Hakan Günday, "Yıllar önce okuduğum işe yaramaz bir kitaptaki tek işe yarar cümle şuydu: İnsanın kullandığı ilk alet, başka bir insandır..." der.
Bu cümlenin en somut örneklerinden biri, dizi oyuncularının menajeri Ayşe Barım’dır. Televizyonda tutuklandığı anın haberini izlediğimde, gözüm ister istemez mahkeme salonuna takıldı. O gün, ünlenmesine, servet edinmesine katkı sağladığı insanlar nerede mi? Hiçbiri orada değildi. O bomboş salonda, bir zamanlar el üstünde tuttuğu isimlerden eser yoktu. Onu alkışlayanlar, onun sayesinde kazanç sağlayanlar, onunla yan yana görünmek için can atanlar bir anda kaybolmuştu.
Bu tabloyu anlatmak için çok sevdiğim bir söz değil ama, "Eti senin, kemiği benim" tam da bu durumu tanımlıyor. O mahkemede Ayşe Barım'ı yalnız bırakan o isimler, ona açıkça şunu söylediler: Biz işimizi gördük, gerisi bizi ilgilendirmez.
Amin Maalouf, Ortadoğu insanını anlatırken ne güzel söylemiş:
"Her şeye üzülen ama, hiçbir şeyle ilgilenmeyen insanlar."
Tam da böyle işte. Gözyaşı bol, vefa yok.
Ozan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder