Bir
zamanlar diyordum ki: Bu Türk’tür, bu Bulgar’dır ve bu Yunanlı’dır. Ben, vatan
için öyle şeyler yaptım ki patron, tüylerin ürperir; adam kestim, çaldım,
köyler yaktım, kadınların ırzına geçtim, evler yağma ettim…
Neden?
Çünkü bunlar Bulgar’mış, ya da bilmem neymiş…
Şimdi
kendi kendime sık sık şöyle diyorum: Hay kahrolasıca pis herif, hay yok olası !
Yani
akıllandım, artık insanlara bakıp şöyle demekteyim: Bu iyi adamdır, şu kötü.
İster Bulgar olsun, ister Rum, isterse Türk. Hepsi bir benim için. Şimdi, iyi
mi, kötü mü, yalnız ona bakıyorum. Ve ekmek çarpsın ki, ihtiyarladıkça da, buna
bile bakmamaya başladım. Ulan, ister iyi, ister kötü olsun be! Hepsine acıyorum
işte…
Boşversem
bile, bir insan gördüm mü içim cız ediyor. Nah diyorum, bu fakir de yiyor, içiyor,
seviyor, korkuyor, onunda Tanrı’sı ve karşı Tanrı’sı var, o da kıkırdayacak ve
dümdüz toprağa uzanacak, onu da kurtlar yiyecek…
Hey
zavallı hey! Hepimiz kardeşiz be…
Hepimiz
kurtların yiyeceği etiz…
Zorba
/ Nikos Kazancakis

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder