24 Aralık 2024 Salı

AVRUPA'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜ: HANS ÖLMESİN HASAN ÖLSÜN

 Batı'nın İki Yüzlülüğü



Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın, Suriyeli göçmenlere yönelik politikaları uzun süredir tartışma konusu. Özcan, Suriyeli göçmenlerin Bolu'da bulunmasına karşı olduğunu açıkça ifade etmiş ve bu doğrultuda bazı radikal kararlar almıştı. Örneğin, yabancılara sunulan hizmetlerin ücretlerini artırarak caydırıcı bir politika uygulamış, Arapça tabelaları kaldırmış ve nikâh kıyma bedellerini astronomik rakamlara çekmişti. Bu kararlar sonucunda Bolu’daki yaklaşık 20 bin Suriyeli göçmen şehri terk etti. Bu durum, bazı çevrelerce özellikle "solcu" veya "sosyalist" olduğunu iddia eden kişi ve partiler tarafından yoğun bir şekilde eleştirildi.
Tanju Özcan’ın bu politikaları, uluslararası çapta da yankı buldu. Sözcü TV’deki bir röportajında Özcan, Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir’in kendisini telefonla arayarak eleştirdiğini aktardı. Özdemir, Özcan’a "Sen nasıl solcu ve sosyal demokrat bir belediye başkanısın? Suriyelilere böyle bir uygulama yapamazsın" diyerek tepki göstermiş. Ancak Özcan’ın Özdemir’e verdiği yanıt, Avrupa’nın göçmen politikalarındaki çifte standardı gözler önüne serdi. Özcan, Özdemir’e şu soruyu yöneltti: "Peki, siz Almanya olarak Suriyelilere sınır kapılarınızı açıp ekmeğinizi ve suyunuzu paylaşabilir misiniz?" Özdemir’in bu soruya yanıtı ise oldukça netti: "Biz yapamayız."
Avrupa’nın bu tutumu, iki yüzlü politikalarının açık bir yansımasıdır. Göçmenlere dair söylemlerinde insan hakları ve dayanışma gibi kavramları sıkça dile getiren Batı, pratikte tamamen farklı bir yaklaşım sergilemektedir. Tarih boyunca, savaş ve çatışmaları körükleyerek silah ticaretini artıran Batı, savaşların bedelini "Hans değil Hasan ödesin" mantığıyla Ortadoğu ve Afrika halklarına yüklemiştir.
Bu ikiyüzlülüğün bir diğer örneği, Batı’nın çevre politikalarındadır. Kendi topraklarını kirletmemek adına milyonlarca ton çöpü, para karşılığında Ortadoğu ve Afrika ülkelerine gönderen Avrupa, doğayı koruma söylemlerinde de samimiyetsizdir. En son Türkiye’nin Avrupa’nın çöplerini aldığını öğrenmemiz, bu sistematik sömürü düzeninin bir parçasıdır.
Batı’nın politikalarını değerlendirirken, bu tür çelişkileri görmezden gelmek mümkün değildir. İnsan hakları, çevre koruma ve dayanışma gibi evrensel değerleri savunuyormuş gibi yapan Avrupa, pratikte kendi çıkarlarını her şeyin önüne koyan bir strateji izlemektedir. Tanju Özcan’ın Cem Özdemir’e yönelttiği soru, Batı’nın bu samimiyetsizliğini ortaya koyan güçlü bir hatırlatmadır.
Ozan
20 Aralık 2024

Hiç yorum yok: