20 Ekim 2008 Pazartesi

Ankarayalçın…

Ankarayalçın…

MUSTAFA BALBAY

Murat Karayalçın deyince aklınıza ilk ne geliyor?Tek soruluk, böyle bir anket yapılsa, sanırız ilk sırada şu yanıt çıkar:

Ankara’nın eski belediye başkanı!

Bu köşenin diliyle söylemek gerekirse:

Ankara’nın eski-meyen belediye başkanı!

Ya da:

Ankarayalçın!

Metrodan Dikmen Vadisi projesine kadar son 15 yıldır adım adım kente katkı sağlayan projelerin neredeyse tümü Karayalçın döneminde başlatılmıştı. Karayalçın sonrasında, bu projeler rafa konmak istendi ama, baktılar ki bunlar kendilerinin de prim yapabileceği işler, aynen devam etme kararı aldılar. Onca kadrolaşmaya karşın Karayalçın döneminin kimi kilit bürokratlarına dokunmadılar. Bizim için aynen devam etdediler.

Ankara son 15 yıldır büyüyor ama gelişmiyor…

Ankara son 15 yıldır ranta teslim…

Ankara son 15 yıldır adım adım kimliğini yitirdi…

Kentin ortasından otoyol hançerleri geçirildi…

Gecekondular dönüştürülürken daha çirkin yapılaşmanın önü açıldı, betonkondular oluştu.

Kentin tarihsel sembollerine karşı adeta saldırı düzenlendi.

***

Karayalçın’ın belediye başkanlığını bırakıp Meclis merkezli siyaset yapma kararını biz dahil, seçmen tabanının büyük bir kesimi onaylamamıştı. Her seferinde kendisince gerekçelerini anlattı. Ama yine de Karayalçın deyince akla ilk, belediye başkanlığı dönemi geliyor. Kaldı ki, son iki yerel seçimde de Karayalçın belediye başkan adayıydı.

Bu seçimler neden kaybedildi?

Yanıtı rakamlar versin:

Karayalçın, 1989’da yüzde 44 oy alarak belediye başkanı oldu. 1994 yerel seçimlerinde Karayalçın SHP’nin lideriydi, belediye başkan adayı Korel Göymendi. CHP de Ali Dinçeri gösterdi. Sonuç; Göymen yüzde 26.89, Gökçek yüzde 27.3, Dinçer yüzde 2. Göymen binde 4’le seçimi kaybetti! Dinçer katılmasa başkanlık SHP’de kalacaktı…

1999 yerel seçimleri Gökçek’le Karayalçın arasında geçti. Karayalçın CHP’nin adayıydı ama DSP de aday çıkardı. Üstelik Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdeleni. Sonuç; Karayalçın yüzde 32, Gökçek yüzde 33, Taşdelen 10.5! Taşdelen katılmasa, başkanlık CHP’nin.

2004 yerel seçimleri de yine Gökçek’le Karayalçın arasında geçti. Ancak Gökçek sağın, merkezin tüm renklerini arkasına almış, sol yine parçalı kalmıştı. Karayalçın SHP’nin adayı, CHP’den de Yılmaz Ateş. Karayalçın yüzde 21 oy aldı, Ateş yüzde 13. Toplam yüzde 34. Bu parçalılık seçmeni küstürdü. 1994’te seçime katılma oranı yüzde 90, 1999’da yüzde 87 iken, 2004’te yüzde 74. Sandığa gitmeyenlerin büyük çoğunluğu sol seçmendi. Bu ortamda Gökçek yüzde 55 oy aldı.

***

Yukarıda aktardığımız istatistikler, bölünmenin katlamalı bir erozyona neden olduğunu ortaya koyuyor.

Sol hedef beraberliğikavramını ne yazık ki benimseyemedi. Önümüzdeki yerel seçimler sağ-sol dengesine de oturmayacak. AKP, önceki seçimlerde merkez sağı da içinde barındıran bir aday belirleme ve seçim sonrası pastayı paylaşma süreci izliyordu. Artık bunu bırakmış görünüyor. Öteki renkler bir yana, katıksız AKP’li olmanız gerekiyor.

Bu anlamda CHP, hem kendi solunu hem sağını dikkate alarak hareket ederse, görünen gidişin dışında sonuçlar ortaya çıkabilir.

Baykal, yerel seçim stratejisini şöyle özetliyor:

Genel merkezin adayı diye bir şey yok, seçimi kiminle alacaksak, aday o olacak. Aday belirlerken önceki seçimlerden farklı olarak, kamuoyu araştırma şirketlerinden de yararlanacağız…

Karayalçın olumlu bir başlangıç oldu…

Dileriz arkası gelir…

Hiç yorum yok: