19 Aralık 2008 Cuma

Gökçek’in balonu puff!


Necati Doğru
ndogru@gazetevatan.com
Uğur Dündar, TV gazeteciliğinde en olgun dönemini yaşıyor. Temiz, dürüst, tarafsız yönetti. Melih Gökçek, “yüzleşme programından” önceki günlerde gösteri yapmıştı. Beyaz balonu, bir eliyle ipinden tutmuş yüzünde şen şakrak gülücükler, diğer elindeki toplu iğneyi balona dürtüyor ve TV kamerasına “Kılıçdaroğlu balonunu böyle patlatacağım” diye meydan okuyordu.

Pattt...

Püfff...

İçindeki hava gökyüzüne karıştığı için iki parçaya ayrılıp pelteleşerek belediye binasının giriş merdivenlerine düşen, “Gökçek efsanesi balonu” oldu. Patlarken çıkardığı ses, “ampul patlamasına” benzedi.

Melih Gökçek bitti.

Ona oy verenler de vermeyenler de “tartışma-yüzleşme adabını” edinememiş, dinlemesini bilmeyen, “kamu görevi yapmasına rağmen hesap verme ahlakını” ise hiç benimsememiş bir belediye başkanı tarafından 20 yıldır yönetildikleri için utanmışlardır.

***
Yüzleşme şunun içindi:

Doğalgaz sayaçları pahalı alınmış mıydı, Ankaralılar’dan fazla para toplanmış mıydı, doğalgaz sayaçlarını satacak ve takacak firmayı belirlemek için hazırlanan ihale şartnamesi kurgulanmış mıydı, ihaleyi kazanan firma, kitabına-defterine uydurularak korunuyor, kollanıyor ve bu yolla Ankara halkı soyuluyor muydu?

Sorulan hesap buydu.

Ne kadar güzel.

İddialar dile gelecek.

Belgeler sorulacak.

Cevaplar verilecekti.

Ülkenin başşehri Ankara’yı halkın yüksek takdiri ve beğenisiyle 3 dönem üst üste seçilerek (15 yıl) yönetmiş Belediye Başkanı Melih Gökçek, hesap vermek yerine okul camını kırmış haylaz çocukların yaptığı gibi “Ama anne sen de akşam bulaşıkları yıkamadan yattın...” dercesine olayı saptırıyor asıl konu olan “sayaçların pahalı satılıp satılmadığı, fazla para toplanıp toplanmadığı, ihale şartnamesini firmanın çıkarlarını gözeten biçimde hazırlayıp, sayaçları satan firmaya satış sonrası bakım-onarım-pil değiştirme-denetleme gibi hizmetlerin satımının da ihale açılmadan verilip verilmediği” iddialarına cevap sunmaya bir türlü gelmek istemiyordu.

Hesap vermiyor.

Saldırganlaşıyordu.

Açıklama yapmıyor.

Hakaret ediyordu.

***
Ankara halkına sayaçları pahalı aldırmıştı. Niçin böyle yapmıştı? Cevap vermek yerine yıllarca öncesine gidip “Murat Karayalçın da pahalı aldı” diye ölçüsüz, endazesiz durmadan, dinlemeden, susmadan, yüksek sesle (1.5 saatin yüzde 80’inde hep konuşan o oldu...) bağırdı. Ankara halkından abone başına “150 dolar fazla” toplamıştı. Bunu da “Fazla parayı borç ödemede kullandım” diye izah etmeye kalkıştı.

Yani Ankara halkına vergi koymuştu. Ne Büyükşehir Belediye Kanunu, ne Anayasa ona Ankara halkına vergi salma ve vergi toplama hakkı veriyordu.

Gazı Botaş’tan almış.

Ankara halkına satmış.

Parayı peşin toplamış.

BOTAŞ’a borcunu ödememişti. Devlet şirketi BOTAŞ, zor duruma düşmüş, doğalgaza yüksek zam yapmak zorunda kalmış, doğalgaz kullanan sanayiciyi de ilave yükler altına sokmuştu. Sanayici ve halk pahalı doğalgazı bırakıyor, yeniden kömüre dönüyor, Türkiye’nin havası zehre batıyordu.

Gökçek hesap veremedi.

Balonu püfff!

Hiç yorum yok: