10 Aralık 2024 Salı

CEHALET HER ZAMAN KÖLELİĞİ GETİRİR

 Cehalet her zaman köleliği getirir.



"Komşusu açken yatağa tok girenler bizden değildir" diye geldiler...



Ama sonra...


Diyanet işleri başkanı Ali Erbaş, Bakara Suresi'nden şu ayeti okudu:

"Muhakkak ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle deneriz. Sabredenleri müjdele."



Ve böylece açlığı, yoksulluğu, ekonomik çöküşü Allah’a havale ettiler.


Bu anlayışa göre; enflasyonun yükselmesi, döviz kurunun fırlaması, Türk parasının erimesi, işsizlik, sağlık ve eğitim krizleri gibi her türlü sorun, insana değil Allah’a bağlandı. İyi olan her şey AKP’nin başarısı, kötü olan ise ya CHP’nin ya da Allah’ın "imtihanı" oldu.



Ne kolay bir yöntem!


Ama bu, bir zihniyetin daha derin bir fotoğrafını sunuyor: İslamiyet’in demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarıyla bağdaşmadığı gerçeğini.



Bu durumu anlamak için sadece günümüze değil, tarihe de bakmak gerekir.


Tarih: 1503 Haziran

Kristof Kolomb, gemilerindeki arızaları gidermek için Jamaika'ya uğrar. Yerli halk, topraklarına gelen bu yabancılara yardım eder; gemilerini tamir etmeleri ve yiyecek-içecek ihtiyaçlarını karşılamaları için ellerinden geleni yapar. Ancak aylar geçmesine rağmen gemilerin tamiri bitmez, üstelik mürettebat yerli halkın cömertliğini suistimal eder, yağmaya başlar.


Bu duruma öfkelenen yerli halk, yardımı keser. Çaresiz kalan Kolomb, o dönemlerde yıldızların ve ayın hareketlerini gösteren takvimine bakarken, ertesi gün bir ay tutulması olacağını fark eder. Bunu fırsata çevirir. Yerlilerin şefine giderek Tanrı’nın yardımın kesilmesine çok kızdığını, bu öfkesini ertesi gece Ay’ı kan kırmızıya çevirerek göstereceğini söyler.


Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay’ın rengi kızıla döner. Panikleyen yerli halk, yiyecek ve içeceklerle gemilere koşar; Kolomb’a yalvararak Tanrı’ya onları affetmesi için aracı olmasını ister. Kolomb, 48 dakikalık tutulma bitmeden önce, Tanrı’nın onları affettiğini ve Ay’ın birazdan eski haline döneceğini söyler. Tam da dediği gibi tutulma sona erer. Yerliler mutludur; cehaletten faydalanarak zafer kazanan Kolomb da.


Kolomb, günlüğüne şu notu düşer:

"Cehalet her zaman köleliği getirir."


Bugün de değişen bir şey yok. Cehaleti sistematik olarak besleyen, halkın aklını susturup inançlarını istismar eden bir zihniyet, hem kitleleri yönetir hem de toplumu köleleştirir. Dini ve imanı araçsallaştıranlar, cehaleti sömürerek kitleleri kolayca boyunduruk altına alır.


İslamcı bir iktidar, bu sömürü düzenini bir "ganimet" fırsatı olarak görür. Halkı susturmak için "takiyye" yapar; yalan, hile ve manipülasyonu mübah sayar. Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi bu zihniyetin kök saldığı yerde asla hayat bulamaz.


Cehalet köleliği getirir; bilim ise özgürlüğü.



Halkın kurtuluşu, inançlarının istismarından kurtulmasıyla, aklını özgürleştirmesiyle mümkündür. Yoksa dün Kolomb’un yerlileri kandırması gibi, bugün de siyasetin "dini referanslarla" halkı kandırması devam eder.


Ozan

10 Aralık 2021

Hiç yorum yok: