Yayık...
“Milli
içkimiz ayrandır” deyince birisi Başbakan’a yayık hediye etti...
İyi ki
ineği getirmedi...
*
Yalakalık
genlerimizde...
Oraya
kameralı sabit radar takmışlar mesela, yolun tam tepesine... Üzerinde azami hız
“70 km” yazılı olanlardan...
Ben 40
ile geçerim...
Radarın
hoşuna gitsin...
Altından
geçerken hürmeten gülümseyerek bakarım radara... Hızı belirlediğine göre demek
ki görüyor...
Belki
selam veren bile vardır...
Selamı
aldı aldı, yok almadı...
*
Bir
işadamı hayır işleri için açık yapılan artırmada, Başbakan’ın eski mokasen ayakkabılarını
satın alıp evinde şöminenin üzerine koymuştu...
Bibloların
arasına...
Ev doldu
taştı dediler...
Ziyarete
açtılar...
Mokasen-i
şerif diyelim...
*
Ayran
içenler çoğaldı, satış rakamları fırladı...
Ayranın
faydalarını yazdılar köşelerinde, televizyon programında büyük ayran bardağı
koyuyorlar öne...
“Akşamcılara”
karşı yeni sınıf oluştu birkaç günde:
“Ayrancılar...”
“Bi daha,
bi daha” diye sallanmadan giden görürseniz...
Odur...
*
Ayranlı
bıyıklarının ucunu silmeden ihaleye giren olsa var ya...
Ceketine
dökülen ayranı üç gündür silmemiş komisyon başkanından alır işi... Göğüs cebine
mendil yerine pastörize ayran kutusu koymuş öbür işadamı itiraz etse de etmese
de...
*
Başbakan’a
yayık hediye edince, salon alkıştan yıkıldı...
Duygusal
görüntü ne de olsa...
Yayık...
Ayran...
Başbakan...
Dokunuyor
insana Hüseyin...
*
Siz
rakınızı canınızın istediği gibi, özgürce ve korkusuzca şu önümüzdeki seçime
kadar içtiniz içtiniz...
Yok
içmediniz, sonra biraz zor...
Sert
önlemler hazırladılar...
Eğer
ayrancı iktidarını sürdürebilirse, dışarıda içecek yer bulamayacaksınız...
*
Olmadı
“Yetmez ama evet” diyerek ayran içersiniz...
Yalakalık
pastörizedir...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder