Meclis'teki tartışma 1.5 saat sürdü.
CHP'li Kılıçdaroğlu ve AKP'li Fırat 1.5 saat boyunca Uğur Dündar yönetiminde tartıştı. Tartışma 'medeni' şekilde geçti. Kılıçdaroğlu açık ara öndeydi
ANKARA - CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, dün TBMM'den canlı yayınla kozlarını paylaştı. Deneyimli televizyoncu Uğur Dündar'ın moderatörlüğündeki tartışma Kılaçdaroğlu'nun daha önce ortaya attığı üç iddia ekseninde gelişti. CHP'li Kılaçdaroğlu'nun AKP'li Fırat'a yönlettiği üç soru şöyleydi:
1) Sizin iftira attığınızı Başbakan'ın imzası ile kanıtlarsam TV'lere çıkıp 'Ben müfteriyim' diyecek misiniz?
2) Ortağı olduğunuz MENAŞ şirketi hayali ihracat yapmış mıdır?
3) MENAS AŞ'nin ihraç ürünlerini taşıyan tırda uyuşturucu bulunmuş mudur?
Kılıçdaroğlu, Fırat'ın ortak olduğu şirketin hayali ihracat yaptığı için Danıştay'da mahkum olduğunu belgesiyle ortaya koydu. Fırat, gümrükte sabıkalı olduğu için kırmızı hatta bulunan şirketiyle yollarını ayırdıktan sonra bu hattan çıkartılması için kendi adıyla neden dilekçe verdiği konusunda da sessiz kaldı.
Tartışmada Kılıçdaroğlu üç konuda yeni belgeler açıkladı. Bunlardan ilk soruya ait olan belge Fırat tarafından, şirketinde inceleme yapan bir denetmenin mal varlığında önemli artış olduğunu belirterek bunun araştırılmasını talep ettiği Başbakanlık'a yapılan bir başvuruydu. Kılıçdaroğlu'nun ortaya koyduğu belgelere göre, bu ihbarı ciddiye alarak inceleme başlatan Başbakanlık, Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Fırat'ın iddiasanın doğru olmadığının tespit edildiğini duyuruyordu.
Fırat'ın şirketinin hayali ihracat yaptığına dairse üç rapor olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bunlardan 2000 yılında hazırlanan ve İngiltere'ye yapılan hayali ihracat iddiasına dair olanı nedeniyle devletin açtığı alacak davasının Danıştay'da MENAS aleyhine sonuçlandığını ortaya koydu. Kılaçdaroğlu, MENAS hakkında 2004 ve 2006 yıllarında da hayali ihracat iddiları nedeniyle soruşturma açıldığını belirtti. Fırat'sa Ukrayna'ya yapılan hayali ihracat iddiasıyla ilgili 2006'daki soruşturmanın mahkeme kararıyla lehine sonuçlandığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, MENAS'ın ihraç ürünlerini taşıyan TIR'da bulunan eroinle ilgili iddiasını dile getirirken de Fırat'ın adının yer aldığı bir belge açıkladı. Bu, MENAS'a ait TIR'ların gümrükte didik didik arama yapılan 'kırmızı hat'tan çıkarılıp 'yeşil hat'a alınması için Gümrük Müsteşarlığı'na gönderilen ve altında Dengir Mir Mehmet Fırat'ın isminin de yazıyılı olduğu bir belgeydi. Kılıçdaroğlu, AKP'li Fırat'ın "MENAS'tan ayrılmıştım" dediği tarihte yazılan bu belgede isminin bulunmasının 'siyasi nüfuz kullanmak' anlamına geldiğini söyledi. Fırat tartışma boyunca bu belgeyle ilgili hiç bir açıklama yapmadı. Fırat'ın eroin yakalanan TIR'ın şoförünün "Zaten Liceli olduğunu söyleyerek", "gaz çıkarmalı fıkra anlatarak" ve "Çifte faturalı ihracat yaptıklarını söyleyerek" üç büyük gaf yapması da dikkat çekti.
1) Başbakan imzalı beglgeyle iftira tartışması İlk tartışma 1. Sizin iftira attığınızı Başbakan'ın imzası ile kanıtlarsam TV'lere çıkıp 'Ben müfteriyim' diyecek misiniz?" sorusu ekseninde gelişti.
KILIÇDAROĞLU: (Dengir Fırat'ın eski şirketi aleyhine rapor düzenleyen Gümrük Müfettişi Bayram Çolak'ı Başbakanlık Teftiş Kurulu'na şikayet ettiği dilekçeyi göstererek) Dilekçenin altında Dengir Mir Mehmet Fırat yazıyor. Dilekçenin üçüncü maddesini okuyorum; 'Adı geçen kontrolör, mesleğe giriş tarihindeki servet beyanı ile bugünkü servet beyanı karşılaştığında izah edilemeyecek bir varlığa sahip olduğu ve kontrolörün eşi, çocukları yakınları üzerine de yaptığı görülecektir. İddia değil mal varlığını onların üzerine geçirdiği görülecektir' diyor. Bu dilekçe üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) olayı alıyor. Kendisi kardeşleri küçük çocukları bütün yakınları kontrolör arkadaşın yedi sülalesi inceleniyor. Sonunda iki müfettiş arkadaşın vardığı sonuç 'yapılacak işlem bulunmadığı... Erdoğan da 'haklısınız, burada herhangi bir şey söz konusu değil' diyor. BTK'nın ortaya çıkardığı sonuç bu ihbar dilekçesinin fiyasko olduğudur.
Sayın bu arkadaşımız görevini kötüye kullanmaktan ötürü mahkemeye verdi. Ancak mahkemenin beraatle sonuçlandığını söyledi. Şimdi kim müfteridir kim değildir.
FIRAT:Birşey sormak istiyorum. Bu tahkikatı yürüten kişi 2002 seçimlerinde kendi partisinin Diyarbakır aday adayı mıydı? 2007 seçimlerinde yine bu raporu hazırlayan kişi Diyarbakır CHP aday adayı mıydı? Aday ise CHP ile organik bağı vardır. Kılıçdaroğlunun söylediği şey; benim hakkımda ki iddia, haksız olduğu kanısıyla şikayet hakkımı yetkili merciiler nezlinde kullandım. Belli bir kısmını okuyor ama devamını okumuyor. Ne diyor BTK belgesi, mal beyanı yönünden bir suç oluşmadı fakat haksız yere beni suçladığından dolayı nedenleri çok geniş olarak izah ediliyor, mahkemeye sevkine karar verilmesi gerektiğini söylüyor. Adı geçen şahıs, kardeşi, eşi ve çocuklarıyla beraber Ankara Asliye Mahkemelerine başvuruyor. Fırat bu ihbarnlarda bizim şahsiyetimizi zedelemiştir. Tazminat davaı açıyorlar Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde. Ama mahkeme kararının gerekçesi çok enteresan. 'Şikayet hakkı, şikayette haklı gösterecek bazı emare ve olguların, zayıf ve dolayısıyla da olsa varlığı yeterlidir'. Sonuç reddine karar veriyor.
KILIÇDAROĞLU: 2002 seçimlerinde aday adayı olmuş doğrudur. AKP'den de aday adayı olanlar var. iddiam şuydu; Eğer Başbakanlık Teftiş Kurulu, bir yazı üzerine, bir müfettişin bir kontrolün yedi göbeğini inceleyip, mal varlığı ile ilgili bir şey bulamıyorsa ne demektir bu. Kim talimat veriyor, Recep Tayyip Erdoğan. Kim mal varlığından bir şey çıkmadı diyor, ben söylemiyorum, belgeler burada.
2) MENAS hayali ihracat yaptı mı? Tartışmanın 2'inci ayağındaki soru şuydu: Fırat'ın ortağı olduğu MENAŞ şirketi hayali ihracat yapmış mıdır?
KILIÇDAROĞLU: MENAS Mersin'de ihracat yapıyor. İhracat yaptığı için de KDV iadesi veya Destekleme Fiyat İstikrar Fonundan teşvik alıyor. Bir ihracat yapılıyor fakat ihracattan sonra beklenen dövizler Türkiye'ye gelmiyor. Hazine Müsteşarlığı'ndan Orhan Tur soruşturuyor. Düzenlediği rapor sonucunda diyor ki, 'İhracat yapılmış gibi gösteriliyor, dövizler Türkiye'de, dışarıdan gelmiyor. İç piyasadan döviz geldi diye Mersin Serbest Bölge'ye götürüyorlar. Buradan Türkiye'ye yurt dışından döviz geldi diye Merkez Bankası'na götürüyorlar ve ihracat pirim teşvikini alıyorlar.' Mersin İdare Mahkemesi'nde dava açılıyor. Davanın sonucunda ne oluyor. Son paragrafı okuyorum: 'İhracata ödenen parasal ihracat teşviklerine dair, destekleme fiyat istikrar piriminin gerçekte ihracat işlemleri yapmadan, para transferleri suretiyle haksız olarak elde ettiği sabit olduğundan, teşvikin geri istenmesine' ybirliğiyle karar veriliyor. Firma buna itiraz ediyor. Danıştay 10. Dairesi'nde görüşülüyor. İstemin özeti aynen şöyle: 'İhracata örenen parasal desteklerden olan ... piriminin gerçekte ihracat işlemi yapmadan, para transferleri suretiyle haksız olarak elde ettiği sabit olduğundan cezai faiz oranlarıyla geri verilmesine oy birliğiyle karar verildi." Bu hayali ihracat işlemlerinin yapıldığı dönemde, Fırat bu şirketin yönetim kurulu başkan vekili. Yani daha milletvekili değil, fiilen orada. Bunu nerden biliyorsun diyeceksiniz. Pek çok yerde var ama ticaret sicil gazetelerinde bulduk. Ben müfettişin raporundan... Raporda aynen şöyle yazıyor:
"Adı geçen ticaret memurluğunun 23.12 günlü 1274 sayılı cevabı yazı ve eklerinin incelenmesinde, Yönetim Kurulu Üyeleri Abdulkadir Gürüz, Dengir Mir Mehmet Fırat olduğu anlaşılmıştır." Hayali ihracatı böylece noktalıyoruz.
FIRAT: Bu elemanının CHP ile bir organik bağı olduğu ortaya çıktı. İki seçimde milletvekili aday adayı. İkincisi, en önemli şeylerden birisi bu, soruşturma raporu devletin bütün kademeleri bazında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu var. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı 22 03. 2007 tarihinde bunu inceliyor ve kovuşturmaya yer olmadığına karar veriyor.... Birşey sormak istiyorum. Türk yargısına inanıyorlar mı inanmıyorlar mı? Eğer inanmıyorsa söyleyeceğim birşey yok. CHP'nin organik bağı olduğunu bilseydim o arkadaşımı şikayet etmezdim. Mersin Cumhuriyet Savcılığı'ndan bu konudaki hükmün ne olduğunu isteseydin ben inanıyorum ki somut belgeler eline geçerdi. İnanıyorum ki Sayın Kılıçdaroğlu benimle ilgili böyle iddialarda bulunmazdı. Mahkeme karanı sunacağım, bir iddia var, bu iddiayı tezkip eden savcılık kararı var. Arkasından buna itiraz nedeniyle en yakın Ağır Ceza Mahkemesi olan Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi'nde kovuşturmaya yer olmadığına dair vermiş olduğu karar da buradadır. Bu konuda yapılan iddia asılsızdır, çirkindir, hukuken de geçersiz bir iddia olmaktan öteye geçmemektedir. Dosyayı inceledikten sonra özür dilemesini beklerim.
KILIÇDAROĞLU: Birimiz elmadan bahsederken birimiz armuttan bahsediyoruz. Ben Fırat'ın açıkladığı rapordan hiç sözetmedim. O rapordan aklanmış. Bu raporla ilgili olarak giden dosya 1918 sayılı kaçakçılık ve takibine ilişkin dosyadır. Savcılık takipsizlik kararı vermiştir ama hangi gerekçeyle biliyormusunuz? Dosya zamanaşımına ugrdağı için. Ben şimdi size soruyorum; iki tane bürokrat bir dosyayı zamanaşımına uğratırsa ve o dosya savcılığa gittikten sonra suç olsa dahi yapılacak bir işlem yoktur derse, geriye dönüp, o dosyaları zamanaşımına uğratan bürokratlara hesap sormaz mısınız? Sorarsınız değil mi? Hesap sorulmuyor. Ne yapılıyor dersiniz? Zamanaşımına uğratanlar terfi ettiriliyor. Bu bir. Benim sözümü ettiğimin Sayın Fırat'la ilgili müfettişlerin yazdığı raporla ilgisi yok. Hazine kontorolörü, ismini vereyim Orhan Tur beyin yazdığı rapordur. Ben size raporun da tarih ve numarasına vereyim. Olay kesinlikle şu rapora dayanıyor; 24 Ekim 2000 günlü 144/9 sayılı rapor. Sayın Fırat'tan istirham ediyorum. Sayın Fırat siz iktidardasınız AKP'nin Genel Başkanyardımcısınız, bu raporu lütfen gazeteci arkadaşlarımıza dağıtın. Orda hayali ihracatın bütün boyutlarını göreceksiniz. Bu raporda gümrük müfettişi MENAS'ın İngiltere'ye gönderdiği malları soruyor. İngiletere gümrük memurları gidiyorlar, ihracatın yapıldığı firmaya bakıyorlar. Maalesef söz konusu bölgenin kullanılmayan antrepolarla dolu, terkedilmiş bir yer olduğu bu nedenle sözkonusu faturaların kontrollerinin yapılmasının mümkün olmadığı. Kim diyor sunu? İngiltere Gümrük İdaresi. Bana mı söylüyor? Hayır, soruşturmayı yapan gümrük müfettişine söylüyor. Kim soruşturnmayı yapan gümrük müfettişi, CHP ile hiç ilgisi olmayan birisi. Ben hayali ihracatı söylerken özellikle raporu düzenleyen 24.2. 2000 tarihli raporu düzenleyen arkadaşım, bu dönemde yani 1998'de yapılan ihracat dolayısıyla Sayın Mehmet Fıratın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyor. Ben o rapordaki bilgi doğru mudur diye Ticaret Sicili kayıtlarına baktım, yönetim kurulu ikinci başkanı olarak geçiyor. 1998'de ayrılmış o görevden, kendisi 1999'da ayrıldım diyor ama 1998'de ayrılmış. Ama onun öncesinde yapılan hayali ihracatlar var ve o hayali ihracatların yapıldığı dönemde kendisi yönetim kurulu üyesi.
FIRAT: Çok üzgünüm böyle bir rapordan dolayı üzülüyorum. Bu rapor Ukrayna ile ilgiliydi şimdi İngiltere oldu. Danıştay kararını açıkladı. 10. Daire 1994 tarihinde yapılan ihracattan bahsediyor. Nerden yapılıyor. 2003 yılında yapılıyor. 2003 yılında yapılan bir ihracatı Danıştay nasıl karara bağlamış. Bu kararla bölge idare mahkemesinin kararı birbirini tutmuyor. Fotokopi çekin ve dağıtın. Bir de zaman aşımı var. Çok ayıp, çok çok çok ayıp. Ben bir kez daha okumak istiyorum.
Temyiz. Burada zamanaşımından bu davanın düştüğüne dair bir ibare var mı? Şimdi hayali belgelerle Daşıtay şu kararı vermiş deyip başka kararı vereceksiniz. Bu kaçakçılık değil, zaman aşımından kapatılmış diyeceksiniz. Yanlış ve yalan beyanda bulunmayın. Burda bir zaman aşımı yok. Zaman aşımından değil.
KILIÇDAROĞLU: Değerli vatandaşlarım üç tane rapor var. Birisin tarihi 24 Ekim 2000, 144/9, 2004/6 ve 2006/21-206 sayılı rapor. Benim tespit ettiğim yargı kararlarını dağıtacağım rapor 24 Ekim 2000 tarihli rapordur. Bu rapor gizleniyor. Bu rapor Maliye Bakanlığı'na gitti. Bu rapor 24 Ekim 2000. Altını çiziyorum, 24 Ekim 2000 tarihli raporda MENAS'ın hayali ihracat yaptığı kesinleşmliştir. Üçüncü raporu bilmiyorum. O raporu da bana verirse incelerim.
FIRAT: Biraz önce, ilk sorusu vardı ya. Başbakan'ın imzası ile yalanlayacaktı ya. Kimdi o? Bayram Çolak adında bir arkadaştı değil mi? Çolak'ın bu raporu düzenlediğini bilmiyorsa, yemin ederse ve dosya üzerine konuşmadığını, yemin ederse ben inanırım. Biraz önce dağıtılan rapora dikkat edin. 3 tane rapor gelecek. Bunların ilintisi var mı yok mu? Aynı dava mı ayrı dava mı? Karar bunlarla ilgili mi değil mi? Bayram Çolak'ın benim hakkımda düzenlediği rapor ile neden çok ilgilendi. Gündeme getirdi. Zannediyorum Mersin belediyesi bu kadar belge bulmuş.
3) MENAS TIR'ındaki uyuşturucu yakalandı mı?
Üçüncü bölümde Kılıçdaroğlu ve Fırat 'MENAS AŞ'nin ihraç ürünlerini taşıyan TIR'Da bulunan uyuşturucu' konusunu tartıştı.
KILIÇDAROĞLU: MENAS’ın mallarını taşıyan TIR’da 27 Şubat 2008’de 89 kg eroin yakalandığı konusunda tereddüt yok. Sayın Fırat'ın da bu tarihte firmadan ayrıldığı yönündeki açıklamaları var. Ancak daha sonra Gümrük Müsteşarlığı’na hitaben yazılmış bir belge ulaştı. Diyor ki, ‘İdaremizden müsteşarlıkta her türlü engelleyici işlemi durdurulması, bu konuda tarafıma bilgi verilmesini rica ederim.’ Bu, ‘bizim ürünlerimiz sınırdan geçerken aramayın, artık beraat ettik' demektir. Yazının altında Mehmet Gürbüz’den sonra Dengir Mir Mehmet Fırat deniyor, ondan sonra şirket adı yazıyor. Ben iktidardaki bir partinin genel başkan yardımacısı isem, MENAS yönetim kurulu üyesi değilsem, benim adımı Gümrük Müsteşarlığı'na yazılan yazıya kim hangi gerekçeyle koyabilir. Fırat siyasi nüfuzunu kullanmıştır.
Vatan gazetesinin TIR’da eroin yakalanmasını 10 Mayıs 2008’de manşet yaptı ve sayın Fırat şirketten 1 Eylül 2007 itibariyle ayrıldığını açıklamış. Aradan 8 ay geçiyor. 8 ay sonra 9 Mayıs 2008’de notere gidip, şu tarihte ayrıldı deniyor. Yani 1 Eylül 2007’den 8 ay geçtikten sonra notere gidiliyor. Notere gitmek o kadar zor mu? Sonra ne oluyor. Ticaret Sicil Gazetesi'ni de bulduk, hisselerin satıldığı var 4 Haziran 2008 diye görünüyor. Oysa ayrıldım dediği tarih 1 Eylül 2007.
Sayın Fırat Vatan gazetesine verdiği demeçte, 'Suçlular bulundu, şoför hapiste' demiş. Siz bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti’nde uyuşturucu baronlarının yakalandığını duydunuz mu? Gümrük’te güvenli firmaların hiç aranmadan geçtiği yeşil hat, belgelerinin incelenmesine gerek duyulan sarı hat ve mutlaka didik didik aranma yapılması istenen kırmızı hat deyimleri var. MENAS kırmızı hatta yer alıyor. Kırmızı hatta olan bir firmayı, ‘bu hattan çıkarın’ diye Fırat’ın adının yer aldığı bir belge var. Ben Fırat götürdü, kaçırdı birşey demedim. İddiam şu: Fırat’ın ortağı olduğu Menas’ın ürünlerini yurtdışına götüren firmanın tırında 89 kg eroin yakalandı mı yakalandı.
FIRAT: (MENAS’ın kırmızı hattan çıkarması istemini içeren altında adı bulunan belgeyi alıp yanına koyduktan sonra) MENAS’ın 'en büyük' değil yüzde 30 ortağıyım. Ben şu tarihte hissemi şu kadar 300 bin ABD dolarına aldım diyor. Bunu Yönetim Kurulu Kararı'na işliyorlar. Vatan gazetesinin yayınının yapıldığı gün ile aynı. Vatan'ın Ankara temsilcisi bana ulaştı. Menas'ı aradım noter tasdikli karar zaten noter tasdikli ama alınan kararın da noter tasdikli olduğunu yazıyor. Ben orda banka havale mektuplarını gösterdim. Bazılar hisse senedi alıp satıyor ben o tarihte sattığım ile ilişkili olarak 300 bin doların hesabıma İş Bankası'na geldiğini görebilirsiniz. Dolayısı ile ben 1 Eylül'de ayrıldım. Velev ki ben ayrılmadım. Ben Menas AŞ bu işlerle uğraştığı konusun tenzil ediyorum. Eroin bulunmasının firmayla, ya da benimle ilgisi yok. Yapılan yoklamada bu daha evvel takip edilen bir araç. Kaçakçılık tarafından. Geliyor yükü yüklüyor ve malı çıkarıyorlar içerisinden. Edirne hazırlıyor mahkemeye gönderiyor. Halen orda cezaevinde. İlk yakalandığı anda da ifade veriyor.‘ Ben Irak'a yük götürmüştüm. Urfa yakınlarında bu yükü yükleyeceklerini söylemişlerdi. Bana şu kadar para vereceklerdi’ dedi. İfadeleri bu. Menas'tan herhangi bir ifade vermek üzere çağrılmamıştır. Eroin'in üzerinde 4 kişinin parmak izi görünüyor. Parmak izleri alınıyor ve izler uyuşmuyor. Diyelim ki basın Finlandiya'dan kağıt getiriyor. Gelirken üzerinden uyuşturucu çıkıyor. Bunu patron mu öder.
KILIÇDAROĞLU: Sayın Fırat şoförü suçluyor. Düzgün çalışan bir firma şüpheli bir adamı niye çalıştırır? MENAS'ın kırmızı hatta alınmasını isteyen ben değilim. Son inceleme Ukrayna’dan gelen yazı. Çok ilginçtir ki Ukrayna, Rusya’ya yapılan ihraçta çift fatura düzenliyoruz diyor. Sayın Unakıtan ne düşünüyor. Çift fatura terimini siz söylüyorsanız sistem bitmiştir demek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder