Hep söylerim, yazarım: Sağcının kıblesi çıkarıdır, sağcıdan demokrat çıkmaz. Tarih ve siyaset sahnesi, bu tespitin defalarca doğrulandığını gösterdi, bugün bir kez daha yanılmadığımı görüyorum
AKP karşıtlarının oylarıyla seçilip İYİ Parti’den Meclis’e giren Kürşad Zorlu, Ünal Karaman, Seyithan İşsiz ve CHP listesinden seçilen Gelecek Partisi Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun, partilerinden istifa ederek AKP'ye katıldılar. Üstelik AKP'nin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nda (MKYK) görev alacaklar. Yani dün AKP’ye karşı durduklarını söyleyerek seçmenin desteğini aldılar, bugün ise tam tersini yaparak siyaset sahnesinde "döneklik" kavramına yeni bir boyut kazandırdılar.
Bu isimlerde ideolojik bir derinlik aramak nafile. Zaten ideolojik birikimleri olsaydı sağcı olmazlardı. Ancak insanın biraz onurlu, biraz erdemli bir soyadı bırakma kaygısı taşıması gerekmez mi? Çocuklarına, torunlarına nasıl bir miras bırakacaklarını hiç mi düşünmezler?
Peki, oylarını alıp kandırdıkları insanların yüzüne nasıl bakacaklar? Seçmenlerine hangi bahaneyi sunacaklar? Siyasette ilke ve etik değerler, bu kadar mı ayaklar altına alınır.
Sakallı Celal’in sözünü hatırlamakta fayda var:
"Hiçbir yoğurtçunun yoğurdu ekşi dediği görülmediği gibi, hiçbir Türkçünün de gerçekten Türk olduğu görülmemiştir."
Sağcılar, Türk olduklarını bağıra bağıra savunurlar ama insan olduklarını söylemekten kaçarlar. Çünkü insan olmak, omurgalı olmayı gerektirir.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder