Martın sonunda, ayın 28’inci günü, bu köşede “Bizim Savcıya Abi Nasihati” başlıklı bir yazı yayımlanmıştı…
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ü ele alan bu yazının biraz kısaltılmışını yeniden okumakta yarar var diye düşündüm…
*
“12 Mart döneminde içerden çıkmıştım, üstümde bir tuhaflık vardı, neydi, nedendi bilemiyordum…”
Doktor dedi ki:
“- Apandisitin patlamış; ama, çok seyrek durumlarda beden önlemini alır, patlayan apandisiti bir zarla sarar…”
“Meğer Ziverbey işkencelerinin anısını bedenimde taşıyor ve saklıyormuşum…
Her neyse..
Ardından bir enfarktüs geçirdim.. Bir daha..
Derken bedenimde kendine göre yeni dengeler oluştu ve bu yaşa erişebildim…
Sizin anlayacağınız, durumu idare ediyoruz; ama, bu yaşlarda insan bıçak sırtında yaşar, her şey kıl payıdır…”
*
Yazı devam ediyor:
“Şimdi gelelim beni sabaha karşı saat 4’te gözaltına alan sevgili savcımıza…
Nasıl bir tehlikeyi yaşadığının farkında mı?..
Sanırım değil…
Bizim evi bastıkları saatlerde, daha sonra polislerle yolda, Emniyet’te ve savcılıkta bana bir şey olsaydı, pattadak nalları havaya dikseydim, neler olacağını sevgili savcım hiç düşündü mü?..
Damgayı yiyecekti:
- Katil savcı!..
Yazık olacaktı sevgili savcımıza…”
*
“Savcı Bey anlaşılıyor ki çok ağır bir yük üstlenmiş, altından kolay kolay kalkılamayacak bir yük…
Sorgulamadaki karşılıklı konuşmalarda sezinledim ki bu yük onu tüm yaşam boyu ezebilir…
……
Ergenekon dosyasını olabildiğince yaymak; yazarları, fikir adamlarını, emekli komutanları, muvazzafları da içine alarak sonuçta laik orduya ilişkin bir dava hareketine dönüştürmek akıl kârı değildir…”
*
Savcı Zekeriya Öz mart ayı sonunda yayımlanmış bu yazıya kulak asmadı…
Aradan 6 ay geçti…
Cezaevinde yatan Kuddusi Okkır öldü…
Yaşam tehlikesi kapsamında yaşayan Ayşe Asuman Özdemir ve Ferit İlsever zorunluk karşısında serbest bırakıldılar…
Ya Şener Eruygur?..
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı, Emekli Orgeneral, Eski Jandarma Genel Komutanı ne durumda?..
Bıçak sırtında…
Sorumlu kim?..
*
Ergenekon davası artık dava olmaktan, soruşturması da soruşturma olmaktan çıkmıştır…
İlk iddianame tüm hukuk ve yasa kurallarına aykırı biçimde yazılmıştır; ama sorgulamalar yeni gözaltılar ve tutuklamalarla sürüyor…
Anlaşılıyor ki bir siyasal mücadele içeriğine dönüşen Ergenekon, bir yıl değil, on yıl değil, bir ömür boyu sürecek, soruşturmaların ve iddianamelerin sonu gelmeyecek…
*
E. Orgeneral Şener Eruygur hastanede bıçak sırtında yatarken savcı Zekeriya Öz’ün girişimiyle tahliye edildi…
Bugün 6 ay önce bu köşede yayımlanmış yazıma uygun biçimde diyorum ki:
- Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz yatıp kalkıp Şener Eruygur’un yaşaması için dua etsin…
Çünkü bundan böyle yapabileceği başka bir şey yok…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder