29 Eylül 2008 Pazartesi

YENİ BİR DÜNYA'YA DOĞRU;KAPİTALİZMİN SONU

ABD'de büyük şok!
ABD'de Kongre'nin alt kanadı Temsilciler
Meclisi, Başkan George W. Bush ve 2 büyük
partinin yöneticilerinin bütün uyarılarına karşın
700 milyar dolarlık finans sektörünü kurtarma
paketini az farkla da olsa reddetti.
Yapılan oylamada paket 205'e karşı
228 oyla reddedildi.

Demokrat Parti milletvekillerinin çoğunluğu olumlu
oy kullanırken Cumhuriyetçi Parti'li milletvekillerinin
çoğunluğu ise pakete karşı oy verdi.Başkan Bush,
paketin geçmemesinin ekonomiye felaket etkisi
yapabileceğini söylemişti. Bush'un uyarılarına karşın Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi muhafazakarlar
"bir çeşit sosyalizm" olarak adlandırdıkları pakete
karşı çıkmayıson anda da sürdürdü.
TEMSİLCİLER MECLİSİ YENİDEN TOPLANACAK
KURTARMA PLANI YENİDEN MASAYA YATIRILIYOR

29.09.2008 23:38
ABD'de 'Kurtarma Planı'nın 205 evete
karşı 228 hayır oyuyla reddedilmesi
dünya piyasalarını karıştırdı.
Borsalarda son 20 yılın en hızlı düşüşü yaşanırken, Bush yönetimi olağanüstü toplandı.
Kararın ardından yaşanangeliymelera daha fazla
kayıtsız kalamayan ABD Hükümeti'nin baskısıyla
Temsilciler Meclis'i Perşembe günü yeniden toplanma
kararı aldı. Paketin reddedilmesinde büyük rol
oynayan ABD Başkan adayı Obama,
"Bu paketteeksiklikler vardı. Bizim için öncelik
Amerika Birleşik Devletleri halkıdır.Paket üzerinde
daha çalışacağız" dedi

Dünya borsaları şokta
ABD borsaları son 20 yılın en hızlı düşüşün kaydetti.
Brezilya borsası yüzde 13 düşüş kaydetti.
Banka hisselerinde kayıp yüzde 80'lere ulaştı

29.09.2008 23:12
ABD'de yardım paketinin reddedilmesi
ile zaten diken üzerinde olan borsalar
deyim yerindeyse çöktü. Wall Street
yüzde 4 düşüşle tarihinin en kötü
günlerinden birini yaşarken, S&P 500 endeksi
yüzde 7.2 ile 1987 yılında bu yana en büyük düşüşünü
kaydetti. Nasdaq % 8 ekside. Brezilya Borsası Bovespa
44 bin 772 puana kadar gerileyerek yüzde 13.61 gibi
rekor oranda düşüş kaydetti.
Dünyanın en büyük borsalarından hisselerin işlem
gördüğü MSCI World Indeks ise yüzde 38 yıllık
tarihinin en sert düşüşünü yaptı ve yüzde 5.9 geriledi.
Brezilya Borsası yüzde 13 gibi rekor oranda düşüş
kaydetti.
BANKA HİSSELERİ ÇÖKTÜ
Dow Jones kapanışa doğru günün en düşük
seviyelerinde. Citigroup´a
devredilen Wachovia % 81 kayıpla işlem görüyor.
Sıradaki banka konumuna % 60 düşüşle National
City geçmiş gözüküyor. Hisseler 1,6 dolarda.
Bu hisselerin ardından en çok kayıp Avrupa
bankalarında. RBS % 32 , Barclays ve UBS % 23
ekside. Morgan Stanley % 17 ile izliyor. Morrgan
Stanley´in Apple´ın hedef fiyatını düşürmesi % 20
düşüş getirdi. Google % 10 kayıpla 2 yıl aradan
sonra 400 doların altına indi..


Wachovia, Citibank'a devredildi
ABD'nin en büyük bankalarından biri olan
Wachovia krize daha fazla dayanamadı

29.09.2008 22:52
Citigroup, Wachovia´nın bankacılık
faaliyetlerini devralacak. Anlaşma
FDIC´in (TMSF) baskısıyla gerçekleşti.
Başkan Bush ve Hazine´nin
gözetiminde yapılan anlaşmayla Mevduatların
güvence altında olduğu açıklandı. Seansöncesi
Wachovia hisseleri % 80´den fazla düşerek 2
doların altına indi.
National City Bank hisseleri % 50, RBS % 25,
UBS % 15 aşağıda. Morgan
Stanley % 21 hissesini Mitsubishi UFJ´ye 9 milyar
dolara sattı. Almanya´nın 2. büyük gayrimenkul
kredi bankası Hypo, devletin ve bazı bankaların
sağladığı 35 milyar euro krediyle kurtarıldı.
Ancak hisseleri % 75 düştü.
TÜRKİYE'YE YANSIMALARI
Yabancılar likidite arayışında!
Bankacılık sisteminin önemli bir kısmı yabancılaşan
Türkiye yeni bir riskle karşı karşıya! Türk halkının
mevduatın yurtdışına transfer edilmesinden
endişe duyuluyor.

29.09.2008 16:57

Finans krizi kapımıza dayandı!!!


Türk bankaları dev finansal kurumları finanse ediyor!

Ve kısa bir süre öncesine kadar Türkiye ekonomisi

için ihtiyaç olarak gösterilen yabancı bankalar

şimdi büyük bir risk unsuru olarak görülüyor.

Kısa bir süre önce ‘bankacılık sisteminin

yabancılaşması büyük risk, kriz döneminde

kaçıp giderler’ şeklinde yapılan uyarılar

gerçek mi oluyor?

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in

yaptığı açıklamaya göre Türkiye’deki bankacılık

sisteminin yüzde 42.7’si yabancılara ait. Ve bankalar

Ağustos sonu itibarıyla toplam 850 milyar dolarlık

varlık yönetiyor.

123 MİLYAR DOLAR YABANCILARIN KONTROLÜNDE

5 Eylül itibarıyla Türk halkının bankalardaki tasarruf

miktarı 288 milyar dolara ulaştı. Yani bunun 123 milyar

dolarını yabancılar kontrol ediyor. Bu paraları

yurtdışına transfer etseler kimsenin ruhu bile

duymayacak!!!

Fortis örneğinde olduğu gibi bankaların merkez ofisindeki sıkıntılara Türkiye’deki iştiraki kayıtsız kalabilir mi?

Asıl daha önemlisi merkezdeki sıkıntı Türk halkının

mevduatıyla finanse edilmek istense bunu kim

engelleyebilir? Bu yüzden giderek yayılan ve kontrol

edilemeyen kriz Türkiye için de önemli bir risk taşıyor.

YENİ BİR KRİZE GİRERİZ

Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner

bugünkü Milliyet gazetesindeki köşesinde bu

konuya dikkat çekiyor ve uyarıyor: “Hem ABD

hem de Avrupa Merkez Bankaları, piyasalara para

verirken, bizim Merkez Bankamız hala Hükümet’le

tartışıp, “enflasyon düşmedikçe para veremeyiz” diyor.

Bu kafayla ve piyasaya para vermemekte direndikçe,

yeni bir ekonomik krize gireriz.”

ELLERİNDEKİ FONLARI YURTDIŞINA GÖNDERECEKLER

Törüner, finans kulislerinde kulaktan kulağa

fısıldanan söylentileri sesli olarak dile getiriyor:

“Türkiye’de de banka satın almış olan yabancı

bankalar, likidite krizine girmeye başladı. Dışbank’ı

alan Fortis Bank’ı buna örnek verebiliriz. Bu durum,

yabancı bankaların Türkiye kardeş bankaları ve

şubelerini de etkileyecek. Türkiye’deki yabancı

bankalar, ana bankalarını kurtarabilmek için,

ülkemizde her türlü uygun olmayan işleme girecekler.

Ellerindeki bütün fonları bir biçimde, ana

bankalarına gönderecekler. Belki de, parayı

dolaştırarak ana bankalarını fonlayacaklar.

“Fiduciary (kimlik saklanarak)” işlemlerle, kredi

vermiş gibi görünüp, ana bankalarını kollamak

zorunda kalacaklar. Sevgili BDDK’nın bir gün bile

geçirmeden ve bayram, seyran demeden, yabancı

bankaları kontrol altına almaları ve yabancı ülke

limitlerini günü gününe kontrol etmesi gerekiyor.

Sevgili Merkez Bankası da günlük işlemlerden aldığı

izlenimleri derhal Sevgili BDDK’ya bildirmeli.”

Türkiye için asıl risk: Güvenirlik
Ana merkezinde sıkıntı olan bir bankanın
Türkiye'deki iştirakinden mevduat kaçışı olmaz mı?

29.09.2008 17:24

Finans kurumlarının denetimi

konusunda uzman isimlerden Sermaye

Piyasası Kurulu (SPK) eski Başkanı Ali İhsan

Karacan ise Türkiye’de banka alan yabancıların

mali sıkıntı içine girmesini önemli bir risk olarak

gösteriyor.
Karacan, bankaların yurtdışına kaynak aktarmalarının

yasal olarak mümkün olmadığının altını çiziyor

ve ekliyor:
“Aktiflerin bir yerden başka bir yere aktarılması

söz konusu olamaz.”
Asıl riskin dışarı kaynak aktarmaktan ziyade

‘güvenirlik’ sorunu olacağını belirten Karacan,

şöyle konuştu: “Ana merkezinde sıkıntı olan bir

bankanın Türkiye’deki iştirakinden mevduat

kaçışı olmaz mı? Olabilir. Bence asıl risk bu! Ve

BDDK ve Merkez Bankası (MB) bu riski takip etmeli.”

'BİR GÜNDE ALIP GÖTÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİL'

Bilançonun ancak sınırlı bir kısmının yurtdışına transfer edilebileceğini belirten Karacan, bunların da tahvil ya da banka mevduatı olduğunu söyledi. Karacan, “Banka

kaynakları içerisinde munzam karşılık, dispobilite ve

krediler var. Bunları bir günde alıp götürmeniz

mümkün değil. Ayrıca 11 milyar euro gibi önemli bir

rakamdan bahsediliyor ki, bu rakamı Türkiye’deki

iştiraklerin finanse etmesi zor. Kaldı ki, yurtdışında

sıkıntıda olan bankalar kısa vadeli kredi talep etmiyor. Sermaye ve sermaye benzeri finansman yöntemlerini

tercih ediyorlar, aksi halde ayakta kalmaları zor”

diye konuştu.

Yabancı bankalar kredilerini durdurdu
Yabancı bankalarla ilgili dile getirilen sakınca,
şimdi kendisini gösteriyor. Türk sanayisini besleyen
tüm para muslukları kapatıldı!!!

29.09.2008 16:59

Dünya piyasalarındaki kriz adım

adım Türkiye’ye geliyor. Henüz

tam olarak hissedilmedi ancak Türkiye’de banka

alan yabancıların çektiği likidite sıkıntısı bunun

öncü göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bankacılık

sistemini yüzde 42.7’sini kontrol eden yabancı

bankalar, Türk halkının da 288 milyar dolarlık

mevdatının 123 milyar dolarlık kısmını yönetiyor.

Bankaların asli görevi halktan topladığı mevduatı

finans sistemine aktarması. Ancak yabancı

bankalar daha krizin ayak seslerini duyar

duymaz, Türkiye’deki tüm kredileri durdurdu!

Ama mevduat kabul etmeye devam ediyorlar.

BİR HAFTADIR KREDİ VERMİYORLAR

Global krize Türkiye penceresinden bakan Merkez

Bankası eski Başkanı Yaman Törüner, bugün

Milliyet gazetesindeki köşesinde önemi bir tespitte

bulunuyor: “Çoğunluğuna yabancıların sahip

oldukları Türk bankaları, Türk iş alemine verdikleri

kredileri, geçen haftadan itibaren durdurdular.

Bu durum, yabancı bankaların Türkiye’den mevduat

toplamaya devam edeceklerini; fakat, Türkiye’ye

kredi vermeyeceklerini gösteriyor. İşte, daha önceleri,

yabancı bankalarla ilgili dile getirdiğimiz sakınca,

şimdi kendisini gösteriyor. Yani, Türk insanının

mevduatı, yabancılara gidecek. Türk iş alemine

kredi verilmeyecek. Yabancı banka iflas ederse,

Türk kardeş bankası da iflas etmiş olacak.”

FABRİKALAR KAPANACAK,

İŞSİZ SAYISI ARTACAK

Türk halkının sanayi sektörünü fonlamak için

bankalara yatırdığı kaynaklar bloke bir şekilde

bekliyor. Bu da endişeleri artıyor. Bu durumun

ne kadar süreceği ise tam olarak bilinmiyor!
Böyle devam etmesi halinde yılın ikinci çey

reğinde yüzde 1.9 büyümesine rağmen bir

önceki döneme oranla önemli ölçüde daralan

Türkiye ekonomisi için büyük bir sıkıntı anlamına

geliyor.
Yani fabrikalar kapanacak, insanlar işsiz kalacak!
Türkiye ekonomisinin kalkınmasına büyük katkı

sağlayacağı öne sürülen bankalar kredi musluklarını açmazlarsa Türkiye ekonomisini zor günlerin

beklediği vurgulanıyor.

TMSF yabancıları devralabilecek mi?
Türkiye'de banka alan yabancıların iflası halinde sahipleri mahkemeye verilebilecek mi? O bankalardaki mevduat da tamamen ödenecek mi?

29.09.2008 17:14

Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner, bugünkü köşe yazısında önemi bir tespitte bulunuyor: “Bakalım, Sevgili TMSF, onları da devralabilecek mi? Onların sahiplerini de mahkemeye verebilecek mi? O bankalardaki mevduatı da tamamen ödeyebilecek mi? Yoksa, gücü sadece Türklere mi yetecek? Göreceğiz...”Bu konu son günlerinde finans kulislerinde de sıkça tartışılıyor. 5020 sayılı Kanun’u baz alarak Türk hakim ortakların tüm varlıklarına el koyan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF), Türkiye’de banka alan yabancıların sıkıntıya girmesi ya da iflas etmesi halinde sadece ülkemizdeki varkılarına el koyacağı belirtiliyor. Bu durumda da yabancı ayrıcalıklı bir konuma geliyor.
Banka batıran bir Türk sermayederdan faizinin faizi tahsil edilerken, olası sıkıntı halinde kaynaklarını yurtdışına tranfer eden bankaların sadece Türkiye’deki varlıklarına el konulacak.

AYAYDIN: "TÜRKİYE İÇİN RİSK, TMSF BANKAYA EL KOYAMAZ"

Türkiye’de yatırımı olan yabancı bankaların buradaki kaynaklarıyla yurtdışındaki merkezlerini finanse edebileceğini belirten Prof. Aydın Ayaydın, “Bunu engelleyecek bir kanun yok. Türkiye’deki banka Türk halkından elde ettiği mevduatı ülke dışındaki muhaber bankaya transfer edebilir” diye konuştu. BDKK’nın şu anda sistemi denetlediğini de sözlerine ekleyen Ayaydın, kaynakların yurtdışına aktarılmasından sonra bankanın batması halinde ise TMSF’nin sadece Türkiye’deki bankayı ve yöneticilerini sorumlu tutacağını vurguladı.








Hiç yorum yok: