Tonguç'u Dinlemedik
Demokrasinin iki çeşidi vardır: halkı eğitmeden olmaz birincisi. bu zor ama gerçek demokrasidir. ikincisinde eğitilmeden, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. biz demokrasinin kolayını seçtik."
İsmail Hakkı Tonguç
1954
İsmail Hakkı Tonguç'un 1954'te dile getirdiği bu söz, demokrasiye dair çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Demokrasi, halkın bilinçli katılımını gerektirir; ancak bu, eğitimsiz bir toplumda zor ve zahmetli bir süreçtir. Gerçek demokrasi, halkın bilinçlenmesiyle, eleştirel düşünceye sahip bireylerin ortak akılla karar alabilmesiyle mümkündür. Ne var ki, kolay olan yöntem, halkı eğitmek yerine demagojiye başvurarak onların karar mekanizmalarını yönlendirmek ve sandık aracılığıyla göstermelik bir demokrasi yaratmaktır. Tonguç'un bu ifadeleri, toplumların demokratikleşme süreçlerinde eğitimin ve eleştirel bilincin önemini bir kez daha vurgularken, eğitimsiz bırakılmış kitlelerin kolayca manipüle edilebileceği gerçeğine dikkat çekiyor. Ne yazık ki, biz de bu kolay yolu seçtik.
Son 25 yılın Türkiye’si, İsmail Hakkı Tonguç’un ifade ettiği demokrasinin ikinci evresini tüm çıplaklığıyla yaşıyor. Halkın geniş kesimleri yeterli eğitimi ve eleştirel düşünce becerisini kazanmadan, yalnızca sandığa giderek "demokrasi"ye katkı sunduğunu zannediyor.
Aysun Kayacı'nın daha önceki yıllarda söylediği "Dağdaki Çobanla Benim Oyum Bir mi?" sorusuna yanıt vermek gerekir.
Oysa gerçek demokrasi, yalnızca oy vermekle değil, bilinçli bir şekilde karar süreçlerine katılmakla mümkündür.
Bu dönemde demagoji, manipülasyon ve popülist söylemler, halkın aklını bulandıran birer araç haline gelmiş durumda. Toplumun bilgiye dayalı karar alma mekanizmaları zayıflatılmış, yerine duygusal tepkilerle yönlendirilen bir sistem inşa edilmiştir. Medyanın tekelleşmesi, eleştirel seslerin susturulması ve eğitimin bilimsel temelinden uzaklaştırılması, Tonguç’un bahsettiği bu "kolay demokrasi"yi daha da perçinlemiştir.
Eğer bu kısır döngü kırılmazsa, demokrasi yalnızca bir yanılsama olarak varlığını sürdürecek ve halk, gerçek bir katılım yerine yalnızca göstermelik bir temsille yetinmek zorunda kalacaktır. Toplumu eğitmek, eleştirel düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın bilinçli katılımını sağlamak, bu karanlık tabloyu değiştirebilecek tek yoldur.
Ozan
1 Aralık 2024

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder