DEVLETİN MALI DENİZ YEMEYEN DOMUZ!
Benim o tartışmadan aklımda kalan en önemli şey “çift fatura” konusu oldu. Tartışmanın sonunda DMM Fırat’ın kurucusu, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin çift fatura kullandığını itiraf etmesi konuyu bitiren olaydı. Velev ki o şirketten ayrılmış olsa bile (kaldı ki işin orası da oldukça karışık!) bu bir şeyi değiştirmezdi. İddialar bizzat Fırat tarafından doğrulanmıştı.
İhracatta çift fatura kullanmak devletten haksız teşvik ve vergi iadesi almak demektir ve yasalarımıza göre suçtur.
Ama ertesi gün gazetelere baktım, Yılmaz Özdil gibi birkaç yazar dışında bu olaydan söz eden yok.
Neden mi?
Çünkü bu memlekette devlete kazık atmak kimse tarafından suç sayılmıyor. Medya da dahil, toplum artık bu suçu neredeyse kanıksamış ve aldırmıyor.
Bizler, “devletin malı deniz, yemeyen domuz” sözünün atasözü kabul edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ve Başbakanların “benim memurum işini bilir” dediği bir ülkede.
Gazeteler, sayaç mührünü sökerek veya kaçak hat çekerek yapılan elektrik hırsızlığı, su hırsızlığı gibi suçlara ilişkin dosyaların sayısının 100 bine dayandığını yazıyor. Bu rakam sadece adliyeye intikal etmiş olanı. Aslında kaçak elektrik kullananların sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Kimse fakir fukara edebiyatı yapmasın. Güneydoğu’da en büyük zenginlerin, ağaların, şeyhlerin, aşiret reislerinin kaçak elektrik kullandığını herkes biliyor.
Elektriğe bir yılda %64 zam yapıldı. Bu zammı, elektrik faturasını bir gün bile geciktirmeden ödeyen namuslu vatandaşa yüklediler. Yani, kaçak elektrik kullananların tükettiğini de bizler ödüyoruz. Sonra da medyamız, kaçak elektrik kullanan birini beraat ettiren bir hakimi alkışlıyor. Bakın görün, yerel seçimlerden hemen önce, aynen gecekondu affı gibi, kaçak elektrik kullananlara da af çıkarılmasını yaşayacağız.
Bu kitle, DMM Fırat tipi politikacıların potansiyel oy deposudur. Çift fatura olayını, “aferin adama, devlete nasıl da kazık atmış” diyerek izlemiş olanlardır. Zaten o da bunu bildiği için, tartışmanın sonunda o iğrenç yellenme fıkrasını anlatarak düzeyini taçlandırdı!
Son söz: Bu tartışma bize siyasetin ne kadar kirlendiğini ve toplumun da bu kirlenmeye nasıl alıştırılmaya çalışıldığını gösterdi. Şu işe bakın; politikacılar öylesine suça batmış bir durumdalar ki, bir hesap uzmanı o politikanın parlayan yıldızı olabiliyor!
Doğan Yurdakul
Odatv.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder