9 Aralık 2024 Pazartesi

SURİYE'Lİ MÜLTECİ SORUNU

 SURİYE'Lİ MÜLTECİ SORUNU



DEMOGRAFİK YAPI BOZULDUaraş

Düşündüren Suriye Raporu – 08 Haziran 2024

Gaziantep Kulübü’nün düzenlediği Alleben Toplantıları kapsamında, 41 STK’nın katkılarıyla hazırlanan “Gaziantep Şehrinde Değişen Nüfus Yapısı ve Etkileri” başlıklı rapor, kentin demografik ve sosyo-ekonomik yapısına dair kritik tespitler içeriyor. Rapor, Suriyeli nüfusun Gaziantep’te ve dolayısıyla Türkiye genelinde oluşturabileceği uzun vadeli sorunlara dair çarpıcı öngörüler sunuyor.


GAZİANTEP’İN GELECEĞİ TEHLİKE ALTINDA

Rapor, mevcut doğurganlık oranlarına dayanarak, 20 yıl içinde Gaziantep nüfusunun %50’sinin Suriyelilerden oluşacağını öngörüyor. Türkiye genelinde 1.62 olan doğurganlık hızı, Suriyelilerde 5.3’e kadar çıkıyor. Bu dramatik fark, yerli nüfusun uzun vadede kendi şehrinde azınlık konumuna düşme endişesini artırıyor.


EKONOMİDE KAYIT DIŞILIK VE HAKSIZ REKABET

Gaziantep’te kayıtlı 5.000’in üzerinde Suriyeli işletme bulunurken, kayıt dışı faaliyet gösteren küçük esnaf ve atölyelerin sayısının çok daha fazla olduğu belirtiliyor. Bu durum, yerel ekonomide haksız rekabetin artmasına ve vergi kayıplarına yol açıyor. Kayıt dışı ekonominin büyümesi, yerel halkın ekonomik yaşamını olumsuz etkileyerek işsizlik ve gelir eşitsizliğini derinleştiriyor.


EĞİTİMDE EŞİTSİZLİK VE KÜLTÜREL UYUMSUZLUK

Suriyeli öğrencilere üniversitelerde sağlanan sınavsız kontenjanlar, yerli öğrenciler arasında büyük bir rekabet dezavantajı yaratıyor. Rapor, bu uygulamanın Türk eğitim sistemine zarar verdiğini ve toplumsal huzursuzluğun artmasına yol açtığını vurguluyor. Ayrıca, Türkçe bilmeyen Suriyeli öğrencilerin mezun olması, eğitimin niteliği konusundaki soru işaretlerini büyütüyor.

FAKÜLTELERDEN MEZUN OLAN SURİYELİLER

 ‘’Fakültelerden mezun olmuş Suriyeliler ise bambaşka bir sorun oluşturmaktadır. Hukuk Fakültesini bitirip avukat olmuş, T.C. vatandaşı olmuş, Baroya kabul edilmiş, avukatlık ofisi açmış ama Türkçe bilmeyen Suriyeli avukatlarımız mevcuttur. Türkçe bilmeden Türkiye’deki bir hukuk fakültesinden mezun olunabilmesi oldukça düşündürücüdür.’’


EĞİTİMDE HAKSIZ REKABET

“Türk öğrencilerimiz üniversiteye girerken yıllar süren yoğun bir hazırlık sonunda seviye tespit sınavına girerek fakültelere yerleştirilirken, Suriyeli öğrenciler YÖS sınavı haricinde sınavsız bir şekilde fakültelere girebilmektedir. Dolayısıyla üniversitelerimizde sürekli artan, haksız rekabet oluşturan Suriyeli öğrenci potansiyeli ile karşı karşıyayız. Önceleri az sayıdaki yabancı öğrenci bir şekilde entegre olurdu. Kalabalık olduklarında buna ihtiyaç duymadıkları, kendi dillerini, kendi kültürlerini içimizde yaşamaya devam ettikleri gözlenmektedir. Gittikçe artan bir şekilde kültürel ve sosyal alışkanlıklarımız, kadim kültürümüz olumsuz şekilde etkilenmektedir.’’


SOSYAL GERİLİM VE YAŞAM KALİTESİNDE DÜŞÜŞ

Raporda, Suriyelilerin kendi kültürlerinden ödün vermeden yaşamlarını sürdürdüğü, yerli halkın ise bu durumdan giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu ifade ediliyor. Raporda "Gaziantep’te yaşam; yerli nüfus için gittikçe çekilmez hale gelmektedir, Yolda, toplu ulaşım araçlarında, parkta, evde, işte çevreyle uyumlu olamamakta, kendi kültürlerini, alışkanlıklarını olduğu gibi sürdürmekte ve biz Gazianteplilerin yaşam alanını daraltmaktadırlar”


SAĞLIK SİSTEMİ ÜZERİNDE AĞIR YÜK

Geçici koruma altındaki Suriyelilerin kamu sağlık hizmetlerinden yoğun şekilde faydalandığı, Türk vatandaşlarının ise çoğu zaman özel hastanelere yönelmek zorunda kaldığı vurgulanıyor. Suriyelilerin muayene ve ilaç ücretlerinden muaf tutulması, sağlık sisteminin maliyetini artırırken yerel halk üzerinde ek bir yük oluşturuyor. Gaziantep’teki kamu sağlık bütçesinin büyük bir kısmının Suriyelilere harcanması, sistemin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişelere yol açıyor.


GÖÇMEN SAĞLIĞI MERKEZİ

“Gaziantep’te Suriyeli Sığınmacılara yönelik sağlık hizmeti veren ve aile sağlığı merkezleri gibi çalışan “göçmen sağlığı merkezi” adı altında 12 adet merkez vardır. Burada ağırlıklı Suriyeli hekim ve sağlık personeli çalışmaktadır. Ayrıca Suriyeli sığınmacılar Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının sağlıkla ilgili yükümlü olduğu muayene ücretini ve ilaç katılım payı ücretini ödemezken, bizim insanımız bu ücretleri ödemektedir. Bu durumun da Suriyelilerin sağlık sistemini kullanım sıklığını ve maliyetini arttırdığı yönünde endişemiz mevcuttur.  Gaziantep’te sağlık sistemine ayrılan bütçenin büyük bir kısmı Suriyelilere harcanmaktadır”


DEMOGRAFİK YAPIYA TEHDİT

Türkiye’de doğurganlık hızının nüfus yenilenme seviyesinin altına düşmesi, yerel nüfusun giderek azalacağını gösteriyor. Buna karşın, Suriyelilerin Türkiye’deki yüksek doğurganlık oranı, mevcut nüfus dengesini hızla değiştirecek bir tehdit oluşturuyor. Rapor, bu durumu “ekonomik, sosyal ve siyasi bir yükün sürekli artışı” olarak nitelendiriyor.

Raporda 

"Türkiye’de 2022 yılı verilerine göre doğurganlık hızı 1.62 olmuştur. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2.10'un altında kaldığını göstermektedir. Suriye’de Suriyelilerin doğum oranı 2,7 iken Türkiye’deki Suriyelilerin doğum oranı 5,3 seviyesindedir. Önümüzdeki 20 yılın projeksiyonunu çıkardığımızda  Gaziantep’in nüfusunun %50’sinin Suriyeli olacağı görülmektedir. Demek ki, Türkiye’deki yaşam Suriyeliler için giderek daha kolay ve sürdürülebilir hale gelmiştir. Dolayısıyla ne kadar kişiyi ülkesine geri gönderirseniz gönderin, bu nüfus artışıyla aynı sayılarla karşılaşmanız neredeyse kesindir. Bu durum ekonomik, sosyal ve siyasi yükün hiç eksilmemesi ve demografik yapının bozulması anlamı taşıyacaktır.’’                       


MEVCUT POLİTİKADAN VAZGEÇİLMELİ

Sığınmacıların geri dönüşünü sağlayacak uluslararası müzakerelere acilen başlanması gerektiği ifade ediliyor. Mevcut politikaların halkın çıkarlarını gözetmekten uzak olduğu, bu durumun ise toplumsal huzursuzluğa yol açabileceği belirtiliyor.

Raporda “Türkiye’nin acilen mevcut politikasından vazgeçip, halkın problemlerini çözecek ülkemizin gerçekleri ve halkımızın yararlarını gözetecek, geçici koruma altındaki Suriyelilerin geri dönüşünü sağlayacak politikalar üretmesi gerekmektedir. Sığınmacılarla ilgili imzalanan uluslararası anlaşmalar gözden geçirilmeli ve sığınmacıların geri dönüşünü sağlayacak müzakerelere ivedilikle başlanmalıdır’’ dedi.


ÖNLEM ALINMALI

"Gaziantep şehrinde sığınmacılar dezavantajlı mahallelerde yoğunlaşmışlardır. Dolayısıyla mevcut siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel problemlere sahip bu mahallelere yenilerinin eklenme olasılığı yüksektir. Bu durumun önümüzdeki yıllarda toplumsal olaylara neden olması da olasıdır."


Sonuç olarak, Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin genelinde sosyal, ekonomik ve demografik yapıyı koruyacak sürdürülebilir politikaların uygulanması gerektiği vurgulanıyor. “Toplumsal bütünlüğü korumak ve geleceğe güvenle bakmak için mevcut politikadan vazgeçilmeli ve yerli halkın çıkarları gözetilmelidir.”

Ozan 

06 Aralık 2024

Hiç yorum yok: