15 Mayıs 2013 Çarşamba

Bu Topraklarda İçilir; Çünkü...


Bu Topraklarda İçilir; Çünkü...
İçki, mezesi, sohbeti ve edebiyatıyla geniş bir kültürün parçasıdır. Rakı sofrasının yerini şeftali suyu sofrası alamaz. Bâdesi olmayan bir toplum ne Fuzûlî’yi, Bakî’yi, ne Ömer Hayyam’ı, ne de Yahya Kemal’i anlayabilir.
 Kemal KIZILCA
İstanbul - BİA Haber Merkezi 16 Mayıs 2013, Perşembe

Alkollü içkilerin rekor düzeyde vergiler, yasaklar ve kısıtlamalar zoruyla kamusal alanın dışına taşınma çabaları, Türkiye’nin kültür mirasına ve tarihine ciddi zarar vermektedir.
Çünkü;
İçki, 12 bin yıldır, Anadolu kültürünün ve tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Mezopotamya, dünyada içkinin ilk keşfedildiği topraklar arasındadır. Urfa Göbeklitepe’de yakın zamanda elde edilen arkeolojik bulgular, Türkiye’de içkinin tarihinin, tarımın keşfi kadar eski olduğunu göstermektedir. Bu bakımdan Türkiye insanı, dünyanın gıpta ettiği bir miras üzerinde yaşamaktadır. Yapılması gereken, bu kültür mirasını reddetmek değil, sahiplenmektir.
İçki kültürü, bütün dünyaya mısır ve Anadolu’dan yayılmıştır.
Batı dillerinde içki ya da içmek anlamında kullanılan “booze”, “busen” gibi bütün kelimelerin kökeni, Orta Doğu’nun “boza”sıdır. Boza, bekletildiğinde alkollü bir içkiye dönüşür; bu bakımdan, biranın atasıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda yaygın olarak bulunan bozahanelerle bugünün birahaneleri arasında sadece isim farkı vardır. Bu nedenle bira (boza), ezelden beri Türkiye’nin de içkisidir!
İçki içmek, alkol tüketmek demek değildir.
İçki, yemeğiyle, mezesiyle, sohbeti ve edebiyatıyla, geniş bir kültürün parçasıdır. Rakı sofrasının yerini şeftali suyu sofrası alamaz; düğünde içilecek rakının yerini ayran tutmaz. Bâdesi olmayan bir toplum, ne Fuzûlî’yi, Bakî’yi, Nedim’i, ne Ömer Hayyam’ı, ne de Yahya Kemal’i anlayabilir. Binlerce yıllık Şiraz şarabı Shiraz olursa; Şiraz’lı Hafız’ın mezarında kemikleri sızlar!
Gençler görmesin diye içkiyi saklamak, gençlerin yanında araba kullanmamakla aynı şeydir.
Evet, bazı hakları kullanabilmek için reşit olmak gerekebilir: Araç ehliyetine sahip olmak, seçimlerde oy kullanmak ve aday olmak, bazı ticari tasarruflarda bulunabilmek... Gençler özenir diye onların yanında araç kullanmamak, oy vermemek, ticari faaliyette bulunmamak ne kadar akla aykırı ise, gençlerin yanında içki içmemek de öyledir. Adabıyla içilen içki, gençlere kötü değil, güzel örnek olur.
Makul miktarda tüketilen içki sağlık açısından yararlıdır.
Az miktarda ve düzenli tüketilen içkinin kalp ve damar hastalıkları ya da kanser riskini azalttığı ve ortalama ömrü uzattığına dair sayısız tıbbî araştırma bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları da bu bulguları destekler niteliktedir. Diğer yandan, fazla içmek çok zararlıdır. Tıpkı aşırı tuz, şeker ya da karbonhidrat tüketmenin zararlı olduğu gibi… (KK/HK)
* Dr. Kemal Kızılca, Ankara Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

Hiç yorum yok: