CHP'nin İsmet İnönü'nün İzdüşümündeki Gölgesi
CHP grup toplantısında Genel Başkan Özgür Özel, "Bu parti İsmet İnönü partisidir" ifadesini kullandı. Bu ifade, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel bağlamını ve kimliğini sorgulamak için bir başlangıç noktasıdır. Atatürk'ün vefatından sonra CHP'nin yaşadığı değişimlerin İsmet İnönü'nün ideolojik ve politik tercihlerinin izdüşümü olduğu açıktır.
İsmet İnönü: Tarihsel Bir Portre
“Bütün memleketi parçalamadan ülkeyi bir Amerikan denetimine bırakmak, yaşayabilmek için tek uygun çare gibidir.” (5)
5- Milli Kurtuluş Tarihi, Doğan Avcıoğlu, Cilt 3, s. 1696.
Bu cümle, İnönü’nün Batı’ya bağlanma eğiliminin tesadüf değil, bilinçli bir stratejik tercih olduğunu göstermektedir. İnönü’nün liderliğinde CHP, ulusal bağımsızlık fikrini bir kenara bırakıp Batı’ya entegrasyonu temel politika haline getirmiştir.
Batıya Bağlanma: Hata mı, Stratejik Tercih mi?
İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşananlar, İnönü’nün bu eğiliminin devamı niteliğindedir. Sovyetler Birliği ile gerginliklerin tırmandığı bir dönemde, İnönü bir Amerikan gazetecisine şu açıklamayı yapmıştır:
“Eğer Rusya gelip de aradaki anlaşmazlıklara olumlu biçimde çözme teklifinde bulunsa bile, ben Türk siyasetinin Amerikan siyasetiyle el ele gitmesi taraftarıydım.” (7)
7- Çok Partili Hayata Geçiş, Prof. Taner Timur, İletişim Yayınları.
Bu ifade, İnönü’nün Batı’ya bağımlı bir dış politika anlayışını bilinçli olarak benimsediğini ortaya koymaktadır. İnönü’nün bu tercihi, Türkiye’nin bağımsızlık ekseninden çıkarak ABD etkisine girmesinin yolunu açmıştır.
CHP’nin Kimlik Bunalımı
CHP, İnönü’nün çizdiği bu rotadan hiçbir zaman tam anlamıyla kopamamıştır. Batı’ya bağımlı politikalar, Atatürk’ün tam bağımsızlık ilkesiyle bağdaşmayan bir anlayışın temsilidir. Bugün CHP’nin ideolojik ve politik yönelimlerinde yaşanan çelişkiler, İnönü’nün mirası ile Atatürk’ün idealleri arasındaki bu derin uçurumdan kaynaklanmaktadır.
Özgür Özel’in “Bu parti İsmet İnönü partisidir” sözü, aslında CHP’nin kimlik bunalımını ve tarihsel birikiminin sorgulanması gerektiğini bir kez daha gündeme getirmiştir. Atatürk’ün “tam bağımsızlık” ilkesine mi yoksa İnönü’nün “Batı’ya bağımlılık” politikasına mı sadık kalınacağı sorusu, partinin önündeki en temel meselelerden biridir.
Bu bağlamda CHP, kendi tarihini samimi bir şekilde değerlendirip ideolojik temellerini yeniden tanımlamak zorundadır.
Ozan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder