Alın Teri Üzerine Bir İsyan
"Emekli maaşlarını altın hesabıyla yapmak kurnazlıktır, hainliktir." demiş Erdoğan
Aynı Erdoğan'a sormak lazım "TÜİK'in verileri düşük gostemesi sonucu asgari ücretlinin, emeklinin maaşını eksik alması hangi hainliktir."
300.000 TL maaş, 4 maaş ikramiye ve ailesi dahil limitsiz sağlık sigortası alanlar, alın teriyle geçinen emekçilerin kaderini belirlemek için sarı sendikaların desteğiyle masaya oturuyorlar. Bu masalarda, emeğin sömürüsü “asgari ücret” adı altında resmileştiriliyor. Bugün, emekçinin %52’si 17 bin liralık asgari ücretle yaşamaya çalışıyor, ama aslında bu ücret bir yaşam mücadelesinin değil, sömürünün açık bir belgesidir.
Asgari ücretle çalışanlar, doğalgaz, elektrik ve su faturalarını işverenle aynı oranda ödüyor. Ancak markete gittiğinde, işverenin aldığı 5 kiloluk ürünü, yarım kilo olarak alabiliyor ve bunu da aynı fiyat biriminden ödüyor. Bir yanda 72 bin lira yokluk sınırı ve 22 bin lira açlık sınırı varken, diğer yanda 17 bin liraya mahkûm edilen milyonlar var.
Gezi Direnişi sırasında doların 1.88'den 1.90’a çıkmasını "Ekonomiyi siz batırıyorsunuz" diyerek eleştirenler, bugün dolar 39 TL'ye, altın ise 3 bin TL’ye çıkınca "Çağ atlıyoruz" deme yüzsüzlüğünü gösterebiliyor. Bu ülkenin bir gerçeği de şu ki, asgari ücretle yaşam mücadelesi verenlerin büyük bir kısmı, kendilerine “Bu bir sınav, Allah sizi fakirlikle sınıyor” diyen siyasal iktidara oy veriyor.
Ne acıdır ki, çelişkilerle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Alın teriyle var olmaya çalışanların emek mücadelesi, her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bu düzen değişmedikçe, ne adalet gelir ne de refah. Ve biz, bu çelişkiler ülkesinde yaşamanın utancını her gün bir kez daha hissediyoruz.
Ozan
13 Aralık 2024

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder