29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi…
Padişahlığa son verildi…
Ama, nasıl bir cumhuriyetti bu?..
*
İki kurum devam ediyordu…
Hilafet..
Ve Mecelle..
İkisi de laikliğe aykırıydı..
*
4 Mart 1924’te kaldırılan Halifelik konusunda çoğu kişinin bir fikri vardır; ama, Mecelle nedir?..
Mecelle, cumhuriyetin ilanından üç yıl sonra, Ekim 1926’da kaldırıldı…
Bu kararın ne demek olduğunu anlamak için önce bir demokrasideki geçerli haklardan söz etmek gerekir..
Bu haklar ikiye ayrılır:
• Medeni haklar..
• Siyasi haklar..
Medeni haklar, ‘uygarlık hakları’ deyişiyle de vurgulanabilir; kişinin yaşamını sarıp sarmalayan, özgürlüklerini biçimlendiren, hayatını düzenleyen hukuk, ancak laik olursa ‘medeni’ sayılabilir…
*
Fransa, Medeni Kanun’a (Code Civil) devrimden sonra, 1802’de kavuşabildi…
Türkiye 1926’da Medeni Kanun’u kabul etti…
Ne demekti bu?..
*
Cumhuriyet ilan edilmişti, ama, ‘Mecelle ahkâmı’ ve ‘şeriat yasaları’ ülkede geçerliydi…
“Osmanlı’da Tanzimat” dış dünyanın zorlamasıyla kaçınılmazlaşmıştı… İslam hukuku, şeriat kuralları, Hanefi mezhebi ilkelerinin ağır bastığı Mecelle Kanunu 1868’de çıkarıldı…
1851 maddeydi…
Yine de bireyin, kişinin, tebaanın hayatını saptayan kişilik, aile, miras vb. haklar Mecelle’nin dışında bırakılmıştı…
Kadın hakları mı?..
Allah göstermesin…
*
Cumhuriyet ilan edilmişti; ama, “Medeni Hukuk”tan çok uzaktaydık…
Bir bakıma ya da ölçüde kişi, bugünkü İran ya da Kuveyt gibi şeriata bağlıydı…
4 Ekim 1926’da Meclis’te kabul edilen ‘Medeni Kanun’ çağdaş, laik ve demokratik haklarla donattığı insanımızı ‘kişilik - aile - miras - vb.’ alanlarda özgürlüklerine kavuşturmuş, uygarlaştırmıştır…
*
Medeni Kanun’la ya da öteki adıyla ‘Yurttaşlar Yasası’yla, kişinin yaşamından Mecelle ve şeriat kuralları kalktı…
Bugün ülkede bir referandum yapılsa ve kadın - erkek yurttaşlara sorulsa:
- Şeriat ve Mecelle’yi istiyor musunuz?..
Hiç kimse dincilik ve İslamcılık uğruna ‘Medeni Haklar’ından vazgeçemez…
Ama, ülkede dış destekli bir siyasal sahtekârlık politikası geçerlidir ve siyasal haklar bu yolda kullanılmaktadır…
Kemalizmin bu ülkede zorla geçerliliğini sürdürdüğünü ileri süren İslamcılar ve liboşlar, tarihsel sahteciliği bilisizlik üstüne inşa ediyorlar…
*
Yazımızın başında hakların ikiye ayrıldığını vurgulamıştık:
Siyasal haklar..
Medeni haklar..
Türkiye’nin sorunu nedir?..
Siyasal haklar medeni hakları yok etmek için kullanılıyor…
İrticanın bu türü, dünyada yalnız Türkiye’ye özgü…
Ne diyelim?..
‘Aydınlanma Devrimi’ kolay yaşanmıyor…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder