13 Şubat 2025 Perşembe

TÜRK İNSANI CANDIR




Türk insanı dindardır, Müslümandır. Haramdan korkar, uzak durur. Kul hakkının en büyük günah olduğunu bilir, o yüzden kimsenin hakkını yemez, kimseye saygısızlık yapmaz. Her işini helal yoldan halleder; torpil nedir bilmez, rüşvet nedir duymamıştır. Hakkıyla kazanır, alın teriyle yer. Vergisini eksiksiz öder, faturalarını günü gününe yatırır. Çünkü bilir ki kul hakkı sadece insanların değil, devletin de hakkıdır. Devleti de anası gibi bilir, ona toz kondurmaz. O yüzden ihale peşinde koşmaz, devleti dolandırmak gibi ahlaksızlığa tenezzül etmez.



Türk insanı ahlaklı yaşamanın erdemini bilir. Aç kalır ama haksızlık yapmaz. Hak, hukuk, adaletten taviz vermez. Adalet terazisi asla şaşmaz. Mahkemelerde torpil döndüğünü, güçlü olanın haklı sayıldığını hiç duymamıştır. Avukatlar hep adil, hâkimler hep vicdanlıdır. Siyasette yalanın, dolanın olmadığını, her şeyin adil ve dürüstçe yürüdüğünü bilir. Liderler dürüstlük abidesidir; seçim vaatleri her zaman yerine getirilir, çünkü Türk insanı aldatılmaya asla tahammül edemez.



Türk insanı Ramazan’da orucunu tutar, tutamayanlara saygısızlık yapmaz. Lokantaların camlarına gazete kağıdı çekildiğini bile bilmez, çünkü oruç tutmak şahsi bir ibadettir, gösterişle alakası yoktur. Kimseyi yargılamaz, kimin oruç tutup tutmadığına karışmaz. Kaldı ki, inanç herkesin kendi mahremidir; kimse kimsenin ibadetine müdahale etmez. Herkes kendi diniyle ilgilenir, başkasının günahını sorgulamak aklına bile gelmez.



Türk insanı saftır, temizdir, her şeye inanır. İnandığı kitapta kandil kutlaması için bir ayet varmı diye araştırmaz veya niye diğer Müslüman ülkelerin kandil diye ritüelleri yoktur diye sorgulamaz. Ne sunulursa kabul eder; demokrasi gibi, insan hakları gibi, özgürlük gibi… Bunların hepsinin gönülden benimsendiğini, asla göstermelik olmadığını bilir. Demokrasiyi içselleştirmiştir; seçimler adil, sonuçlar kesindir. Hiçbir zaman sandık başında kavga çıkmaz, oylar çalınmaz. Çünkü Türk insanı demokrasiye saygılıdır, kaybetmeyi de kazanmayı da bilir.



Türk insanı eğitimlidir, bilime çok önem verir. Bir tek yıllardır sakız çiğnemenin orucu bozar mı sorusuna bilimsel yanıt bulamadı. Ama onun dışında her konuda derin bilgi sahibidir. Üniversiteleri bilim yuvasıdır, siyasi müdahalelerden uzaktır. Akademisyenleri özgürce fikir üretir, sansüre uğramaz. Kitap okumayı sever, kütüphaneleri dolup taşar. Özellikle eleştirel düşünceyi çok önemser; sorgular, araştırır, doğruyu bulmadan asla tatmin olmaz.



Türk insanı temizdir, çevreye saygılıdır, çiçeğe böceğe çok önem verir. Çekirdek kabuklarını, sigara izmaritlerini sokaklara atma sebebi topraktan geldi toprağa gitsin felsefesidir. Piknik alanları yemyeşildir, sahilleri tertemizdir. Çöpünü geri dönüştürür, plastik kullanmaktan kaçınır. Çevre bilinciyle yetişmiş, doğaya zarar vermemek için elinden geleni yapar. Ağaçları kesmez, hayvanları korur. O yüzden doğa katliamları ve çevre kirliliği bu topraklarda hiç yaşanmaz.





Türk insanı, diğer geri kalmış ülke insanların “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” gibi söylemlerle ilk fırsatta devleti soymaya çalışmaz. “Üzümünü ye bağını sorma” diye hesabını veremediği edinimde bulunmaz. Mal varlığının kaynağını açıklamakta hiç zorlanmaz. Siyasetçiler servetlerini alnının teriyle kazanır, yolsuzluk, rüşvet bu ülkede duyulmamıştır. Müteahhitler sadece işlerini layıkıyla yapar, malzemeden çalmaz. O yüzden binaları sapasağlamdır, depremlerde asla yıkılmaz.



Türk insanı iyi bir esnaftır, mütedeyyin Müslümandır. Ramazan ayı yaklaşıyor diye geçen hafta 550 liraya sattığı kıymayı bu hafta 630 liraya satar, çünkü zam berekettir, rızık Allah’tandır. Alışverişte yalan söylemez, malını överken abartmaz. “Müşteri velinimettir” diyerek müşteri memnuniyetini her şeyin üstünde tutar. O yüzden esnafı dürüstlüğüyle tanınır, fiyatlar her zaman rızkı temsil eder, kimse kimseyi kazıklamaz.



Türk insanı candır, insandır. O kadar duygusaldır ki, “Sordum sarı çiçeğe, annen baban var mı?” diye sorar, çiçek cevap veremeyince ilahi yazıp ağlar. Yarın kutlanacak olan 14 Şubat sevgililer gününde veya Anneler Günü’nde çiçekleri koparıp götürürken, doğanın annesi olan toprağı hiç üzmediğini, ne kadar çok sevdiğini düşünür. Hümanizmi buradan gelir, doğanın da insanın da hakkını gözetir. Parkları betonlaştırmaz, ormanları katletmez, gölleri kurutmaz. Çünkü bilir ki doğa kutsaldır ve onunla uyum içinde yaşanmalıdır.



Ve tabii ki Türk insanı, milliyetçidir, vatanını sever. Her fırsatta ülkesinin ne kadar güçlü, ne kadar mükemmel olduğunu anlatır. Eleştirenleri hain ilan eder, çünkü eleştiri kötüdür, sadakat iyidir. Vatanseverliği sorgulanamaz, milliyetçiliği gösterişsizdir. Askerini sever, vergi kaçırmaz, devletine sadıktır. Gösteriş için bayrak asmaz, milliyetçiliğini içten yaşar. Her şeyin en doğrusunu bilir, dış güçlerin oyunlarına asla gelmez.



Kısacası...

Türk insanı erdemlidir, ahlaklıdır, vicdanlıdır, bilimden yanadır, rasyonel akılla hareket eder.

Dünya, Türk insanını, Türkiye'yi kıskanır ve bu erdemden nasiplenmek için sıraya girer de, Türk insanı mütevazıdır; bu kadar iyiliği kimselere anlatmaz. Anlatsa, zaten dünya değişirdi... Ama gerek yok, çünkü o zaten dünyanın merkezindedir, mükemmeldir, kusursuzdur.



Ozan

13 Şubat 2025

Hiç yorum yok: