11 Ekim 2008 Cumartesi

Solcuysa Öldürebilirsiniz

Rıza Zelyut
Solcuysa Öldürebilirsiniz

Türkiye'nin kara talihi budur: Solcuysa, yok edilir; böylece iyi bir beyinden toplum da tarih de mahrum bırakılır.
Geriye; sürüler kalır.
Sürüyü gütmek de kolaydır.
Yapı böyle kur ulmuş: Polis de asker de solcuyu düşman beller.
Çünkü solcu, halkı düşünür... Başkasının derdiyle dertlenir.
Polis ve asker için, başkasını düşünen en kötü varlıktır.

Yasalar da böyle der çünkü.
Eğer bugün Türkiye'nin altını oyanlar solcular olsaydı; günde üçer beşer sokaklarda vurulur, öldürülürlerdi.
Düşünün ki sıradan bir sol dergiyi satmak bile sizin hayatınıza mal oluyor.
AKP iktidarı demokrasiyi getiriyor ya...
Tarikatçiler için, papazlar için, yobazlar için o demokrasi...
Bölücü eşkiya için, hırsız arsız için AKP demokrasisi...
Ama halk ve onun çocukları ağzını açsa şamarı yer; şamar yetmezse kurşun gelir.
Kurşun ayıp olursa karakolda, hapishanede işkenceden geçirilir; bitkisel hayata sokulur ve öldürülür.
Bunu abarttığımı sanmayın...
Şu polisin bir solculara yaptığına bakın, bir de yobazlara tutumuna...
AKP'nin polisi, Sarıyer'de Yürüyüş adlı bir dergiyi dağıtan gençlere saldırıyor. Saldırmak ne kelime; kurşunluyor. Kurşunlanan gençlerden Ferhat Gerçek felç oluyor...
İşte size AKP demokrasisi... İşte basın özgürlüğü, işte fikir özgürlüğü...
Siz hiç türban gösterisi yapanlara kurşun sıkıldığını gördünüz mü?
Bu olaydan sonra Ferhat'ın arkadaşları dergiyi dağıtmak için yine çalışmaya başlamışlar. Polis bunlardan dördünü gözaltına almış.
Görüyorsunuz değil mi?
AKP'nin polisi, otobüs yakan, Güngören'i havaya uçuran PKK'lıları böyle sıkı izlemiyor.
Olayın devamı var.
Bu dört arkadaş bir de tutuklanmışlar.
Helal olsun o kararı verenlere...
Olayın devamı var.
Tutuklanan bu dört solcu gence cezaevinde sabah akşam dayak atılmış. Bunlar durumu avukatlarına da söylemişler. Terörist diye jandarmaya teslim edilip burada tahta coplarla ıslatılarak dövülen insanda can kalır mı?
29 yaşındaki Engin Ceber yediği dayak yüzünden komaya girmiş; Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırılmış ama beyin ölümü meydana gelmiş.
Dergi dağıttığı için tutuklanan ve bununla da kalınmayıp öldüresiye dövülen Engin Ceber'in ailesi de oğullarıyla görüştürülmemiş.
Görüyorsunuz AKP'nin adındaki 'adalet'in nasıl çalıştığını...
Solcuları öldürerek adalet dağıtıyor.
Solcuları terörist göstererek asıl teröristleri gizliyor.
Peki siz herhengi bir PKK'lının candarma copuyla, polis dayağıyla karakolda veya hapishanede öldürüldüğünü duydunuz mu? Gönlümüz asla böyle bir şey istemez ama onlar solcu olmadığı için başlarına böyle bir facia gelmez.
Peki siz açık açık cumhuriyeti yıkmak için mücadele eden tarikatçi yobazların kılına dokunulduğunu gördünüz mü? Biliyorsunuz ki onlara da kimse el süremez. Bir zamanlar türban türban diye yeri göğü ineleten, Beyazıt Meydanı'nda zincirli gösteri yapan gerici takımına şu polis acaba fiske vurabildi mi?
Dedim ya; bu devleti yönetenler; bu devleti yıkmaya çalışanları sever; halkın yanında yer alanları da ilk fırsatta yok eder.
Engin'in başına gelen de budur.
Zalimler unutmasın ki; bugün olmasa da yarın bu halk, çocuklarının katillerinden hesap soracaktır...
Tıpkı zalim Osmanlı'dan Kemal Paşa'nın hesap sorması gibi...

Hiç yorum yok: