| Cazim GÜRBÜZ |
“Solculuk Tanrı’ya yakın bir duruştur” diyor Erginsoy ve bu izlekten saptamaları sıralıyor art arda: “Sol ile İslam arasında duvar yoktur”, “Sol dünya görüşüne sahip insanlar gerçek dindar olmak için galiba daha yeterli ve yetenekli oluyorlar”, “İslam’ın sol ile buluştuğu nokta, Türkiye için bir başlangıç olacak.”
Ve sonra, Kur’an’a ve Hazreti Peygamber’e ağır eleştiri ve inkârları yönelten o “bir kısım” sola, en doyurucu yanıtları veriyor ayrıntısıyla. Bu yanıtları hiçbir muhafazakâr veremez, bana göre. Zaten yazar da “Muhafazakârlığın İslam’a katkısı yoktur” diyor.
Ezoterik (gizli sırlar arama, gizli öğreticilik, hurafe sevicilik) yaklaşımlarla dini algılayan ve uygulayanlara dimdik karşıdır Faruk Erginsoy. Kur’an ortada dururken şifre arayanların, ya da Kur’an’ı bir bilimsel eser gibi sunmak isteyen gayretkeşlerin maskesini indiriyor bu eserde.
Ve işte önemli bulduğum diğer başlıklar:
-Din, afyon değildir, dinin değişmeyen özelliği öncelikle kültür olmasıdır.
-Kur’an dinin aklıdır. Kur’an’a göre Allah idrak edilebilir ama tasavvur edilemez. Tanrı matematiksel olarak kanıtlanabilir.
-Akıl, Kur’an yorumunda bilgi kadar önemlidir. Hadisler, bir dönemin dünya görüşü olarak okunmalı.
- “Kulluk için bilgi gerekmez, iman yeter” diyenler haklı mı? Kendi diliyle ibadet günah mı? Kur’an çevrilemez mi? Kur’an Türkiye’de yeterince okunuyor mu, yoksa ezberleniyor mu?
Cazım Gürbüz-Yeniçağ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder