13 Aralık 2024 Cuma

SİYASAL İSLAMCI TOSUNCUKLAR

SİYASAL İSLAMCI TOSUNCUKLAR



 "Siyasal İslam'ın Tosuncukları: Maskelerin Ardındaki Çürüme"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 98 milyon liralık mal varlığının kaynağını açıklayamayan Kırklareli Valisi Osman Bilgin hakkında soruşturma açılmasına izin verdi. Şaşırtıcı mı? Asla.



Kim bu Osman Bilgin? Hatırlayalım, deprem döneminde “Memurlar, işçiler bir ay maaş almasın; halkımız malının %10’unu bağışlasın” çağrısı yapan aynı vali. Nereli diye merak ettim; Trabzon Vakfıkebirliymiş. Yani Karadeniz’in bolca çıkardığı "tosuncuklardan" biri. Malum, bu tosuncukların özelliği "milliyetçi, mukaddesatçı, vatansever" söylemlerle sahneye çıkıp devleti sistematik olarak soymaktır.


Osman Bilgin’in hikâyesi ne yazık ki Siyasal İslamcıların klasik bir örneği. Onlar için din, iman, vatan, bayrak sadece maskedir; asıl amaçlarını, yani servetlerine servet katmayı gizleyen bir kılıftır. Osman Bilgin’in önerisine bakın: "Memurlar, işçiler maaş almasın; halk malının %10’unu bağışlasın." Peki ne yapıyor kendisi? Halkın malının %10’unu ve memurların maaşını adeta kendi hesabına aktarmış gibi görünüyor. İşte tam da bu yüzden “tosuncuk” sıfatını sonuna kadar hak ediyor.


Bu tosuncuklar, dinin ve milliyetçiliğin ardına saklanarak hırsızlıklarını meşrulaştırır. "Bayrak" derler; o bayrak, suçlarını örtmek için bir sembolden ibarettir. "Toprak" derler; ama o toprak Kazdağları gibi değerli madenleri içermiyorsa umurunda değildir. Hatırlayın, bir başka Karadenizli, Cengiz Holding’in sahibi Mehmet Cengiz, altın ve gümüş uğruna Kazdağları’nı delik deşik etti. “Vatan, millet” naraları atanlar için vatan toprağı değil, toprak altındaki madenler önemlidir.


Camiler? Onlar için ticarethane; ezan, hoparlörden müşteri çağıran bir anons; namaz, müşteriyi inandırmak için bir ritüel. Din mi? Siyasal İslamcı tosuncuklar için din, en büyük ticaret alanıdır. Din satarak güç ve servet kazanmaktan daha kârlı bir iş yoktur.


Bu zihniyet, “millet” kavramından da nefret eder, çünkü onlar için millet yoktur, ümmet vardır. Ve bu ümmet, sorgulamadan, itiraz etmeden her şeye boyun eğmelidir. İşte bu yüzden Siyasal İslamcılar, halkı sadaka kültürüyle susturur, duygu sömürüsüyle kendilerine bağlar. Onların gözünde halk, sadece bir kaynaktır; sömürmek için vardır.


Osman Bilgin ve benzerleri, sistemin içindeki derin çürümenin temsilcisidir. Hangi kılıfa bürünürse bürünsün, bu zihniyetin tek gayesi halkın malını gasp etmek, ülkenin kaynaklarını tüketmek ve bunu “vatan, millet” edebiyatıyla gizlemektir. Ama artık bu maskeler birer birer düşüyor.


Bir başka Karadenizli tosuncuktan bahsedelim, bu tosuncuğun adı Ali Erbaş,  gorevi Diyanet İşleri Başkanı olarak din satmak. Hobileri ise lüks arabalar, Amerika ve yurtdışından devletin parasıyla otel, konut vs. yapmak. Başında bulunduğu kurumun bütçesi yedi bakanlığın bütçesinden fazla olmasıdır. 2025 yılında 130,1 milyar TL ödenek verilmiştir. Yani Diyanet İşleri Başkanlığı günde 361,4 milyon TL harcayacak

İyi derecede Arapça bildiğini CV'sine yazan Diyanet işleri Başkanı olan tosuncuk Ali Erbaş'ın ilkokul seviyesindeki Arapçayı dahi bilmediği ortaya çıktı.


Tosuncuk Ali, 17 milyon lira değerinde son model bir Audi 8 Long serisi bir araba almıştı, basın haber yapınca halk "Bize israf haramdır diye fetva verip, bu ekonomik krizde böyle araba alınır mı" diye tepki gösterince arabayı iade etmek zorunda kaldı.( İade edildiğini sanmıyorum müsait bir zamanda kullanıma geçilir) Bu durum tosuncuk Ali'nin çok zoruna gitmiş ki 'Bir Audi’yi bize çok gördüler' diye serzenişte bulunmuştur.




Oysaki Diyanet İşleri Başkanı tosuncuk Ali Erbaş'ın garajında çok sayıda lüks araç varmış.

GARAJDAKİ LÜKS ARAÇLAR

Diyanet işleri başkanlığının garajında bulunan lüks araçlar şöyle:

* İki adet Mercedes

* Bir adet zırhlı Mercedes

* Bir adet kırmızı TOGG

* Bir adet Mercedes Vito böyle iken,


Tosuncuk Ali halka sık sık  "Allah insanları fakirlikle sınıyor" der 

Hatta "Zamları Allah yapıyor" diye mevcut hükümete de destek verir, yani diyor ki zamları hükümet değil Allah yapıyor, sizler Allah'a isyan mı ediyorsunuz diye ayar veriyor..

Tosuncuk Ali'nin başka bir enteresan anısı şöyledir.

Gazetecinin insanların aç ve isyan ettiklerini söylemesinin üzerine Ali Erbaş, “Açlık alın yazısıdır, isyan günahtır” yanıtını vermiş. Ardından sunucunun diyaneti kapatmak isteseler tepkiniz ne olur, sorusuna ise Erbaş’ın “İsyan ederiz” dediği öne sürülmüştü.

Tosuncuk Ali, Filistin'de yapılan soykırıma karşı 

"Vicdanlı Yahudiler olarak bu zulmün karşısında bütün insanlık olarak durmalıyız " diyerek gerçek dinini açıklamıştır.



Siyasal İslamcı tosuncukların kıblesi paradır, bunların en büyükleri iktidara gelmek için papaz elbisesi giyerim demiştir.


İşte böyledir siyasal İslamcıların karakteri, bunların dilleri yalan, dinleri talan, sözleri iftiradır ..

Ozan 

12 Aralık 2024

Hiç yorum yok: