11 Ekim 2008 Cumartesi

Demir çubukla dövüp öldüler

Demir çubukla dövüp öldüler

Taraf - Istanbul - 11.10.2008
Metris’te yediği dayaklar yüzünden bitkisel hayata girip dün ölen Engin Ceber’in arkadaşları konuştu: Demir çubuk ve tahta sopayla dövdüler, Engin’in burnundan kan geldiğini gördük
Nöbetleşe işkence Sarıyer’de gözaltına alınarak Metris Cezaevi’ne konmasının ardından beyin kanaması tanısıyla Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırılan ve dün hayatını kaybeden Engin Ceber’le ilgili savcılık soruşturma başlattı.
Avukat Oya Aslan tarafından Sarıyer Cumhuriyet Savcılığı’na verilen dilekçede ise İstinye Polis Merkezi’nde 28.09.2008 tarihinde saat 15.00’ten sonra görevli polis memurları ve soruşturma aşamasında kimlikleri tespit edilecek görevliler hakkında “Görevi kötüye kullanma, işkence, zalimane, insanlık dışı, onur kırıcı muamele, darp” nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

Ceber’le aynı gün gözaltına alınan ve kendilerinin de işkence gördüğünü söyleyen Cihan Gün ve Özgür Karakaya, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na verdikleri ifadede, yasal işlemlerin her aşamasında ağır şiddet gördüklerini ileri sürerek, Engin Ceber’i ölüme götüren sürece dair tanıklıklarını anlattı.

Aysun Bakkal ve Engin Ceber’le birlikte gözaltına alındıklarını anlatan Özgür Karakaya, polis aracına bindirildikleri andan itibaren dövülmeye başladıklarını ileri sürerek, gördükleri şiddetti ayrıntılı olarak tarif etti:
BİRBİRİMİZE KELEPÇELEDİLER • “Polis aracında iki-üç polis tahta copla vücudumun muhtelif kısmınlarına , kafama ve göğüs bölgeme birkaç kez vurdu. Asayiş Büro amirliğine dördümüzü parmak izi almak için götürdüler. İkişer ikişer bizi birbirimize kelepçelediler. Beni Engin’le birlikte kelepçelediler. Burada yaklaşık 10-12 polis memuru vardı. Bizi yere yatırıp tekme tokat vücudumun muhtelif yerlerine vurdular.”
TACİZ İDDİASI • Karakaya, dayağın burada da devam ettiğini, Aysun Baykal’ın bu sırada baygınlık geçirmesi üzerine ara verildiğini belirtti. Ancak ertesi günü parmak izi için götürüldükleri Asayiş Büro Amirliği’nde altı-yedi kişilik polis grubunun yine dövmeye başladığını anlatan Karakaya “Beni yere yatırdılar. Bu esnada bir tanesi kalçalarımı okşar tarzda bir hareket de yaptı” diyerek taciz iddiasında da bulundu.
Cihan Gün’ün de benzer iddialarda bulunduğu ifadelerde Karakaya, Metris’teki işkenceye ilişkin ise infaz memurlarını ve jandarmaları suçlayarak, Engin Ceber’in fenalaştığı güne kadar salı ve çarşamba günleri defalarca, farklı görevliler tarafından ağır şiddet gördüklerini söyledi. Karakaya ifadesinde şu iddialarda bulundu:
“Astsubay rütbeli bir komutanla üç jandarma eri arama için üzerimdekilerin hepsini çıkarmamı istedi. Ben de onur kırcı olduğu gerekçesiyle tartışınca Astsubay rütbeli şahıs ve üç jandarma eri ahşap copla ve tekme tokatla sırayla beni darp etti. Bu esnada subay rütbeli başka bir şahıs geldi, elbiselerimi çıkarmadığımı işitince kafası ile alın bölgeme vurdu ve diziyle suratıma doğru hamle yaptı ancak isabet ettiremedi.”
Kaldıkları geçici koğuşta salı sabahı sayımda sıraya girmedikleri için bir grup infaz koruma memuru tarafından yaklaşık 15-20 dakika, salı akşamı da dört beş infaz koruma memuru tarafından bir süre dövüldüklerini söyleyen Karakaya, dayağın ertesi gün de sürdüğünü iddia ederek şöyle dedi:
YARIM SAAT DARP • “Çarşamba sabahki sayımda beş-altı infaz koruma memuru yaklaşık yarım saat birinin elinde ahşap kısa sopa, birinin elinde kapı açma demiri olduğu halde ve bu aletleri elden ele gezdirmek suretiyle yaklaşık yarım saat darp etti. Bu esnada Engin Ceber’in burnunun kanadığını da gördüm. Bu son olay esnasında ben Cihan Gün ve Engin Ceber dışındaki şahısları koğuşun üst kısmına çıkardılar. Ve bu olaylar esnasında vücudumuzun tümü ıslanacak şekilde su döktüler.”
İfadesinde Karakaya’nın iddialarının hemen hemen aynısı anlatan Cihan Gün de Metris Cezaevi’ndeki işkence iddialarına yer verdikten sonra, ifadesinde Engin Ceber’le yaptığı son konuşmayı da şöyle aktardı:
“ Engin Ceber isimli arkadaşım bitişik koğuşta kaldığı için koğuş havalandırmasında onunla konuştum. Çok hasta olduğunu, kendisine saldırıldığını, daha fazla konuşamayacağını söyledi.”
“TEŞHİS YAPMAK İSTİYORUZ” • Adli Tıp’a sevk edilmelerini ve resmi evraklarda imzası olan görevliler başta olmak üzere, götürüldükleri polis merkezleri ile cezaevi görevlileri hakkında işlem yapılmasını isteyen Karakaya ve Cihan Gün, ayrıca teşhis yapmak istediklerini de savcılığa belirttiler.

Hiç yorum yok: