"Paranın Bedeli: Ömürden Harcanan Zaman"
“Bir şey satın aldığınızda ödemeyi para ile yapmazsınız. Ödemeyi yaşamınızdan, para kazanmak için harcadığınız zamanla yaparsınız.”
– Jose Mujica, Eski Uruguay Devlet Başkanı
Bu söz, modern tüketim alışkanlıklarının özünü çarpıcı bir şekilde özetliyor. Her harcama, yalnızca cüzdandaki parayı değil, aynı zamanda parayı kazanmak için harcanan yaşam saatlerini temsil eder. Bu nedenle, alışveriş yaparken şu soruyu sormalıyız: "Bu ürünü satın almak için hayatımdan kaç saat harcadım ya da harcamam gerekecek?"
Jose Mujica’nın vurguladığı bu gerçek, gelirine göre emeğinin değerini sorgulayan herkes için geçerli. Örneğin, asgari ücretle çalışan bir bireyin saatlik kazancı yaklaşık 23 lira 61 kuruş. Bu, bir saatlik emeğinin ancak iki ekmek (Bugün için geçerli) alabildiği anlamına gelir. Ben bugün bu satırları yazarken yeni asgari ücret AKP hükümetinin Çalışma Bakanı 22 bin 104 lira olarak açıkladı. Bu asgari ücretle çalışan bir bireyin saatlik kazancının 30 lira 70 kuruşa yükselmesi, yani üç ekmek alabileceği seviyeye geldiğidir. Ancak bu yalnızca bir matematiksel denklem değildir; aynı zamanda, bir insanın bir saatlik ömründen vazgeçmesi demektir.
Peki, neyin karşılığında bu fedakarlığı yapıyoruz? Daha fazla tüketim mi, daha az yaşam mı? Maksim Gorki bu soruya şu sözlerle cevap verir:
"Emek keyif veriyorsa yaşam da güzeldir. Ama emek zorunluluk olmuşsa yaşam esarete döner."
Neyzen Tevfik ise bu tartışmayı toplumsal bir eleştiriyle noktalıyor:
"Aslında herkese yetecekti ekmek.
Gel gör ki: Tarlaya karga dadandı,
Ambara fare,
Fırına hırsız,
Memlekete harami..."
Tüm bu ifadeler, bireyin emeğiyle yaşam arasında kurduğu bağı sorgulamasını ve toplumsal adaletin gerekliliğini hatırlatıyor. Ömürden harcanan her saatin değerini bilmek ve emeğin sömürülmesine karşı durmak, hem bireysel hem de toplumsal bir sorumluluktur.
Ozan
24 Aralık 2024

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder