Bu
Topraklarda İçilir; Çünkü...
İçki,
mezesi, sohbeti ve edebiyatıyla geniş bir kültürün parçasıdır. Rakı sofrasının
yerini şeftali suyu sofrası alamaz. Bâdesi olmayan bir toplum ne Fuzûlî’yi,
Bakî’yi, ne Ömer Hayyam’ı, ne de Yahya Kemal’i anlayabilir.
Kemal
KIZILCA
İstanbul
- BİA Haber Merkezi 16 Mayıs 2013, Perşembe
Alkollü
içkilerin rekor düzeyde vergiler, yasaklar ve kısıtlamalar zoruyla kamusal
alanın dışına taşınma çabaları, Türkiye’nin kültür mirasına ve tarihine ciddi
zarar vermektedir.
Çünkü;
İçki, 12
bin yıldır, Anadolu kültürünün ve tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Mezopotamya,
dünyada içkinin ilk keşfedildiği topraklar arasındadır. Urfa Göbeklitepe’de
yakın zamanda elde edilen arkeolojik bulgular, Türkiye’de içkinin tarihinin,
tarımın keşfi kadar eski olduğunu göstermektedir. Bu bakımdan Türkiye insanı,
dünyanın gıpta ettiği bir miras üzerinde yaşamaktadır. Yapılması gereken, bu
kültür mirasını reddetmek değil, sahiplenmektir.
İçki
kültürü, bütün dünyaya mısır ve Anadolu’dan yayılmıştır.
Batı
dillerinde içki ya da içmek anlamında kullanılan “booze”, “busen” gibi bütün
kelimelerin kökeni, Orta Doğu’nun “boza”sıdır. Boza, bekletildiğinde alkollü
bir içkiye dönüşür; bu bakımdan, biranın atasıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda
yaygın olarak bulunan bozahanelerle bugünün birahaneleri arasında sadece isim
farkı vardır. Bu nedenle bira (boza), ezelden beri Türkiye’nin de içkisidir!
İçki
içmek, alkol tüketmek demek değildir.
İçki,
yemeğiyle, mezesiyle, sohbeti ve edebiyatıyla, geniş bir kültürün parçasıdır.
Rakı sofrasının yerini şeftali suyu sofrası alamaz; düğünde içilecek rakının
yerini ayran tutmaz. Bâdesi olmayan bir toplum, ne Fuzûlî’yi, Bakî’yi, Nedim’i,
ne Ömer Hayyam’ı, ne de Yahya Kemal’i anlayabilir. Binlerce yıllık Şiraz şarabı
Shiraz olursa; Şiraz’lı Hafız’ın mezarında kemikleri sızlar!
Gençler
görmesin diye içkiyi saklamak, gençlerin yanında araba kullanmamakla aynı şeydir.
Evet,
bazı hakları kullanabilmek için reşit olmak gerekebilir: Araç ehliyetine sahip
olmak, seçimlerde oy kullanmak ve aday olmak, bazı ticari tasarruflarda
bulunabilmek... Gençler özenir diye onların yanında araç kullanmamak, oy
vermemek, ticari faaliyette bulunmamak ne kadar akla aykırı ise, gençlerin
yanında içki içmemek de öyledir. Adabıyla içilen içki, gençlere kötü değil,
güzel örnek olur.
Makul
miktarda tüketilen içki sağlık açısından yararlıdır.
Az
miktarda ve düzenli tüketilen içkinin kalp ve damar hastalıkları ya da kanser
riskini azalttığı ve ortalama ömrü uzattığına dair sayısız tıbbî araştırma
bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları da bu bulguları destekler
niteliktedir. Diğer yandan, fazla içmek çok zararlıdır. Tıpkı aşırı tuz, şeker ya
da karbonhidrat tüketmenin zararlı olduğu gibi… (KK/HK)
* Dr.
Kemal Kızılca, Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder