3 Aralık 2008 Çarşamba

Mart 2009’da Değişim… Ama Ne Ölçüde?

CUMHURİYET, CÜNEYT ARCAYÜREK

Yerel seçimlere dört aydan fazla bir zaman var.

Partilerde olağanüstü bir heyecan gözleniyor.

Adeta genel seçime hazırlanıyorlar; adaylar arası çekişme, partilerin daha fazla oy getireceğine inandıkları (AKP’de milliyetçilik, CHP’de çarşaf, MHP’de Alevilik gibi) açılım adını verdikleri çıkışlar… ve tabi yine sık sık basına yansıyan kamuoyu araştırmaları, anketler… medyanın güncel gıdası.Temmuz 2007’deki genel seçimlerden önceki aylara da benzer bir hava egemendi.

Hemen her kesimi temsil eden federasyonlar, dernekler, sendikalar, partiler ardı ardına yaptıkları açıklamalarda; örneğin tarım alanında köylünün, yüksek girdiler, kredi borçlarını zamanında ödeyememek gibi belli başlı etkenler nedeniyle AKP iktidarına yüz çevirdiği hemen her fırsatta dile getiriliyordu.

Görsel veya yazılı medya aracılığıyla işçinin, memurun, kısacası dar gelirlinin, izlenen ekonomik ve mali politikalar nedeniyle yeni siyasal arayışlar içine girdiği resmi açıklamalarla kamuoyuna duyuruluyordu.

Rejim kaygıları içine düşen toplumun önemli bir kesiminin katıldığı görkemli mitingler olumsuz tabloya eklenince… 23 Temmuz sabahı güneşin yeni bir Türkiye’yi aydınlatacağı umutları adeta gerçekleşmiş, yeni bir sayfa açılmış gibi bir hava egemen oldu ülkeye.

Ne çare o gece saat 24.00’e doğru hiçbir şeyin değişmediği, üstelik gideceği sanılan iktidarın yerini daha da sağlamlaştırdığı anlaşıldı!

***

Şimdi 2007 seçimlerinde kütüklerin nüfus sayımına göre düzenlenmediğini, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçmen sayısındaki yanlış saptamaları olmasaydı, yeniden iktidara gelen partinin 350 dolayında milletvekili yerine daha azıyla yetinmek zorunda kalacağını irdeleyerek teselli buluyoruz. O kadar!

Zira YSK kararları yargıya gidemiyor, bürokratik hatalar düzeltilemiyor. YSK neye karar verirse versin bu karar dönülmesi olanaksız bir yol demek.

Kütük sorunu bugün de tartışmalı ve bugün yine toplumun hemen her kesiminden ıstıraplı sesler yükseliyor.

Doğalgaza bugüne dek yüzde 80’e yaklaşan zam yapıldığı öne sürülüyor.

Pek çoklarımızın doğalgazı bırakarak sobaya yöneldiğini gösteren haberler yayımlanıyor.

Açıklanan rakamlar hamdolsun, örneğin ihracatın daha bugünden korkutucu boyutlara ulaştığını gösteriyor. İhracatta otomotiv sanayiinde yüzde 38, hazır giyim alanında yüzde 27, fındıkta yüzde 44 vs. gibi oranlarda toplam yüzde 22’lik bir düşüş gösteriyor.

AB ülkelerindeki daralma ihracatımızı yüzde 55’lerden yüzde 47’ye düşürüyor.

24 milyon dolayında olduğu söylenen kredi kartlarının yüzde 60’ı ödeme sıkıntısı çekiyor.

Toplum sancılı!

***

Acaba sonuç Mart 2009’da bugün beklendiği, umut edildiği gibi mi gerçekleşecek? Yoksa 2007 öncesi bir kez daha mı yaşanıyor?

Son günlerde yapılan anketler bir yönüyle iyimserlik aşılıyor. İktidar partisi oylarının yüzde 47’yi aşma olasılığını yok sayıyor.

Genelde AKP oyları yüzde 32-33’lerde, CHP yüzde 12.5, MHP yüzde 7.6’larda. Yüzde 40.1’e ulaşan kararsız oyların dağılımı AKP’yi yüzde 40’lara yükseltiyor. CHP yüzde 18-20’lerde…

Bu ve buna benzer anket sonuçlarına ve bir de toplumdan yükselen tepkilere bakınca şaşırmamak elde değil.

Toplum hem şikâyetçi bu iktidardan, hem oylarını esirgemiyor.

Bu tezat, örneğin halkın seçenek bulamadığı için iktidar partisini yeğlediğini içeren bir anlatımla açıklanabilir elbette.

Tek güçlü ve umut veren olasılık, belediye başkanları seçiminde AKP’nin ancak yüzde 28.5 oy alacağını iktidara yakınlığı bilinen Metropol Araştırma Şirketi’nin açıklaması…

Geleceğe dönük umutları, (RTE’den de Çankaya’dakinden de kurtulma) olasılığını il genel meclis sonuçları gündeme getirebilir.

Mart 2009’da, şu güne kadar açıklanan anketlere göre genel manzara:

Eski tas eski hamam ama… hiç değilse belediyelerde tellakların değişeceğini gösteriyor.

i

Hiç yorum yok: