, gençlerin kıyafetlerinden hareketle ahlâk dersi vermeye çalışanlar? Aynı insanlar, seçim dönemlerinde makarna ve kömür yardımlarıyla yetinip, fakirliğini kutsallaştıranlar değil mi?


Topluma saygı göstermeyen yaşlı insanlarda saygıyı hak etmiyor.


Bu zihniyet, yalnızca bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; toplumsal gelişimin, hukukun, demokrasinin ve laikliğin önündeki en büyük engeldir. Saygı duymayı bilmeyen bireyler, topluma da, hukuka da, demokrasiye de saygı göstermezler. Ülkenin ve gençliğin geleceği, bu zihniyetin etkisinden kurtulmakla mümkündür. 

Aksi halde, ahlakı yozlaşmış bir toplumla ne ilerleyebiliriz ne de değerlerimizi koruyabiliriz.

Ozan

Hiç yorum yok: