19 Ekim 2008 Pazar

GÖKÇEK'TEN KURTULMANIN YOLU...

Siyasal kulislerde bir süredir konuşulan,
Adı üzerinde ittifaka varılan Murat Karayalçın’ın adaylığı kesinleşince
Melih Gökçek; kendine bağlı, soldan dinciliğe dönen, tabii bu yoldan
Ceplerini doldurmaya çalışan kimilerinin kurduğu, AKP yalakası TV’lerde boy gösterdi ve:

“… Ben daha önce Karayalçın’ın CHP adayı olacağını söylemiştim… Haklı çıktım...” diye konuşmalar yapmaya başladı. Kimi gazetelere göre Karayalçın’a da CHP lideri Baykal’a da hodri meydan çekmiş !.. Mantıktan yoksun kendini burnu Kafdağı’nda gören bir ifadeyle şöyle buyurmuş: … Ankara’dan aday olursam ve kazanırsam Baykal ve Karayalçın siyaseti bırakacak mı?..” Saçma sapan bir iddia mı desek, yoksa yükseklerde uçan burnu Kafdağı’nda birinin kel alaka söylemi mi? Doğrusu siyaset mantığından yoksun böyle bir söylem karşısında insan bocalıyor.

CHP ve Karayalçın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na doğru yönde yaklaştılar.
CHP geçen yerel seçimlerdeki sonuçlara baktı; Karayalçın’ın kazanma şansını yüksek gördü.

Karayalçın’ı parti içinde büyükşehir belediye başkan adaylığına hazırlanan kimi milletvekillerine veya partililere tercih etti ve elbette doğru yaptı. Bu, bir seçim. Ucunda kazanmak da var, yitirmek de. Baykal ve Karayalçın, Melih Gökçek’in mahalle aralarındaki iddialara benzeyen söylemlerine neden kulak versinler, niçin ciddiye alsınlar ? .. Nitekim yanıtlama tenezzülünde bulunmadılar. Kim olursa olsun insanlar oturduğu koltuğun ağırlığını bilmeli, yıllar sonra şehr-i komik bir kişilik sergilemekten özenle kaçınmalı.
Gökçek, Karayalçın’ı bir önceki yerel seçimi yitirmesine karşın yine aday olmasını yenilen pehlivan güreşe doymazmış gibi fazla kullanıldığı için artık modası geçen eski bir açıklamayla alaya almaya çalıştı. Melih Bey bilmezlikten geliyor, halkın zayıf belleğinden yararlanarak gerçeği sulandırıyor. Oysa Karayalçın birleşmelerine gönül verdiği soldan bir partinin attığı kazık sonucu geçen seçimi yitirdi.

Şayet DSP, geçen yerel seçimde sol oyları bölmekten başka hiçbir işe yaramayan bir aday çıkarmasaydı karşısına, Ankara büyükşehir belediye başkanlığına Gökçek değil, Murat Karayalçın seçilecekti. O sıralarda oy gücü yüksek olan DSP (Bülent Ecevit), CHP seçimi almasın diye karşı bir adayla sol oyları böldü. Karayalçın seçimi yitirdi.


Ne ki, sol oyların bölünmesine karşın yüzde 20’den fazla oy alarak ! ..

Gökçek’in feryadının nedenini anlıyorsunuz, değil mi ?..
Karayalçın’ın kişiliğine verilen oylarla CHP oyları birleşince -yüzde 1-2 oyu olan DSP de bu kervana katılma sağduyusunu gösterirse- Ankara’nın Gökçek’ten kurtulması güçlü bir olasılık. Geçen seçimde sol, kendi kuyusunu kazdı. İşbaşına gelir gelmez Ankara’nın kent amblemini iki minareli bir motifle değiştiren Gökçek’e başkenti teslim etti... Bu kez AKP böyle bir beleşe konamayacak ! ..
Gökçek, Karayalçın’la uğraşmayı yeğlerken AKP’den bir rakip, üstelik dinle imanı ve imarı bir arada götüren hayli güçlü bir rakip çıktı karşısına: RTE’ye hayli yakın AKP Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ! .. Şimdi Gökçek’in şu soruyu yanıtlaması gerekmez mi: Şayet aday olur seçimi yitirirse kendisi ile birlikte genel başkanı RTE’nin de siyaseti bırakacağını ilan etmeye yüreği yetiyor mu ?.. Gökçek için bir başka tehlikenin çanları çalmaya başladı. Kulakları ağır işitmiyorsa Gökçek’in, elinde belgeler olmadıkça konuşmayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir’deki sözlerini herhalde ya duymuş ya da gazete haberlerinden öğrenmiş olmalı...

Ne diyor Kılıçdaroğlu: Yakın bir zamanda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le ilgili yolsuzlukları da gündeme getireceğim…” Gökçek’e hesap sormanın, borç batağındaki Ankara Anakent Belediyesi’ni Gökçek’in içine düşürdüğü hazin durumu kamuoyunun artık öğrenmesinin de tam zamanıdır. İlkbaharın başlangıcı mart ayı, temizlik ayıdır. Konutlarda da, kentlerde de !..


Cüneyt ARCAYÜREK


Not: Kaynak Cumhuriyet

Hiç yorum yok: